Doçent Dr. Lütfi Apilioğulları
Strateji ve Dijital Dönüşüm
Dijital Dönüşüm çalışmaları birçok alanda devam ediyor. Oldukça başarılı uygulamalar yanında hiç de azımsanmayacak derecede başarısız sonuçlar da gözlemliyoruz. Bu sonucun altında birçok etken olabilir, ancak genel tabir ile ‘stratejik planlama’ hatalarının başarısızlığa neden olduğunu belirtebiliriz sanıyorum.
İyi bir stratejik planlama, dijitalleşmenin neden gerekli olduğunu (why), işletmenin dijitalleşme eforunu öncelikle nereye ayıracağını (where), bu eforun sonuç vermesi için hangi imkân ve yetkinliklere sahip olunmasının gerektiğini (what) ve sürecin başarıya ulaşması için gereken örgütsel modelin nasıl olması (how) gerektiğini tanımlar (3w1h). Bu tanım, aslında problem çözme sürecinde kullandığımız PPS (practical problem solving) yöntemi ile benzerlik gösterir. Problemin parçalara ayrıştırılması, kök nedenlerin bulunması, karşı önlemlerin geliştirilmesi ve aksiyonların sahada uygulanması. Küçük ancak doğru adımlarla ilerlemek (step-wise approach), çok fazla iyi şeyi aynı anda yapmak yerine bir konuda etkin sonuç almaya odaklanmak (value from simple things) ve sürecin genelinde sadece IT’nin değil tüm organizasyonun desteğini almak (collective ability) oldukça önemlidir. Zira, Dijital Dönüşüm başlangıcı ve sonu olan bir IT projesi değildir! Teknolojinin süreçlere uyarlanmasından öte örgütsel iş yapma modellerinin değişmesine neden olan, kurum genelinde herkesin dahil olmasını gerektiren ve sonu olmayan bir süreçtir (Transformation: Never ending journey).
Endüstriyel ekonomiden Dijital ekonomiye yöneliş bilenen imalat paradigmalarını değiştiriyor. Bu değişim işletmeleri genel olarak dört ana konuda motive ediyor:
- Çevik Ürün Geliştirme (Technology Supported Product Development): Ürün geliştirme süreçlerinde (product domain) entegrasyon (CAx/PDM), Digital Twin, AI, Cloud ve 3D printing konuları bu alana yönelen işletmelerin odaklandığı temel teknolojilerdir.
- Verimli Üretim Yönetimi (Smart Factory). Dikey entegrasyon üzerinden elde edilen (CPS) ve özellikle bakım/kalite süreçlerinin iyileştirilmesi amacıyla kullanılan AI, IIoT, AR gibi konular bu alana yönelen işletmelerin odaklandığı temel teknolojilerdir.
- Akıllı ve bağlı ürün (Complex and Connected Products). Ürünü servise dönüştüren, üründen yaşam boyu gelir elde etmeye olanak sağlayan, üretici ile tüketici arasındaki mesafeyi kaldıran; IoT, Cloud ve AI uygulamaları bu alana yönelen işletmelerin odaklandığı temel teknolojilerdir.
- Entegre tedarik zinciri (Integrated Value Chain). Akıllı ve Bağlı ürün üretmeseler dahi imalat süreçlerini tedarikçi/müşteri süreçlerine entegre ederek tedarik zincirinde etkinliği yatay entegrasyon üzerinden sağlamak amacıyla Cloud, CPS, AI, IoT gibi konular bu alana yönelen işletmelerin odaklandığı temel teknolojilerdir.
Dönüşüm kaçınılmaz, ancak adım adım gitmek gerekiyor. Her işletmenin önceliği ya da yetkinliği birbirinden farklı. Makine imal eden bir işletme için hızlı ürün geliştirme daha öncelikli iken, ilaç endüstrisinde kalite, FMCG de ise tedarik zinciri yönetimi daha öncelik arz edebiliyor. Bu açıdan ‘digitization – digitalization – digital transformation’ adımlarına stratejik açıdan bakmak ve doğru yerden başlamak gerekiyor.
Yazılımlar bizi kendi ağlarına çekiyor. Verinin stratejik silaha dönüşmesi, akıllı nesnelerden toplanan küçük verilerin toplamdaki büyük etkisi entegrasyon konusunun önemini giderek artırıyor. Bilgiyi üreten, toplayan, saklayan, analiz eden, paylaşan ve kullanan üstün ateş gücü elde ediyor. İşte bu aşamada karşımıza tüm bu amaçların gerçekleştirilmesine olanak sağlayan yeni bir yapı çıkıyor: Bilgi çağının son sürüm/güncel işletim sistemi: CPS (Cyber Physical System).
CPS, OT (Operations Technology) ile IT (Information Technology) entegrasyonu ile elde edilen dikey entegrasyon olarak da tanımlanır.
CPS yapısı daha önceleri silo şeklinde ayrık çalışan; motivasyonları, hedefleri ve öncelikleri farklı disiplinlerin iş birliği içinde çalışmasını gerektiriyor. IT mühendisleri (security, privacy) ile Endüstriyel Otomasyon mühendislerinin (up-time, safety) kendi alanları dışına çıkmalarını, farklı alanlardaki problemlere çözüm üretmelerini gerektiriyor. Yeni dönem sadece makine ve sistemlerin değil aynı zamanda farklı departmanların da entegrasyonunu zorunlu kılıyor. Makineleri entegre etmek ya da değişimin teknik boyutunu gerçekleştirmek bir şekilde yapılabiliyor, ancak insanları yeni sisteme entegre etmek, yani değişimin sosyal boyutu her zaman kadar kolay olmuyor.