Ana Sayfa > Yazarlar > Uğur Özgöker Tüm Uğur Özgöker Yazıları

Hristiyan Dünyasında Mezhepler Birleşirken Müslüman Dünyasında Mezhep Çatışmaları Şiddetlenerek Artıyor

Vatikan’da ( Roma ) mukim Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benedikt, 8 sene önce İstanbul’da mukim Ortodoks dünyasının ruhani lideri Patrik 1. Bartholomeos’ u resmi ziyareti sırasında 2 kilisenin birleştirilmesi yönünde ilk adımı atmışlardı. Roma İmparatorluğunun 376 da Batı Roma ve Doğu Roma olarak ikiye bölünmesinden sonra, 1054 te Batı Kilisesi ile Doğu Kilisesinin birbirlerini karşılıklı aforoz ederek ayrılmalarını müteakip Latin-Cermen ağırlıklı halklardan oluşan Katolikler dini merkez olarak Roma’da mukim Vatikan’ı seçerken, Slav-Grek ağırlıklı halklardan oluşan Ortodokslar da Doğu Roma’nın başkenti Constantinapolis’i
(İstanbul) merkez olarak benimsemişlerdi.

1204 yılında başlayan 4. Haçlı seferi sırasında Latin Katolik Haçlılar Kutsal Toprakları yani Kudüs ve çevresini Müslümanlardan geri almak için sefere çıkmışlar, önce İstanbul’a (Constantinapolis) uğrayıp savaştan önce mola verip bir yandan da yiyecek ve teçhizat ikmali yapmayı planlamışken şehrin güzelliği ve zenginliği karşısında Kudüs’e gitmekten vazgeçip İstanbul’da kalmaya karar vermişler ve Ortodoks Bizans ( Doğu Roma ) İmparatorluğunu yıkarak yerine Katolik Batı Roma’ nın mirasına sahip çıkarak bir Latin Krallığı kurmuşlardır. İstanbul’daki Latin Krallığı 1204-1261 yılları arasında 57 yıl sürmüş, bu süre zarfında 1 milyon olan İstanbul’un nüfusu yağma, katliam, tecavüz ve kaçışlarla 30 bine düşmüş, İstanbul’un bütün zenginlikleri Latinler tarafından yağmalanarak İtalya, Fransa ve Almanya’ya götürülmüştür. Balat’taki Aya Vlaherna 

(Panagia) Kilisenin altın kapıları ve Hipodromdaki (bugünkü Sultanahmet meydanı) aslan heykelleri de bu yağma ve talandan nasibini almış ve sökülerek Venedik’ e götürülmüşlerdir. Bu dönemde daha önce Kudüs’ten getirilen ve ilk Hristiyan azizlerine ait olan kutsal kemiklerde İstanbul’dan Vatikan’a götürülüp orada sergilenmeye başlanmıştır. Batı Kilisesi (Katolik) ile Doğu Kilisesi (Ortodoks) arası ilişkiler o tarihten Hz. İsa’nın doğumunun 2000. Yıldönümüne kadar düşmanca olmuştur. Yeni milenyumda 2 Kilise arasındaki buzların çözülüp, düşmanlığın sona erdirilmesi çalışmaları başlatılmıştır.

Bu kapsamda Papa 16. Benedikt 2006’da Doğu Kilisesinin merkezi İstanbul’u resmi ziyareti sırasında Ortodokslardan özür dilemiş ve 800 yıl önce İstanbul’dan çalınarak Vatikan’a götürülen Hristiyan azizlerinin kutsal sayılan kemiklerini Patrik I. Bartholomeos’ a iade etmiştir. Hristiyan dünyasının 2 büyük mezhebi olan 1,2 milyar nüfuslu Katolik alemi ile 35o milyon nüfuslu Ortodoks alemi böylece 800 yıl sonra İstanbul’ da barışmışlar ve birleşmenin ilk adımlarını atmışlardı. Geçen hafta Vatikan Devlet Başkanı olarak siyasi hüviyeti ile Ankara’yı ziyaret edip Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından en değerli yabancı devlet adamlarına uygulanan A Protokol ve 21 pare top atışıyla karşılanan yeni Papa Francisco sonraki 2 gün de İstanbul’da Katolik aleminin ruhani lideri olarak dini hüviyeti ile karşılanmış, Cami ve Ortodoks ve Katolik camilerini ziyaret etmiş hepsinde dua ederek kiliselerde ayin yönetmiş ve iştirak etmiştir.

Papa Francisco’nun geçen haftaki İstanbul ziyareti sırasında Patrik I. Bartholomeos’ la; Kardinaller ve Metropolitler arasında teknik düzeyde uzun süredir üzerinde çalışılan metni imzalayıp ortak bir açıklama yaparak 2 kilise arasındaki birleşme çabalarına resmiyet kazandırmışlardır. İstanbul toplantısı Hristiyanlığı, daha önce tarihteki İznik ve Kadıköy Konsül toplantılarında olduğu gibi bir kez daha Müslüman Anadolu toprakları birleştirmiştir.

Ancak Katolik-Ortodoks ve sonradan zuhur eden Protestanlık mezhepleri barışıp birlikte çalışırken Müslümanlığın 2 ana mezhebi olan Sünnilik ve Şiilik arasındaki uçurum hızla açılmakta, Irak-Suriye-Lübnan hatta Türkiye’de mezhepsel çatışmalar şiddetini giderek artırmaktadır.

Hilafet makamını hukuken elinde bulunduran Türkiye ve Anadolu toprakları Hristiyan mezheplerini barıştırdığı gibi İslamiyeti de tek kurumsal yapı altında birleştirebilecek yegane devlettir. Türkiye üzerine düşen bu tarihi görevi muhakkak yapmalı ve 1,5 milyar nüfuslu İslam dünyasına sürekli barış ve huzur ortamını sağlamalıdır. Türkiye’den başka bunu yapacak güç yoktur.

uozgoker@gmail.com;ugurozgoker@arel.edu.tr

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş