GÜNCEL HABER
Gıda Zamlarından Kaçış Yok
Bu yıl doğal felaketlerle tarımsal üretimin düşmesi gıda fiyatlarının artmasına neden oluyor. Tarım ürünlerine yatırım yapanlar da spekülatif ortama yol açıyor. Gıda sanayicileri hammadde temininde zorlanıyor, tüketici daha pahalıya gıda tüketiyor.
Tarımsal üretimdeki düşüşe bağlı olarak gıda fiyatları artıyor. Tarımda üst üste yaşanan felaketler nedeniyle bir çok üründe üretimin azalması, başta Rusya olmak üzere ihracata olan talep nedeniyle bir çok gıda ürününün iç piyasada fiyatını artırıyor. Fiyatı en çok artan ürünler arasında kayısı, fındık, limon, yaş meyve ve sebze ürünleri.
Gıda sanayicilerinin çatı kuruluÅŸu Gıda Dernekleri Federasyonu’nun BaÅŸkanı Åžemsi Kopuz’un basın toplantısı yaparak hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle çiftçileri “spekülatörlerin efendisi” olarak suçlaması tarım kesiminden büyük tepkiye neden oldu. Türkiye Ziraat Odaları BirliÄŸi ve bir çok çiftçi kuruluÅŸu Kopuz’un açıklamalarına sert tepki gösterdi. Çiftçi örgütleri, gıda sanayicilerinin yapacakları gıda zammına kılıf bulmaya çalıştıklarını ileri sürdü.
Gıda fiyatları neden artıyor?
Ülkenin gündemine giren gıda fiyatlarındaki artışın bir çok nedeni sayılabilir. Fakat bu nedenlerin başında bu yıl yaÅŸanan bir çok doÄŸal afetten dolayı tarım ürünleri üretimindeki düşüş. Bazı ürünlerde yüzde 90’lara varan orandaki üretim düşüşü fiyatların da artmasına neden oluyor. Uzmanlara göre önümüzdeki günlerde fiyat artışlarının artarak devam etmesi bekleniyor. DÜNYA’nın görüştüğü uzmanlara göre tarım ve gıda fiyatlarındaki artışta üretimin azalması gibi gerçek nedenler olduÄŸu kadar spekülatif nedenler de var. Uzmanlara göre bu yıl bir çok tarım ürününde doÄŸal afetler nedeniyle üretim düşüşü yaÅŸanıyor. Ancak üretim düşüşü fiyatları yüzde 100 artıracak düzeyde deÄŸil. Piyasadaki bu olumsuzluktan yararlanan belli kesimler fiyatı yapay olarak artırıyor.
Tarım ürünleri en kolay yatırım aracı oldu
Uzmanlar, tarım ürünlerinin en kolay yatırım aracı haline geldiÄŸini belirterek ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yapıyor: “Faiz ve döviz gibi yatırım araçlarının getirisi çok düşük. Konut alsanız hemen paraya çevirmeniz zor. Bu nedenle en kolay yatırım aracı olarak tarım ürünleri tercih ediliyor. Tarım sektörü dışından bir çok kiÅŸi tarım ürünlerini yatırım aracı olarak görüyor ve parasını bu ürünlere yatırıyor. Elinde 100 bin lira parası olan gidip dolar almıyor, birkaç ton ürün alıyor. ÖrneÄŸin Karadeniz Bölgesi’nde doktor, mühendis, serbest meslek sahibi insanlar fındık alıyor. Fındık manavına “birkaç ton fındık al, kenara koy diyor.” Aldığı ürünü fiyat yükselsin diye bekletiyor. Piyasada ürün azalıyor. Üretici de elindeki fındığı fiyat yükselecek diye satmıyor. Fındığa ihtiyacı olan sanayici, gıda iÅŸletmesi sahibi veya ihracatçı ürün almak için fiyatı artırmak zorunda kalıyor. Böyle olunca fındık fiyatı yapay olarak artıyor. Aslında Türkiye’nin fındık üretimi ortalama 600 bin ton. Ama don felaketi nedeniyle üretim 450 bin tona gerileyince fiyatın bir miktar yükselmesi normal. Fakat, fiyatın yükseleceÄŸini düşünerek sektör dışından yatırım aracı olarak fındık alanlar fiyatın olması gerekenden çok daha yüksek oranda artmasına neden oluyor. Ürün deÄŸer kazanınca bu kez fiyat artacak beklentisi ile üretici de elindeki fındığı satmıyor. İhtiyacı kadar ürünü satıyor. Böyle olunca fiyat yükseliyor. Fındığı hammadde olarak kullanan gıda firmaları da ya ürün bulamıyor ya da çok yüksek fiyattan almak zorunda kalıyor. Bu kez hammadde fiyatındaki artış ürüne yansıyınca tüketici olması gerekenden çok daha pahallıya tüketmek zorunda kalıyor.”
Çiftçiler üretip para kazanamamaktan şikayetçi
Tarım ürünleri ve buna baÄŸlı olarak gıda fiyatlarının artması sanıldığı gibi o ürünleri üretenlere para kazandırmıyor. Tam tersine üreticiler de para kazanamamaktan ÅŸikayetçi. Çiftçiler, mazot,gübre,ilaç ve işçilik baÅŸta olmak üzere bir çok girdi fiyatının ürün fiyatından daha çok arttığını belirterek: “Maliyetlerimiz sürekli artıyor. Bir yandan da kuraklık, don,dolu gibi felaketler nedeniyle ürünümüzün büyük bölümünü kaybediyoruz. Zararlarımız karşılanmıyor. Devlet sadece Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden kredi borçlarını bir yıl süreyle erteliyor. Elimizdeki ürünü bir an önce satarak zararımızı kapatmaya çalışıyoruz. Biz ürünü ucuza satmak zorunda kalıyoruz. Ürün çiftçinin elinden çıktıktan sonra fiyat yükseliyor. Bizim 20-30 kuruÅŸtan sattığımız domates büyükÅŸehirlerde tüketiciye 2-3 liradan satılıyor. Biz para kazanamıyoruz, tüketici pahallıya tüketiyor” görüşünü dile getiriyor.
Enflasyonun sorumlusu çiftçi değil
Türkiye Ziraat Odaları BirliÄŸi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Åžemsi Bayraktar, rakamlarla üreticinin fiyat artışından sorumlu tutulamayacağına dikkat çekiyor. Enfl asyonda çiftçinin sorumlu olmadığının gün gibi ortada olduÄŸunu, buna raÄŸmen enfl asyonda çiftçiyi suçlamak için bazı kesimlerin adeta birbiriyle yarıştığını bildiren Bayraktar, “Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu BaÅŸkanı Åžemsi Kopuz’un açıklamaları, talihsiz ve hedefi ÅŸaşırtmayı amaçlayan bir açıklama. Kınıyoruz. DoÄŸru bilgilere dayanmıyor” dedi. Haziran ve temmuzda üretici fiyatlarının gerilediÄŸine dikkat çeken Bayraktar ÅŸunları söyledi: “Tarımda üretici fiyatları, haziranda yüzde 0.18, temmuzda yüzde 0.73 geriledi. Tüketicide gıda ve alkolsüz içeceklerde temmuz itibarıyla son bir yılda fiyat artışı yüzde 12.56’yı bulurken, tarım ve avcılıkta yüzde 5.97, ormancılık ve balıkçılık da dahil tarımın genelinde yüzde 6.32’de kaldı. Kimse zammına gerekçe aramasın. Rakamlar ortada. Enflasyonun sorumlusunun çiftçi olmadığı açık. Çiftçimiz, ürettiÄŸi ürünü haziranda da temmuzda da daha düşük fiyata satmak zorunda kaldı. Çiftçimiz, genel enfl asyonun altında fiyat artışlarıyla üretimi sürdürmekte zorlanıyor. Çiftçi ve köylü olarak milletin efendisi olmaktan vazgeçtik. Sırtımıza daha fazla yük bindirilmesin yeter. Çiftçi, bırakın stok yapmayı, borçlarını ödemek için daha tarladayken ürününü elden çıkarıyor.”
Buğdayda fiyat artmadı, düştü
Toplumun en duyarlı olduÄŸu konulardan birisi ekmek zammı. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu BaÅŸkanı Åžemsi Kopuz’un buÄŸdaya yüzde 30 zam geldiÄŸi ve bunun ekmeÄŸe yansıyacağını açıklaması toplumda endiÅŸe yarattı. Fakat ekmek zammının tek nedeni buÄŸday fiyatındaki artış deÄŸil. Ekmek zammı gündeme geldiÄŸinde her defasında Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi yetkilileri ekmekte buÄŸday maliyetinin yüzde 20 civarında olduÄŸunu açıklıyor. Åžemsi Kopuz’un açıklaması üzerine Türkiye Ziraat Odaları BirliÄŸi BaÅŸkanı Åžemsi Bayraktar da buÄŸday fiyatı ve ekmek zammı ile ilgili ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:
“BuÄŸdayda yüzde 30 fiyat artışı olduÄŸu, fiyat artışının yüzde 50’yi bulabileceÄŸi iddiaları doÄŸru deÄŸil. Ekmeklik buÄŸday fiyatında, 2014 yılı hasat baÅŸlangıcından bu güne kadar yüzde 1.9 düşüş oldu.Ekmeklik buÄŸdayda ton başına hasat baÅŸlangıcında 844 lira olan Türkiye ortalama fiyatı, 828 liraya indi. Son bir yılda buÄŸday fiyatı yüzde 19,8, son 6 ayda yüzde 3 arttı. Buna karşın ekmek fiyatları son bir yılda yüzde 15,7 artarak kilogramda 2 lira 80 kuruÅŸtan 3 lira 24 kuruÅŸa çıktı. BuÄŸdayın ekmek maliyeti içindeki payı yüzde 21 dolaylarında. BuÄŸday fiyatlarındaki artış da ekmek fiyatlarına yansımıştır. Yeni bir artışa gerek yok.”
Rusya’ya ihracat fiyatları artıracak
Rusya’nın Amerika BirleÅŸik Devletleri ve Avrupa BirliÄŸi ile yaÅŸadığı ekonomik yaptırımlar sorunu nedeniyle bu ülkelere yönelik ambargosu Türkiye için önemli bir fırsat olarak deÄŸerlendiriliyor. Rus Yetkililerinin Ankara’da görüşmelere baÅŸlaması bile baÅŸta yaÅŸ sebze ve meyve olmak üzere bir çok gıda ürününde fiyatların artmasına neden oldu. Daha ihracat artmadan fiyatların artması, ihracat baÅŸladığında fiyatın çok daha yükselmesine neden olacak. Bunun da enfl asyonu artırıcı etkisi mutlaka olacaktır.
Fiyat artışları gelecek hasada kadar sürer mi?
Tarımda bir çok felaketin üst üste yaÅŸandığı ve hemen her ürünün olumsuz etkilendiÄŸi bu yılki hasat sezonu büyük ölçüde tamamlanıyor. Tarım ürünleri büyük ölçüde üreticinin elinden çıktı. Bundan sonra piyasayı daha çok tüccar, aracı ve tarım ürünlerine yatırım yapan yatırımcılar belirleyecek. GeçmiÅŸ yıllardaki uygulamalara bakılırsa üreticiden ürün çıktıktan sonra genellikle fiyat artışı çok daha yüksek oluyor. Bu nedenle fiyatların artacağını tahmin etmek zor deÄŸil. Hükümet fiyat artışlarını önlemek için büyük olasılıkla bundan sonra ithalat silahını kullanacak. BuÄŸday, arpa ve mısır için Toprak Mahsulleri Ofisi’ne, kırmızı et için Et ve Süt Kurumu’na sıfır gümrükle ithalat yetkisi verilmiÅŸti. Bu yetkiler kullanılacak. Fakat fındık, kayısı, Antep fıstığı ve daha bir çok ürün için ithalat söz konusu deÄŸil. Bu nedenle bazı ürünlerde fiyat artışı gelecek sezona kadar sürecek gibi görünüyor. Elbette yeni sezonda üretim normale dönerse.
Yetkin: Stok iddiası doğru değil, piyasaya 13 milyon ton buğday verildi
Türkiye Ziraatçılar DerneÄŸi Genel BaÅŸkanı İbrahim Yetkin, ekmeklik buÄŸday fiyatının 2014 hasat baÅŸlangıcından bu yana yüzde 1 düştüğünü, ÅŸu anda fiyatın 6 ay önceye göre yüzde 3, 1 yıl önceye göre de yüzde 19.8 daha yüksek olduÄŸunu söyledi. Yazılı açıklama yaparak, buÄŸdayda yüzde 30 fiyat artışı olduÄŸu, fiyat artışının yüzde 50’yi bulabileceÄŸi iddiasını anımsatan Yetkin, buÄŸday fiyatlarına baÄŸlı olarak ekmek fiyatlarında yeni bir artışa gerek olmadığını belirtti. Ekmeklik buÄŸday fiyatlarında son dönemde iddia edildiÄŸi oranda bir fiyat artışının söz konusu olmadığına dikkati çeken Yetkin, son bir yılda ekmek fiyatlarının ise yüzde 15.7 zamlandığını kaydetti. BuÄŸday üreticisinin piyasaya ürün vermediÄŸi ve stokçuluk yaptığı iddiasına da deÄŸinen Yetkin, cari tarih itibariyle buÄŸday hasadının tamamlanmak üzere olduÄŸunu, 18 milyon ton buÄŸday hasadının edildiÄŸini ve bunun 13 milyon tonunun piyasada iÅŸlem gördüğünü bildirdi. Yetkin, “Hasadın baÅŸladığı günden bugüne kadar ülkemizin ihtiyacının 4 milyon ton civarında olduÄŸu düşünülürse, piyasa ihtiyacından çok daha fazla buÄŸday üretici tarafından piyasaya arz edilmiÅŸtir. Dolayısıyla buÄŸday üreticisinin piyasaya ürün vermediÄŸi ve spekülatif amaçlı stokçuluk yaptığı iddiası doÄŸru deÄŸildir. Ayrıca üretilen tüm buÄŸdayın kısa sürede yoÄŸun bir ÅŸekilde piyasaya arzı piyasa dengeleri açısından her zaman istenen bir durum deÄŸildir” dedi. Sanayicinin yaÅŸamak adına bu zamları yapacağı iddiasını da hatırlatan Yetkin, bir yıl önce Türkiye’de ortalama kilogramı 2,80 lira olan ekmek fiyatının 20 AÄŸustos’ta ortalama kilogramının 3,24 lira olduÄŸunu ifade etti. Ekmek fiyatındaki yıllık artış oranının 15,7 olarak gerçekleÅŸtiÄŸini vurgulayan Yetkin, buÄŸdayın ekmek maliyeti içindeki payının ise yüzde 21 civarında olduÄŸunu, bu nedenle, Türkiye’de buÄŸday fiyatlarında artışın ekmek fiyatlarına yansıtıldığını bildirdi. BuÄŸday fiyatlarına baÄŸlı olarak ekmek fiyatlarında yeni bir artışa gerek olmadığına dikkati çeken Yetkin, Türkiye’nin buÄŸday üretiminin tüketimini karşılayacak düzeyde olduÄŸunu kaydetti.
Haberin Kaynağı : Sedefed
27.08.2014




