Ana Sayfa > Yazarlar > Raci Cihan Şener Tüm Raci Cihan Şener Yazıları

Entellektüel Sermaye ve İnovasyon

Giderek popüler hale gelen kurum içi girişimcilik birimlerinin temelinde kurumların sahip olduğu ve fark yaratabilecek tek kaynak insan kaynağıdır. Böyle olmasına karşın şu an için Türkiye’de tüm insan kaynağından, inovatif iç girişimcilik hususlarında faydalanacak kurumların sayısı oldukça az denilebilir.

Gel gelelim inovatif girişimcilik konusunda kullanılabilecek entelektüel sermaye insan kaynağından fayda sağlamak oldukça zordur. Bu işin zorlukları bir yana gerçekten böyle bir sermayeden herhangi bir anlamda sistematik olarak faydalanabilecek bir ortam genellikle yok.

Entelektüel sermayeyi veri, bilgi, patent vb gibi akla gelen varlıkların yanı sıra ilerleme kaydetmeye yardımcı olacak insan kaynağı ile de tanımlamak mümkündür. Şirketlerin tüm insan kaynakları, özünde entelektüel sermayeden sayılmalıdır. Ancak kurumların mavi yakaları ve uzman kadroları bulundukları konumlar itibariyle, kurumlarını ileriye taşıyabilecek potansiyellerini ortaya koymaktan çok uzaktalar.

Peki kurumlar sistematik olarak, insan kaynağının entelektüel derinliğinden nasıl faydalanabilir? Öncelikle kurumlara “Yeni bir kurum içi girişimcilik sistemi kurma” tavsiyesi gereksiz ve hayalci olur. İnsan kaynağından doğru faydalanmanın yöntemlerini aşağıya sıralayalım.

Lider

Aslında tüm konunun özü bu: Lider. Şirket içi girişimcilik günden güne yayılıyor olsa bile henüz kurumların kendileri dahi ne yapacaklarını tam olarak bildikleri bir alan değil. Bu sebeple aslında ortaya çıkan bu fitil nasıl ateşlenir kimse tam bilmiyor. Bu kadar bilinmezi doğru başlatmak da işlerin liderlerine düşer.

Türkiye’de ne kadar kurumsal ya da aile şirketi olursa olsun; büyümeden, ilerlemeden söz ediliyorsa hemen devreye liderin tavrı girer. Bir ekibe ya da kurum içindeki tüm insan kaynağına bu ilerleme hedefi paylaşılırken işin temeline motivasyon yerleşir. Motivasyon konuşmaları da genelde  “Yaparız biz bu işi, size güveniyorum aslanlarım, koçum!” ile başlar. “Bugüne kadar benim yüzümü hiç kara çıkarmadınız, sizin diğerlerinden ne eksiğiniz var?” diyerek devam eder.

Öncelikle liderin seslendiği kitle genelde şirket içindeki en eğitimli ve başarılı gruplar veya kişiler olur. Ancak entelektüel doygunluğa gelmiş işi ileriye taşıyacak kişilerin motivasyon kadar bu ilerleme için  yaratılan zemin hakkında bilgiye ve onu gerçekleştirebilecek alanlara ihtiyaçları vardır. Motivasyon etkisi ancak doğru bir zeminde inovatif bakış açısıyla birleşmiş tecrübe ile kendine alan bulabilecektir.  Sık sık motivasyon cümleleriyle iş yaptırmak aynı zamanda sık sık tenkit ve cezaları da kullanmayı gerektirir. Bu sebeple yalnızca motivasyonel olanların entelektüel birikime ihtiyaç duydukları düzeyden seslenmeleri çok olası değildir.

Liderler genelde zaten iletişimi ve motivasyon becerisi çok iyi olan kişilerden olur. Ancak ortada bir gerçek var ki farklılaşan bazı liderler o kadar göz önünde olmasa dahi konuşurken satır araları takip edilen olmuşlardır. Bunun iki sebebi vardır, birisi sünger gibi emdikleri tecrübe diğeri ise geleceğe dair sahip oldukları vizyondur. Doğal olarak entelektüel sermaye de bu aklı görmeyi umut eder. Yani bir lider  kurum içi girişimcilik ve inovasyonu şirketine taşıyacaksa yeni iş başlatmaktaki tecrübesine güvenmeli ve herkesin kabul edeceği ortak bir vizyona kendini de hazırlamalıdır.

Sistem

Sistemler kurumların vazgeçilmezleridir. Kurumların bugünkü gelirlerini ve sürdürülebilirliklerini sağlayan en önemli unsurların başında işletmeleri hayatta tutan sistemleri gelir. Sistem kurmak zordur. İşletmeleri yaşatan ve geleceğe taşıyan sistemler ise bir takım  operasyonel mükemmellik arayışlarından doğacaklardır. Bu nedenle bir kurum içi girişimcilik ve inovasyon ekosistemini kurmak demek kurumun sahip olduğu ve geliştirdiği tüm sistemleri yukarıya taşıyacak yeni bir oluşum yaratmak demektir.

 Kültür

İlk olarak lideri açıklamıştık. Genelde kurumların liderleri kültürleri şekillendirme çabasına girerler. Ancak kurum kültürünü şekillendirmek ya da dönüştürmek oldukça zorlu bir yolculuktur. Eğer bir lider kurumsal iç girişimciliğe uygun bir kurum kültürü yaratmak istiyorsa önce çalışanların mutlu çalıştıkları bir sistem yaratmalıdır. Ve ardından lider yeni vizyonu ile onları nereye taşıyabileceğini göstermelidir. 

Kültürler temelleri kurumun kurulmasıyla atılmış ve yoğrulmuştur. Ancak zor olmasına rağmen dönüşmeyecekleri ve değişmeyecekleri anlamına gelmez. Arzulanan bir kurum kültürü yolculuğunda yenilikler dirençleri beraberinde getirdiği kadar fırsatları da doğurur. Bu sebeple çalışanların entelektüel sermayelerini ortaya koydukları, kendilerine ait fikirler üzerinde çalıştıkları sistemler tasarlamak gerekir. Bu tasarlanan sistemler kurum içi girişimcilik birimleri olarak da tanımlanabilir. Böylece çalışanlar benimsedikleri fikirler arkasında keyifle çalışma fırsatı yakalarlar.

Kurum içi girişimcilik yolculuğu kurumlarımızda yeni yeni başlıyor. Yakın gelecekte liderlere, sistem ve kültür ile fark yaratabilen tek değer olan insan kaynağını doğru bir potada eritmeleri konusunda önemli görevler düşüyor. Bunları doğru bir biçimde yapabilen liderler entelektüel sermayelerinin ortaya koyacağı farklarla öne çıkan kurumları yaratacaklardır.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş