GÜVENAL Ürünleri, 32 Ülkede 6000’den Fazla Firmada GÜVENLE Kullanılıyor
GÜVENAL Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Tarakçıoğlu, 32 ülkede kullanılan ürünlerle dünya çapında 6.000’den fazla firmaya hizmet verdiklerini söyledi.
GÜVENAL Ürünleri, 32 Ülkede 6000’den Fazla Firmada GÜVENLE Kullanılıyor
‘Bugün GÜVENAL olarak pres kalıpları, enjeksiyon kalıpları ve talaşlı imalat endüstrileri için geliştirdiğimiz çözümlerle, müşterilerimizin üretim kabiliyetlerini güçlendiren uzun vadeli ve sürdürülebilir değer zinciri oluşturmayı hedefliyoruz’ diyen GÜVENAL Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Tarakçıoğlu, 32 ülkede kullanılan ürünlerle dünya çapında 6.000’den fazla firmaya hizmet verdiklerini söyledi.
SUBCONTURKEY: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Tayfun Tarakçıoğlu: 1976 yılında kurulan aile şirketimiz GÜVENAL, bugün ikinci kuşak tarafından yönetilmektedir. Ben, Genel Müdür Yardımcısı olarak şirketimizi gelişen endüstriyel ihtiyaçlara sürdürülebilir ve yenilikçi imalat çözümleri sunan, küresel pazarda fark yaratan bir firma olarak konumlandırma çalışmalarına aktif olarak katkıda bulunuyorum. Bu süreçte strateji ve küreselleşme alanlarında aldığım sorumluluklarla GÜVENAL’ın uzun vadeli gelişimine destek veriyorum. Aynı zamanda sektörümüzün çatı kuruluşu olan Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği yönetim kurulu üyeliği görevimi aktif olarak sürdürüyorum.
SUBCONTURKEY: GÜVENAL’ın kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?
Tayfun Tarakçıoğlu: Önceliğimiz, müşterilerimizin menfaatine hizmet eden, değer katan, üstün kaliteyi adil fiyatla birleştiren ve uzun vadeli güven inşa eden bir ürün ve hizmet zinciri oluşturmaktır.
GÜVENAL yolculuğu, kurucumuz ve onursal başkanımız Avni Tarakçıoğlu’nun öncülüğünde 1976 yılında İstanbul Vefa’da, 20 metrekarelik bir alanda ve iki çalışanla başladı.
Bugün 150’den fazla profesyonel ekip üyesi, 32 ülkede kullanılan ürünler ve dünya çapında 6.000’den fazla firmaya sunulan hizmetlerle dev bir organizasyona dönüştü.
Bu gelişimin temelinde:
-Üretim altyapısına sürekli yatırım
-Süreç disiplinine verilen güçlü önem
-Teknik odaklı yaklaşım
-Sektörden kazandığını sektöre geri yatırma anlayışı
-Etik ve güvene dayalı iş kültürü yer almaktadır.
Bugün GÜVENAL olarak pres kalıpları, enjeksiyon kalıpları ve talaşlı imalat endüstrileri için geliştirdiğimiz çözümlerle, müşterilerimizin üretim kabiliyetlerini güçlendiren uzun vadeli ve sürdürülebilir değer zinciri oluşturmayı hedefliyoruz.
GÜVENAL’ın Ürün Portföyünde 65.000’den Fazla Parça Yer Alıyor
SUBCONTURKEY: Ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Üretim kapasiteniz ve iş yaptığınız sektörler hakkında da bilgi verir misiniz?
Tayfun Tarakçıoğlu: GÜVENAL olarak enjeksiyon ve pres kalıplarına yönelik standart ve özel hassas komponentler üretiyoruz. Ürünlerimiz arasında kılavuz ve merkezleme elemanları, taşıma elemanları, delici ve şekillendirici zımba takımları, itici pimler ve kalıp aksesuarları yer alıyor.
Toplam 6.500 metre karelik çalışma alanımız bulunuyor ve üretim kapasitemizin yaklaşık %67’sini kullanıyoruz. Yıllık ortalama 950.000 kg yüksek nitelikli çelik işliyoruz. Ürün portföyümüzde ise 65.000’den fazla parça yer alıyor.
Ürünlerimizin yaklaşık %50’si tesislerimizde üretilirken, kalan %50’si Güvenal kalite güvencesi taşıyan ticari ürün gruplarımız olarak servis edilmektedir. Müşterilerimize doğrudan OEM ve yan sanayi üretici firmalara hizmet veriyoruz; başlıca sektörlerimiz otomotiv, beyaz eşya, savunma ve havacılık, ambalaj, makine, elektronik ve medikal sektörlerdir
SUBCONTURKEY: 2025 yılında üretim ve cirosal anlamda hedef ve beklentileriniz karşılandı mı? Bir önceki yıla göre değerlendirir misiniz?
Tayfun Tarakçıoğlu: 2025 yılı, global ölçekte pek çok sektörde olduğu gibi bizim için de zorlu bir yıl oldu. Üretim, satış ve ihracat tarafında bir önceki yıla kıyasla anlamlı bir büyüme kaydedemedik, ancak rakamlarımızı büyük ölçüde aynı seviyelerde korumayı başardık. Bunu olumsuz bir tablo olarak görmüyoruz.
Her yıl mutlaka büyüme beklentisiyle hareket etmenin doğru olmadığına inanıyoruz. Özellikle böyle dönemlerde asıl önemli olan, mevcut yapıyı koruyabilmek, operasyonel disiplinden ödün vermemek ve sağlıklı bir şekilde yoluna devam edebilmek. Bu anlamda 2025’i, yelkenlerimizi mevcut rüzgara göre ayarladığımız, dengeli ve kontrollü bir yönetim yılı olarak değerlendirebiliriz. Elbette artan maliyetler ve daralan pazar koşulları, karlılıklar üzerinde baskı oluşturdu; ancak bu süreci yönetilebilir ve geçici bir etki olarak ele aldık. Zorlu dönemler, yükselen rakamların mı yoksa kontrollü ve katma değerli rakamların mı daha anlamlı olduğunu yeniden düşünmemizi sağlıyor.
Durgunluk dönemlerini yalnızca bekleyerek değil, hazırlık yaparak geçirmeyi tercih ediyoruz. Bu doğrultuda 2025 yılında ürün geliştirme ve yenilik çalışmalarımıza daha fazla odaklandık. Özellikle plastik ve sac metal kalıp üretimine değer ve fayda sağlayacak yeni ürünler üzerinde yoğunlaştık. Bu çalışmaların somut çıktısı olarak, 79’dan fazla yeni ürünün yer aldığı 2026 Güvenal Kataloğu’nu yayınladık. Bu katalog, bizim için sadece bir ürün lansmanı değil, aynı zamanda gelecek döneme yönelik vizyonumuzun da önemli bir göstergesi oldu.
GÜVENAL, Üretiminin Yüzde 35’ini İhraç Ediyor
SUBCONTURKEY: Üretiminizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz? Ağırlık hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?
Tayfun Tarakçıoğlu: GÜVENAL olarak ciromuzun yaklaşık %20’si ihracattan, %80’i iç pazardan gelmektedir. Üretimden gelen satışlarımızda ise ihracat payımız %35’tir. Başlıca ihracat yaptığımız ülkeler arasında Almanya, Rusya, Güney Afrika, Hindistan ve Kuzey Afrika ülkeleri yer almaktadır.
SUBCONTURKEY: 2026 yılı hedefleriniz nelerdir? İhracatta yeni pazar hedefleriniz var mı?
Tayfun Tarakçıoğlu: 2026 yılı için hedeflerimizi yalnızca ciro ve satış rakamları üzerinden değil, iş birliği kalitesi ve ürettiğimiz katma değer üzerinden tanımlıyoruz. Bu doğrultuda, OEM ana sanayi firmalarına sunduğumuz ürün gruplarının daha fazla teknik şartname ve standartta yer alması için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Artan OEM iş birliklerimizi ise kontrollü bir şekilde büyütmeyi, hizmet kalitesini ve teknik desteği eş zamanlı olarak yukarı taşımayı hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde üretim, satış ve yönetim süreçlerimizi daha şeffaf, ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirmek amacıyla dijital dönüşüme önemli bir odak ayırıyoruz. Bu kapsamda, tamamen kendi ihtiyaçlarımıza özel olarak geliştirdiğimiz yazılımlarla çalışan, süreçleri analiz edilebilir ve kontrol edilebilir kılan bir yapıya geçiyoruz. Bu dönüşümü yönetmek üzere kendi yazılım ve dijital dönüşüm ekibimizi kurmuş olmamız, 2026 hedeflerimizin önemli yapı taşlarından biri.
Ürün ve pazar tarafında ise satış hacminden ziyade, müşterilerimize sunduğumuz çözüm değerine odaklanmayı sürdüreceğiz. Yeni ürünlerimizle hem iç pazarda hem de ihracatta, nicelikten çok nitelik odaklı bir büyüme yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede 2026 yılı boyunca özellikle Avrupa, Rusya ve Kuzey Afrika pazarlarında müşteri ziyaretlerine ağırlık vererek, sahada birebir temasla ilerlemeyi planlıyoruz. Genel olarak 2026’yı, katma değerli ürünlerin payını artırdığımız, süreçlerimizi dijitalleşme ile güçlendirdiğimiz ve uzun vadeli iş birliklerini sağlam temeller üzerine oturttuğumuz bir yıl olarak konumlandırıyoruz
SUBCONTURKEY: 2026 yılında katılacağınız etkinlikler olacak mı?
Tayfun Tarakçıoğlu: 2026 yılında Rusya Moskova’da düzenlenecek Metalloobrabotka Fuarı ve İstanbul’daki Maktek Fuarı’nda standlarımız olacak ve katılımcı olacağız. Ayrıca bu yıl Mısır Kahire’de düzenlenen, OEM’ler tarafından organize edilen davetli B2B etkinliklerine de katılım göstereceğiz.
GÜVENAL`ın Yeni Fabrika Yatırımı Planlı ve Kontrollü Bir Şekilde İlerliyor
SUBCONTURKEY: Yakın zamanda yatırımlarınız oldu mu/olacak mı?
Tayfun Tarakçıoğlu: 2026 yılı, bizim için yeni bir yatırım başlatma döneminden ziyade, devam eden yatırımlarımızı doğru şekilde desteklediğimiz ve olgunlaştırdığımız bir yıl olacak. Deliklikaya Sanayi Bölgesi’nde yapımı süren fabrika yatırımımızı bu dönemde planlı ve kontrollü bir şekilde ilerletmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımı yalnızca üretim kapasitesi açısından değil, ekolojik sorumluluk ve ileri teknolojiye dayalı bir sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde ele alıyoruz. Toplam 18.000 metrekarelik geniş operasyon alanına sahip bu yeni merkezimiz, müşterilerimize artırılmış kapasite ve gelişmiş hizmet kalitesi sunmamıza olanak tanıyacak.
Bununla birlikte, 2026 yılı içerisinde dijitalleşme süreçlerimizin hem kalitesini hem de kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarımız olacak. Üretimden yönetime kadar tüm süreçlerde daha ölçülebilir, izlenebilir ve veriye dayalı bir yapı kurmayı önceliklendiriyoruz. Bu iki başlık doğrultusunda, yatırımlarımızı bilinçli bir şekilde sınırlı tutarak, odağımızı derinleşme ve sürdürülebilirlik üzerine kurduk.
Türk Kalıpçılığı Daha Yüksek Katma Değerli ve Teknolojik Bir Noktaya Taşımak İstiyoruz
SUBCONTURKEY: Türkiye kalıp sektörünün bugün ki durumu, yaşanan zorluklar ve yapılması gerekenler gibi konularda görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Tayfun Tarakçıoğlu: Türkiye kalıp sektörü, 2024 sonu verilerine göre tahmini 80 milyar USD büyüklüğündeki global tooling (kalıpçılık) sektöründen yaklaşık 3 milyar USD pay almaktadır. Bu payı artırmak için önümüzde hem fırsatlar hem de zorluklar bulunuyor.
2033 yılında sektörün 120 milyar USD seviyesine ulaşması bekleniyor. Sektör olarak bu verileri iyi analiz etmeli ve dersimizi çalışmalıyız. UKUB çatısı altında yürütülen ve hazırlanmasında katkıda bulunduğum 2026 Türkiye Kalıpçılık Sektör Çalıştayı raporunu yayınladık; tüm sektör paydaşlarının incelemesini tavsiye ediyoruz. Raporda mevcut durum analizleri ve yol haritası için yol gösterici bilgiler yer almaktadır.
Kalıpçılık sektörünün karşılaştığı temel sorunlar üç başlıkta özetlenebilir:
1.Nitelikli iş gücü: Özellikle mavi yaka tarafında yaşanan istihdam ve eğitim eksiklikleri sektörün sürdürülebilirliği için ciddi bir risk oluşturuyor. Mesleki eğitimin sanayi ile entegre edilmesi, uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılması ve gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi kritik önem taşıyor.
2.Haksız rekabet ve düşük kaliteli ithal ürünler: Dampingli ve düşük kaliteli Çin menşeili ürünler, yerli üreticilerin kaliteli ve katma değerli üretim çabalarını zayıflatıyor. Daha dengeli ticaret politikaları ve denetim mekanizmalarının devreye alınması gerekiyor.
3.Tahsilat disiplini ve nakit akışı: Uzayan vadeler ve düzensiz ödeme alışkanlıkları, özellikle üretim yapan firmaların finansal sağlığını etkiliyor. Daha sağlıklı bir ticari disiplin ve güçlü ödeme kültürü önem arz ediyor.
Son yıllarda devletin uyguladığı millileşme ve yerli ürün kullanımını teşvik eden politikalar, üretici firmalar açısından olumlu ve stratejik bir yaklaşım. Ancak önemli bir soru var: Kalıpçılık sanayisinin bu vizyondaki yeri ve önemi yeterince doğru konumlandırılıyor mu?
Kalıpçılık, otomotivden savunma sanayine, makineden havacılığa kadar pek çok sektörün temelini oluşturan yüksek teknolojiye dayalı stratejik bir üretim alanıdır. Dünyada kalıpçılığın en gelişmiş olduğu ilk beş ülke, aynı zamanda küresel ölçekte en güçlü sanayi ülkeleri ile çakışıyor; bu tesadüf değildir.
Bir otomobili, İHA’yı veya makineyi yaşayan bir organizma olarak düşünürsek, kalıpçılığı ve kalıp ekipmanlarını bu organizmanın kan dolaşım sistemi olarak tanımlayabiliriz. Sistem sağlıklı çalışmadığında, üst yapı ne kadar güçlü olursa olsun sürdürülebilir üretim mümkün değildir.
Zaman zaman üretim teknolojilerindeki dönüşümler nedeniyle kalıpçılığa olan ihtiyacın azalacağı algısı oluşabiliyor. Oysa seri üretimin olduğu her alanda kalıpçılık kritik rol oynamaya devam edecektir. Asıl mesele, bu dönüşümü doğru okuyarak kalıpçılığı daha yüksek katma değerli ve teknolojik bir noktaya taşımaktır.
Otomotiv, savunma ve makine sektörlerinde yürütülen millileşme hamlelerine kalıpçılık ve kalıp ekipmanları sanayisini güçlü şekilde entegre edebilirsek hem sektör hem ülke açısından önemli katkılar sağlanacaktır. Bu yaklaşım, Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesinin de anahtarlarından biridir.




