Yenileme Pazarı Geliştirme Derneği (YPG), Sektörün İhtiyaçları İçin Farkındalık Yaratacak
Yenileme Pazarı Geliştirme Derneği (YPG) Otomotiv Yenileme Pazarı’nın (Aftermarket) ülkemizde gelişmesine ve büyümesine katkı sağlamak amacıyla 1995 yılında kurulmuştur.
Bu alanda uluslararası arenada faaliyet gösteren ve Otomotiv Yenileme Pazarı’nda serbest ve adil bir piyasa rekabetinin korunması için Avrupa Birliği platformunda çalışmalar yapan FIGIEFA’nın üyesidir. Aracın oluşmasını sağlayan parçaların çoğu otomotiv yan sanayi tedarikçileri tarafından üretilmektedir. Bu şirketler aracın montajında kullanılmak üzere ürün temin ettikleri gibi aynı ürünleri Yenileme Pazarı’na da sunarlar. Satış sonrasında herhangi bir bakım, onarım veya kaza sonucu ortaya çıkacak yedek parça ihtiyacı iki ana farklı kanal vasıtasıyla temin edilmektedir:
1) Araç üreticilerinin yönettiği OES kanalı
2) Birçok ürünün üretimi yapıp araç üreticisine tedarik eden ve nihai tüketicisi bağımsız servis ve/veya tamirci olan Bağımsız Yenileme Pazarı (In dependent Aftermarket).
Bağımsız Yenileme Pazarı (In dependent Aftermarket) kanalındaki önde gelen ulusal ve uluslararası tedarikçiler, uluslar arası ticari gruplar ve toptancı şirketlerin oluşturduğu YPG Derneği bu dağıtım kanalının gelişmesi, daha profesyonel bir yapıya gelmesi ve Avrupa standartlarına erişmesi için faaliyetlerde bulunmaktadır.
Otomotiv Yenileme Pazarının ulusal ve uluslararası temsilcisi olan YPG, yürütmekte olduğu çalışmalar ve projeler ile üyelerinin menfaatlerini koruyarak sektörün gelişmesine katkıda bulunmaya devam ediyor. Otomotiv Yenileme Pazarı Derneği ve sektör hakkında önemli bilgiler veren YPG Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Urgancılar, sektörde çok önemli sorunların mevcut olduğunu ve bu sorunların giderilmesi için YPG olarak hem devlet nezdinde hem de uluslararası platformlarda çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Yenileme Pazarı Geliştirme Derneği çatısı altında yaptığınız faaliyetler hakkında bilgi verir misiniz?
Mesut Urgancılar: YPG’nin amacı Türkiye’deki yenileme pazarında faaliyet gösteren üreticileri ve dağıtıcıları bir araya getirmektir. İki yıl önce bu işi örgütlü bir şekilde yapmamız mantığı ve sektöre gereken değerin verilmesi için sil baştan ne yapabiliriz, yedek parça pazarının ikinci sınıf olarak görülmesi durumu nasıl aşabiliriz gibi nedenlerden dolayı Yenileme Pazarı Derneğine yeni bir ivme kazandırmaya karar verdik. Bu anlamda gerek eski üyelerin, gerekse yeni katılan üyelerin ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın destek ve gayretleriyle çok kısa süre içerisinde 44 üyeye ulaştık. Bu 44 üyeyi hem ulusal, hem uluslararası birçok otomotiv yan sanayicisi, orjinal ekipman tedarikçisi ve bu firmaların orjinal ekipmanlarını Türkiye’deki bağımsız yenileme pazarında dağıtan uluslar arası ticaret satınalma grupları ve bağımsız toptancılar oluşturmaktadır.
Şu anda geldiğimiz noktada sektörün tamamını tam olarak kucaklayabilmiş değiliz. Daha hayli eksiğimiz var. Üye sayımızın çok daha fazla artması gerekiyor, ancak göreve geldiğimiz kısa süre içerisinde gerek üye sayısındaki artış, gerek Avrupa’daki tüm toptancıları bir araya getiren FIGIEFA’daki tam üyeliğimizin yanında FIGIEFA’nın 5 kişilik yönetim kuruluna bizim yönetim kurulu üyelerimizden Eyal Tarablus’un seçilmesi bizim için önemli konulardı.
Sektörde tuhaf bir rekabet algısı var ama öyle değil. Bizim yönetim kurulumuza bakacak olursak, birbiriyle rakip birçok firma var ama masaya oturduğumuzda ticari ilişkilerimizi bir kenara bırakıp sektörün ve sektörün nihayetinde Türkiye’deki tüketicinin menfaatine uygun ne yapılabilir, sektörü nasıl geliştirebiliriz gibi hususlarda adımlar atabiliyoruz. Örneğin Rekabet Kurulu temsilcileriyle sık sık görüşüyoruz. Türkiye’de rekabette değişecek yeni kanunlar, mevzuatlar konusunda görüş bildiren kurumlardan birisiyiz. Ayrıca Hazine Müşteşarlığı’nda temsil ediliyoruz. Türkiye’de sigortalı olarak değiştirilen parçalar, bunların regülasyonlarıyla ilgili hangi parça orjinal, hangisi eşdeğer; bu konudaki düzenlemeler ile ilgili olarak bizim görüşlerimiz de alınıyor. Henüz halledemediğimiz meseleler de var. Örneğin Türkiye’de bir yenilenmiş ürün sıkıntısı var. Pazarda revizyonlu ürün diye tabir edilen bazı araç parçaları dünyada kullanılmasına rağmen, bizim ülkemizde ithalat yasaklarından dolayı bu elverişli ürünler kullanılamamaktadır.Türkiye’deki en büyük sıkıntılardan biri de sahte ürünler. Türkiye hala bir sahte ürün cenneti konumundadır. Sahte ürünler ile mücadele sadece otomotiv sektöründe değil, birçok sektörde devam ediyor. Türkiye’deki hukuki yollar ne yazık ki gerekli yaptırımları uygulamaktan yoksun. Bu konuyla ilgili resmi kanallar aracılığıyla mücadelemiz devam etmektedir. Ama hepsinden daha da önemlisi uzun yıllardır otomotiv ya da yedek parça pazarı örgütlülükten uzak, karşılıklı iletişimini ihmal etmiş ve bir araya gelemeyen bir sektördü. Bizde elimizden geldiğince bunları aşıp hayatın her alanında örgütlü olmak mantığıyla yepyeni bir anlayış ve heyecan yaratmaya çalışıyoruz. Automechanika’da gerçekleştirdiğimiz toplantı bu konuların aşılması hususunda çok önemli bir adım oldu. Ben 25 yıldır sektörün içerisindeyim, bu kadar samimi, sıcak, bir toplantı herhalde hiç yapılmamıştır.
Derneğinize üye alımında hangi şartları arıyorsunuz?
Mesut Urgancılar: YPG’ye yeni firmaların katılması için çok basit şartlar var. En başta üye olacak firmaların orjinal ekipman üreticisi veya satıcısı olması gerekiyor. Bunun dışında yönetim kurulu olarak uyguladığımız bazı basit prosüdürler var. Başvuruları ana ilke çerçevesinde değerlendirip uyguluyoruz. Bu anlamda kapımız herkese açık; dediğim gibi, yeter ki üye olacak firmalar orijinal ekipman satsın ya da üretsin.
Ülkemizi ve dünya pazarını karşılaştırdığımızda Otomotiv Yenileme Pazarı hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Mesut Urgancılar: Aslında iki tarafın da olumlu olumsuz yanlarıyla ilgili şunları söyleyebilirim, Türkiye Otomotiv Yenileme Pazarı dünyadaki diğer pazarlara göre çok daha değişken, çok daha hızlı, rekabete çok daha açık ve çok çabuk adapte olabilen bir pazar ama bu adaptasyon daha çok ticari konularda. Teknik ve teknolojik konulardaki adaptasyon ne yazık ki yeterli değil. Yenileme pazarının son halkası olan tamirci ve servisler, araçların giderek elektronikleşmesi ve teknolojinin giderek gelişmesine henüz ayak uydurabilmiş değil. Bu nedenle gerek dağıtıcı firmaların, gerekse bizim gibi yan sanayici firmaların bazı eğitim programları var. Yurt dışında da bu konuların örnekleri var. Bu örnekleri en kısa zamanda Türkiye’de hayata geçirmek için çalışıyoruz.
FIGIEFA hakkında bilgi verir misiniz?
Mesut Urgancılar: FIGIEFA (Fédération Internationale des Grossistes, Importateurs & Exportateurs en Fournitures Automobiles/ International Federation of Automotive Aftermarket Distributors), dünya çapında 22 ülkeden 29 derneği temsil etmektedir. 1955’te kurulan FIGIEFA, AB ve diğer uluslar arası platformlarda Yenileme Pazarı’nda, serbest ve adil rekabetin korunması konusunda çalışmalar yapmaktadır ve Brüksel / Belçika merkezlidir.
FIGIEFA, Otomotiv Yenileme Pazarında etkin rekabeti tesis etmek ve motorlu araç sahiplerinin araçlarını seçtikleri servislere götürerek bakım ve tamir işlemlerini gerçekleştirme hakkını savunmayı amaçlar.
Üyelerinin çıkarlarını Avrupa ve uluslararası kuruluşlar nezdinde temsil eden, ticari bir federasyon niteliğindeki FIGIEFA’nın rolü, serbest ve etkin rekabeti, yedek parça yenileme, servis ve tamir pazarında tutmak amacıyla mevzuat tasarımını izlemek ve eşlik etmektir. FIGIEFA, Avrupa kuruluşlarında paydaşlarının temsilini akredite ederken, Dünya Forumu Araç Uyumlaştırma Yönetmelikleri Üyeliği (UN-ECE-WP29) ile Avrupa Ekonomik Birleşik Devletler Komisyonu nezdinde (UNECE) danışman kadro statüsü rolünü şekillendirmektedir.
FIGIEFA, tüm pazar işlemcilerinin otomotiv yenileme parçalarını arz ve satın alma konusundaki serbestiyetine ve teknik bilgiye ulaşımında etkisi olan Avrupa ve UNECE mevzuat projelerini izleme sorumluluğunu yerine getirmektedir. Otomotiv ikincil piyasalar rekabet etkinliğinin önemi, motorlu araç tüketicilerinin çıkarı ve bağımsız yedek parça dağıtıcılarının oynadığı anahtar rol için Avrupa karar alıcılarının farkındalığını yükseltmeyi görev edinen Federasyon, araç teknolojisinde yeni gelişmeleri, araçların ‘’tamir görebilirliği’’ üzerindeki etkinliğini ve araç yedek parça, servis ve tamir pazarını izlemektedir.
Sektörde yaşanılan sorunlar nelerdir? Bu sorunlara karşı nasıl çözümler üretilmelidir?
Mesut Urgancılar: Türkiye’deki yan sanayiciyi bekleyen en önemli sorunların başında birçok firmanın uluslararası yan sanayicilerin şemsiyesi altına girecek olmasıdır. Nitekim Türkiye’de bağımsız, tek başına parça üretip orjinal ekipman satan yan sanayici sayısı günden güne azalıyor. Araç üreticileri tek tek parça satın almıyor artık. Komple bir sistem satın alıyorlar. Birçok yan sanayici sadece bir balata satamıyor, satamayacak. Türk otomotiv yan sanayisi, hızla değişen marka modellere yönelik yatırım yapacak ekonomik gücü ne kadar var bu da tartışılır. Ülkemizdeki otomotiv yan sanayicileri uluslararası pazarlarda büyük markaların tedarikçisi olabilirler ancak kendi markalarıyla fırsat yaratmaları çok zor.
Yedek parça pazarında orjinal ekipmana, yan sanayiciye yedek parçaya dair bir algı problemi var. Bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca Türkiye’deki hiçbir dağıtıcının kendi dağıtım ağı yoktur. Herkes her yere ürün satmaya çalışır ve herkes birbiriyle rekabet eder. Özellikle Avrupa’da uygulanan bölgeselcilik anlayışı ülkemizde yok. Sektörümüz insan kalitesi anlamında da ne yazık ki şanssız. Sektöre gelen gençlerin bir çoğu kaçıyor. Ayrıca
sektörde hala eğitim eksikliği, kayıt dışı dışı ekonomi, sahte ürün, ithalatta yenilenmiş ürün ya da revizyonlu ürünleri kullanamama gibi birçok sorun hala mevcut. Bizim işimiz bunlardan şikayet etmeden gerekli çözüm yollarını aramaktır.
Dernek olarak bundan sonraki hedefleriniz neler olacak?
Mesut Urgancılar: Öncelikle ilk hedefimiz sektördeki tüm paydaşlarda sektörün ihtiyaçları için farkındalık yaratmaktır. İlk fırsatta sektörün problemlerinin tespiti için bir arama-tarama konferansı yapacağız. Sonrasında da öncelik ve önemlilik sırasına göre o sorunların çözümüyle ilgili ne gerekiyorsa yapacağız. Bu konferansta öncelikle orjinal parça, eşdeğer parça, tamir hakkı, kullanılan parçaların tanınması; yan sanayicisi kim, orjinalcisi kim, sahte ne, benzer ne gibi konuları anlatıp özellikle araç üreticilerinin resmi servisleriyle bağımsız yenileme pazarının arasındaki haksız rekabeti önleme amaçlı yapacağız. Ayrıca gerçekleşecek olan konferansta kendimize yeni bir isim ve logo bulacağız.
Sektörünüze vermek istediğiniz mesajlar var mı?
Mesut Urgancılar: Sektörümüz sadece parça üreticilerinden tamirhaneye kadar giden sürece baktığımızda bağımsız yenileme pazarı yaklaşık 7.5 milyar dolarlık bir pazardır. Böylesi büyük hacimli bir pazarın hakkını vermek ve sektördeki tüm paydaşların bir araya gelip sorunlarını çözmesi için YPG’nin en iyi çatı olduğu inancını taşıyoruz. Gerekli şartları taşıyan tüm firmalara da kapımızın sonuna kadar açık olduğunu tekrar söylemek istiyorum.
Haberin Kaynağı : SUBCONTURKEY YAN SANAYİ ve TEDARİKÇİ GAZETESİ
22.09.2014