Ana Sayfa > Yazarlar > Raci Cihan Şener Tüm Raci Cihan Şener Yazıları

Girişimcilik Ekosistemine Derinlemesine Sorular

Türkiye de ve dünyada ekonomik çarkları çevirmenin önemli tetikleyicilerinden biri de artık girişimciliktir. Zaten ticaretin dünyada yaygınlaşmasından bu yana, insanlık için önemli adımların atılmasında girişimciliğin de büyük rolü olduğu aşikardır. Hele ki içinde bulunduğumuz yüzyıl düşünüldüğünde teknolojik ve bilimsel gelişmeler tahminlerin ötesinde bir ivme ve hız yakalamıştır. Bu perspektiften bakıldığında gelişmeler fırsatları da birlikte getirmektedirler.

Bu yüz yılın ilk on yılını bir kenara bırakacak olursak, 2010 sonrası için teknoloji artık sıradanlaştı dahi denilebilir. Aslında  teknolojinin sıradanlaşması  teknoloji üretmeyen toplumlar için belki de bir dezavantajdır. Ancak diğer bir bakış açısıyla tüketiciye baktığınızda teknolojinin sıradanlaşması girişimciler için iyi bile olabilir. Çünkü startup dünyası çoğunlukla teknolojik girişimlerini son kullanıcının ihtiyaçlarını karşılamak üzerine kurmuştur. Böylece startuplar için fırsatların artması ile birlikte, kuracakları şirketlerde üssel büyümeler yakalayabilmeleri olası hale gelmiştir.

Çok değil, bundan on – on beş yıl önce Türkiye de startup kavramı, iş fikri yarışmaları herhangi bir basın yayın organında kendine neredeyse hiç yer bulamıyordu. Bugün bu kavramlar üzerinden konuşulmayan ne bir yayın ne de bir gün kaldı. Bununla birlikte devletin, yatırım ve risk sermayelerinin, melek yatırımcıların, üniversitelerin ve işletmelerin startuplara karşı müthiş bir desteğinden bahsedilebilir. Çünkü hem bölgesel hem de ulusal ekonomik kalkınma geleneksel üretim ve hizmet sektörlerinin yanısıra yenilikçi girişimlerin varlığıyla gerçekleşebilecektir. Bu kaygı ile hareket eden, farkındalığa sahip örgütler girişimcilik ekosistemini destekleme niyetindedir.

Peki bu destekler gerçekçi mi? Yani startuplar yola koyulduklarında nasıl bir ortamla karşı karşıya kalıyorlar. Destekleniyorlar mı yoksa girişimci ruhu canlandırmak için ortada bir tiyatro mu dönüyor? İçinde bulundukları ortamda kendilerini ve  startup ı nasıl tanımlıyorlar? Ayrıca startuplar, inovatif girişimcilik ekosisteminde kendileri dışındakilerin  startup  kavramını nasıl anladıklarını düşünüyorlar?

 

Yukarıdaki sorular aslında ekosistemde bir oyuncu olan startuplar ile ekosistemin geri kalanı arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından oldukça önemli görünüyor. Eğer girişimciyseniz, sizin dışınızda sizin gibi kurucular hakkında her türlü söz hakkına sahip kişilerin sizi nasıl tanımladığı ve bakış açıları oldukça önemli bir hal alır.

Bu minvalde Türkiye de artık bir tür startup-girişimcilik medyası, hatta magazini var demek yanlış olmaz. Bu medya, diğer tüm medyalarda olduğu gibi bir startup ın başarılı olma ihtimalini körükleyebileceği gibi onu bir sessizlikte de bırakabilir.  

Bütün bunların da ötesinde ve bunlarla birlikte, startup ve girişimcilik özellikle gençlere atfedilmiş kavramlar oldu. Gün geçmiyor ki bir üniversitede hiç girişim yapmamış, girişimcilik üzerine hiç okumamış birinin startuplara seslendiği bir etkinlik yapılmasın. Etkinlik habercisi internet sitelerinde startuplara yönelik (ücretli-ücretsiz) bir etkinlik yapılıp onlar bilgilendirilmesin! Startup danışmanlarının ve mentörlerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. Oradan da kendilerine kurumsal pazarlarda bir alan açıyorlar. Koç, danışman, mentör daha ne ararsanız bu yollardan geçiyor. Nitelik bitti. Nicelik savaşları aldı başını gidiyor. Satın alan kurumlar da  karşısındaki  koç un bitiremediği sosyal medya beğenilerini sayıyor.

 

Niceliğin hiç mi kıymeti yok diyenler olacaktır. Elbette var. Bir örnekle açıklanacak olursa:  Türkiye nin önde gelen 100 CEO su sizin yazılarınızı okuyup kıymetli buluyorsa  işte böylesi nicelikler kıymetli denebilir. CEO tayfasının dikkatini çekmek güç olabilir. Daha basit bir örnekle, niceliğine vurgu yapan kitleler için önerim, takipçilerini iyi tanımaları yönünde olacaktır. Yoksa Türkiye sosyal medyasının, televizyonlarından bir farkı olmadığı aşikar. Çünkü sosyal medyada sürekli konuşanlar, her halükarda gündem olabiliyor.

Startup ruhu ile hareket ettiğini varsayan ve sürekli kendi etkinliğini düzenleyip ne kadar startup ruhuna sahip olduğunu anlatan; bir yandan kurumsal şirketlere ya da iş fikri sahiplerine kendi ticaretlerinden bahsedenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Startup ruhu ile hareket eden danışmanlık şirketleri, eğitim şirketleri ve koçları türüyor. Bazıları için  ayıp olmasın  diye girişimcilik yapmış dahi denilebilir. Acil bir ihtiyaca yönelik, bir aczden doğan, suistimal sayılabilecek girişimler yapıp, para kazanmadan internet sitelerinin ziyaret sayısı ile övünen danışmanlar, koçlar ve mentörler kol geziyor.

Peki startuplar bu ortamda paydaşlarını kimler olarak görmektedir? Hangi paydaşlardan olumlu etkilenmekte, ilişkilerini nasıl kurmakta ve stratejik ortaklık yapabilecekleri örgütleri nasıl belirlemektedirler? Çünkü doğal olarak genç şirket kurucuları, sesi yüksek çıkan bu gürültülü konuşmaların sahiplerini paydaş görebiliyorlar. Ancak girişimcilik dünyası gün geçtikçe yenilikçi girişimler ve patent sayıları bakımından daralıyor. Peki gerçek danışmanlık rolleri nasıl sağlanabilir? Yeni ve gerçek bilgi, deneyim kaynakları nasıl oluşturulabilir? Biraz da bu konuda derinlemesine düşünmek, elleri taşların altına sokmak gerekir.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş