Ana Sayfa > Yazarlar > Nilgün Yalım Eren Tüm Nilgün Yalım Eren Yazıları

Ruhsal Gerilim-Stres

Stres Nedir?

Stres, Türkçe tanımı ile ruhsal gerilim, bizi zorlayan, kısıtlayan ve engelleyen olaylar, durumlar karşısında verdiğimiz tepkilerin tümüdür.

Fizik biliminde; “maddenin kendi üzerine uygulanan güce gösterdiği tepki” anlamında kullanılan stres terimi; günümüzde fizyoloji, sosyoloji, psikoloji, psikiyatri ile diğer tıp alanlarında ve gündelik yaşamda herkesin kullandığı popüler kavramlardan biri haline gelmiştir.

Walter Cannon stresi 20.yy başlarında acil durum tepkisi olarak tanımlanmıştır. Ona göre stres, organizmanın kendi yaşamını ve çevreye uyumunu tehdit eden bir uyarıcıya gösterdiği “savaş ya da kaç” tepkisidir. Stres, organizmanın fonksiyonunu bozan bir baskı, zorlama ve engellenmedir. Psikolojik anlamda stres, kişiye özgü ve tek olan bireysel bütünlüğü zorlayıcı ve bozucu bir etkendir. İnsanı, yakın duygusal ilişkilerden uzaklaştıran, verimliliğini düşüren ve en önemlisi hayattan aldığı zevki azaltan bir kuvvettir. Stres, kişinin baş etme yeteneğini aşan ya da zorlayan bir durum algılandığında ortaya çıkan otomatik tepkidir.

Pek çok insan stresin, kişinin dışında gelişen çevresel nedenlerle oluştuğunu düşünür. Aslında stresi oluşturan, bu çevresel etkileri bireyin nasıl algıladığıdır. Kişi karşılaştığı olayları pek çok faktör ışığında değerlendirir ve yaşadığı olaylara bir anlam yükler, yaptığı bu değerlendirmeler sonucunda çevresindekiler sebebiyle stres yaşar ya da yaşamaz.

Sıfır Stres İmkansızdır…

Stressiz bir insan yoktur. Çünkü insanlar çevrede olup bitenlere tepki verirler. Eğer stres hiç yoksa kişi tepki veremez. Çünkü enerjisi yoktur. Bu da ölüm demektir. Bu yüzden stres hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bunun tam tersi bir durumda, yani aşırı streste de insan yaşayamaz. Çünkü aşırı bir şekilde enerjisini sarfetmektedir. Bu yüzden olması gereken düzeyde stres olmalıdır.
Stres zihnimizi ve fiziksel gücümüzü azaltabilir. Hayata negatif yönüyle bakar, karamsar bir ruh hali alırız. Bu stresin olumsuz tarafıdır. Olumlu stres ise, amaca ulaşırken kendi potansiyelimizi yeterince kullanmamızı ve bu doyumu hissetmemizi sağlar. Bu yüzden kendimiz için yoğun ve uzun olmamak koşuluyla bir miktar strese ihtiyacımız vardır.

Stresli Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Stresli olup olmadığınızı anlamak için şu sorulara verdiğiniz cevapların çoğunun evet olması gerekir:
• Sürekli yorgun musunuz? Sabahları yorgun bir halde mi kalkıyorsunuz?
• Kendinizi sinirli, endişeli ya da panik halinde mi hissediyorsunuz?
• Başkalarına karşı tahammül gösteremiyor musunuz?
• Bir konuya yoğunlaşmakta güçlük mü çekiyorsunuz?
• Uyku probleminiz var mı?
• Genelde baş ağrısı çeker misiniz?
• Daha önce yaptığınız işlerden zevk almıyor musunuz?
• Kendinizi önemli biri değilmiş gibi mi görüyorsunuz?
• Neşesiz ve depresif bir halde misiniz?
• Soğuk algınlığına sık yakalanıyor musunuz?
• Dinlenmek için herhangi bir madde kullanıyor musunuz? (içki, sigara vb.)
• İştahınızda şeker ve karbonhidrat yönünde artma var mı? Veya tam tersi iştahınız kesiliyor mu?
• Çabuk mu sinirleniyorsunuz? (Ref: Dr. Berat Engin)

Aşırı Stres Nelere Yol Açar?

Kısa vadede gözle görülür zarar vermeyen stres, uzun vadede vücuttaki işleyişi bozarak birçok sağlık problemine yol açar:

• Stres anında kalp daha fazla enerji üretmek için besinleri daha hızlı pompalar ve daha hızlı atmaya başlar. Çarpıntı başlar. Bu durum zaman içinde kalp damar hastalıklarına sebebiyet verebilir.
• Oksijen miktarını arttırmak için solunum hızı artar ve kan damarları genişler. Dalak daha çok kan üretir ve karaciğer kana daha fazla glukoz (şeker) üretir.
• Göz bebekleri büyür.
• Sindirim hızı yavaşlar. Böylece enerji beyin ve kaslar tarafından kullanılır. Bu durum uzun sürerse vücuda zarar verir ve sindirim sistemi hastalıkları ortaya çıkar.
• Stres anında fazla enerji tüketildiğinden birey kendini güçsüz, yorgun ve endişe içinde hisseder.
• Stresin özellikle hormonlar üzerindeki etkisi, iştahta farklı etkiler ve kilo artışı/kilo kaybı görülür. Streste kortizol hormonu uzun süreli enerji ihtiyacı için artar ve yağ hücrelerini enerji elde etmek için kullanır. Bu sırada, yağ hücrelerindeki yağlar yer değiştirir ve göbek çevresi ile karaciğerde birikir. Yüksek kortizol, damar sertliği, kalp-damar hastalıkları ve diyabete yol açar, bağışıklık sisteminin zayıflatır.
• Uyku problemi başlar.
• Sinirlilik ortaya çıkar ve heyecan artar.
• Konsantrasyon kaybı yaşanır ve dikkati toplamak zorlaşır. Daha önce yaptığı ve kolay olan işleri yaparken güçlük çeker. Yani kendi işini kendisi zorlaştırır. İş performansı olumsuz yönde etkilenir ve düşer.
• Madde bağımlılığı görülür ve içe kapanma başlar.
• Kişi kendini rahat hissedemez. Panik ataklar ortaya çıkar.
• Baş ağrısı, nefes darlığı, hazımsızlık ve yutkunma zorluğu görülür. Vücut direnci düşer ve soğuk algınlığına daha çok yakalanılır.
• Bunların dışında vücutta tuz tutulmaya başlanır. Böylece tansiyon gerektiğinde yükseltilir. Tansiyonun artması kalbin yorulmasına neden olur.

Stres Panzehirleri…

• Hayata olumlu bakın, gülün ve gülümseyin. Hatta her koşulda gülümseyin. Size garip gelebilir fakat gülümsemek beyni kandırır. Gülümsemenin yol açtığı kas hareketi beyne her şeyin yolunda olduğu sinyalini verir ve beyin kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan kimyasallar salgılar. Bu nedenle pozitif düşünmek ve gülümsemek sizi daha sağlıklı kılar.
• Egzersiz yapın; ancak aşırıya da kaçmayın. Aşırı ve düzensiz egzersiz, bağışıklık sisteminin işleyişini olumsuz etkileyebilir. Dışarı çıkın, yürüyün, temiz havayı içinize çekin. Son araştırmalar, sırf dışarı çıkıp yürümenin daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam için sihirli bir hap olduğunu gösteriyor. Kalp daha rahat oksijen gönderir, enfeksiyon riski azalır, bireyin zindeliği ve gücü artar.
• Sosyal destek sistemlerini kullanın. Arkadaşlarınızla, ailenizle konuşun ve içinizi boşaltın
• Sadece ders, iş veya mecburi işlere değil, yapmaktan hoşlandığınız çeşitli aktivitelere, eğlencelere ve hobilere de vakit ayırın.
• Olayları makul çerçevelerine oturtun. Şimdi çok üzüldüğünüz bir şey, bir müddet sonra etkisini yitirebilir. Sağlığınızı ve mutluluğunuzu kaybetmenize değer mi?
• Olayları biraz kendi seyrine bırakın. Hiç olmazsa günde bir defa gevşeyin, kendinizi salıverin, birkaç dakika gözlerinizi kapatın. Stres yaratan bütün düşüncelerden kurtulun.
• Hayatınızda şükredecek bir şeyler bulun. Sahip olduklarınız için, sevdikleriniz için, bir dost için, sevdiğiniz bir hayvan, bir çiçek vb. için şükredebilirsiniz. Tıpkı gülümseme gibi şükür de biriken psikolojik yükü yok eder.
• Dengeli beslenin. Bağışıklık sistemini doğrudan güçlendiren “sihirli” bir besin yoktur. önemli olan sağlıklı koşullarda üretilmiş ve hazırlanmış besinleri, dengeli bir biçimde tüketmektir.
• Çiğ sebze-meyve ile beslenin. Sebze ve meyveler içerdikleri doğal vitaminler ve diğer antioksidanlar aracılığıyla, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurlar.
• Probiyotiklerden yararlanın. Yoğurt, kefir gibi besinler, mide-bağırsak sistemindeki bağışıklık sistemi elemanlarının sağlıklı işleyişinde rol almaktadır.
• Kola, alkol, sigara, çay ve kahveden uzak durun. Çünkü bu tür içecekler, stres hormonlarının salgılanmasına ve stresin şiddetinin artmasına neden olur. Alkolün sakinleştirici değil, anksiyeteyi artırıcı etkisi tespit edilmiştir; bu nedenle sıklığına ve miktarına dikkat edilmelidir.
• Uyku düzeninizi koruyun. Uyku, hem fiziksel hem ruhsal sağlık açısından çok önemlidir.
• Kilonuzu ideal aralıkta tutmaya çalışın. Aşırı yağ tüketiminden, özellikle trans yağlardan kaçının. Bunun yanında, hızlı kilo kaybı da, bağışıklık sistemini zayıflatmaktadır. Bilinçsiz, hızlı kilo kaybettiren diyetlerden kaçınmak önemlidir.
• Temizlik maddelerinin aşırı kullanımı ile cildinizin sağlıklı ve normal bakteri dengesini bozmayın.
• Doktor tavsiyesi olmadan antibiyotik kullanımından kaçının. Aşırı antibiyotik alımı ile bağırsaklardaki normal “flora” dengesi bozulmaktadır. Bu da bağışıklık sisteminizi olumsuz etkileyerek pek çok hastalığa davetiye çıkarabilir.

Unutmayın,
Dünyanın herhangi bir yerinde 
Biri yapabiliyorsa,
Siz de yapabilirsiniz,
Yeter ki bir Koçunuz olsun…

Koçluk hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız, 
SUBCONTURKEY okuyucularına özel 
ücretsiz tanıtım sunumu yapmamız için 
bizi arayabilirsiniz.
CTC Eğitim 
0216 373 46 03 - 0533 622 11 01 
www.ctcegitim.com

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş