Ana Sayfa > Yazarlar > Taner Sarısoy Tüm Taner Sarısoy Yazıları

Kıdem Tazminatı Uygulaması ve Vergileme

Kıdem Tazminatı ile ilgili Düzenleme:
işçilerin kıdem tazminatlarını hangi hallerde alabilecekleri 1475 sayılı iş Kanunu’nun 14. maddesinde sırasıyla verilmiştir.

Bu kanuna göre işçinin kıdem tazminatını hakediş koşulları aşağıya alınmıştır:


1-) 4857 Sayılı iş Yasası Kapsamında “işçi” Olma Koşulu
Kıdem tazminatına hak edebilmek için gerekli ilk koşul, “hizmet akdine dayalı çalışma”, yani “işçi” olmadır. Ancak, kıdem tazminatını alacak işçi; iş Kanunun 4. maddesinde Kanun kapsamı dışında tutulan “iş” ve “işyerleri” dışında kalan işyerlerinde çalışmaması gerekir. Zira söz konusu işyerleri hakkında 4857 sayılı iş Kanunu hükümleri uygulanmamaktadır.

2-) Bir Yıl Çalışmış Olma Koşulu
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için en az bir yıllık sürenin doldurulması zorunludur. işçinin aynı işyerinde fasılalarla veya aynı işverene ait farklı işyerinde çalışması çalıştığı toplam sürelere göre kıdem tazminatı alması gerekir.

Bir yıllık süre fiilen çalışılan süre değil, yasanın gerekçesinde de belirtildiği gibi, işçinin istirahat, izin ve diğerleri gibi hizmet akdinin askıda kaldığı bütün durumları da kapsamaktadır. Yani işçinin çalışarak geçirdiği günler yanında, hizmet sözleşmesinin devam etmesine karşın çalışmadığı sürelerde göz önünde tutulmalıdır. Yalnız buradaki sürelerin değerlendirilmesinde 4857 sayılı Kanunun 55. maddesinde belirtilen “Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller” göz önünde tutulmalıdır.

3-)Hizmet Akdinin 4857 (1475) Sayılı Yasada Belirtilen Sebeplerle Sona Ermesi Koşulu
işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için; işçinin (1475 sayılı eski iş Kanunu 14. maddesinin 4857 sayılı yeni iş Kanununa uyarlanması sonucu) kanunda belirtilen sebeplerle sözleşmesinin fesih edilmesi gerekir. Kanuna göre; işçinin hizmet akdinin sona ermesi sebepleri şöyledir.

a-işveren tarafından işten çıkarılma: işveren tarafından 4857/25. maddesinin -II- numaralı bendinde gösterilen “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” sebebi hariç “Sağlık sebepleri, zorlayıcı sebepler, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması” sonucu işinden çıkarılan işçi kıdem tazminatını alabilecek hakkı kazanır.

b- işçi tarafından haklı sebeplerle işten çıkma: işçinin 4857/24. maddesi uyarınca “Sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri, zorlayıcı sebepler” ile işinden ayrılan işçi kıdem tazminatını alabilecek hakkı kazanır. 4857/24. maddesine göre, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, süresi belirli olsun veya olmasın işçi, kanunda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: ancak işçi bu durumda sadece kıdem tazminatını isteyebilirken, ihbar tazminatı isteyemez.

c- Askere gitme: Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesinin sona ermesi sonucu hak eder. Ancak işten ayrıldığının belli edilmesi için askerlik şubesinden alınmış ‘sülüs’ün işverene verilmesi gerekir.

d- Emeklilik anında: Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla iş sözleşmesinin sona ermesi ile işçi kıdem tazminatını alabilecek hakkı kazanır.

e- Emekli olmadan işten çıkma: 506 Sayılı Kanun ile öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteği ile işinden ayrılan işçi kıdem tazminatı hakkı kazanır.

f- Kadın işçinin evlenmesi: Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda kıdem tazminatını alabilecek hakkı kazanır.

g-Ölüm (işçinin ölümü): işçinin ölümü halinde hak edilmiş tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Ölüm sonrası ölen işçinin mirasçılarına yetkili mahkemeden alacakları ölüm ilamı (veraset ilamı) ile işverene başvurdukları anda işçinin hak ettiği kıdem tazminatı miktarı ödenmelidir. Ayrıca Yargıtay kararlarında “Yalnızca ölüm değil, ölüm gibi sonuç doğuran “ölüm karinesi” ve “gaiplik karinesi”nden hareketle mahkemece işçi hakkında gaiplik kararı verilmesi halinde de akit ölümle son bulmuş sayılır”, denildiği için gaiplik kararı da sebep sayılır (Ersin UMDU, Vergi Sorunları, Sayı:249).

Kıdem Tazminatı ve Vergi Uygulaması:
Kıdem Tazminatı, işverenler tarafından 1475 sayılı iş Kanunu’nda yer alan kriterlere uygun olarak ödendiği takdirde ticari kazancın tespitinde bir gider unsuru olarak dikkate alınabilecektir. Nitekim; Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 3. bendinde “işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak kaydedilebileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca işletme açısından kesin bir borç mahiyeti arz etmeyen karşılıklar gider olarak yazılamayacaktır. Kıdem tazminatı da ancak ödendiği dönemde gider olarak dikkate alınabilecektir.

işçi açısından ise kıdem tazminatı Gelir Vergisi ve Damga Vergisinin konusuna girmektedir.

Ancak Gelir Vergisi Kanununun 25. maddesinin 7. bendinde, “1475 ve 854 sayılı Kanun’lara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanun’a göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz); hükmüne yer verildiğinden bahsi geçen kanun hükümlerine göre yapılan ödemeler gelir vergisinden istisna olacak ve ödenen tazminat üzerinden herhangi bir kesinti yapılmayacaktır.

Damga Vergisi Kanununun konusuna yer veren 1. maddesinde, kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu tablonun “Makbuzlar ve Diğer Kâğıtlar” başlıklı IV. bölümünde, “Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcı- rah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların, binde 7,59 oranında damga vergisine tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Maliye Bakanlığı, Vergi Müfettişi, 
SMMM, Bağımsız Denetçi, MA

tansarisoy@yahoo.com

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş