Ana Sayfa > Yazarlar > Nilgün Yalım Eren Tüm Nilgün Yalım Eren Yazıları

Pürtelaş

“Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık.” Anonim

Telaşlı İnsan Kimdir?

Amerikalı, Meyer Friedman ve Ray Rosenman adlı iki kardiyolog, 1950’li yollarda “A tipi” kişilik diye bir terim ortaya çıkarır. Hâlâ popüler olan bu terim sert araba süren ve aceleciliği yüzünden cefa çeken insanları betimlemek için kullanılır. Bu kişilik özelliğine sahip olanlar:
• Aceleci, öfkeli ve sinirlidir,
• Bir anda birden çok iş yapmaya çalışır ve hızlı hareket eder,
• Kafasına takılan her konuyu en ince detayına kadar araştırır, sorar,
• Detaylardan olayın geneline odaklanamaz,
• Çok düşünür, birden çok işle uğraşmaya çalışır,
• Her işi aynı anda yapmaya çalışır ve genellikle hızlı konuşur,
• Aşırı streslidir,
• Düzenlidir ve bunu bozmayı asla istemez ve bozanları da sevmez,
• Herkesin kendisi gibi olmasını ister, olmamasına tahammül edemez,
• Hızlı konuşur,
• İnsanların sözünü kesip, onları aceleye getirir,
• Çok hızlı yemek yer ve kendi yemeğini bitirdiğinde hemen kalkmak ister,
• Sabırsızdır, çabuk sinirlenir,
• Kuyrukta beklemeye dayanamaz,

Aceleci kişilerin bedenlerinin reaksiyonu genellikle strestir. Böyle durumlarda zamanın kendi denetimlerinden çıktığını ve her şeyin allak bullak olduğunu zannederler. Ayrıca kendilerini devamlı bir faaliyette bulunmak zorundaymış gibi hissederler.

Yapılan son araştırmaların da gösterdiği gibi, “A tipi” davranış biçimi kalp sorunlarını arttırmaktadır. Bu her A tipi kişi için de olacağı anlamına gelmez. Bazı insanlar sabit bir baskıdan hoşlanırlar ve işlerini ancak bu şartlar altında gerçekleştirirler. Fakat bu baskı onları uzun vadede fiziksel ve psikolojik olarak yıpratabilecek güçtedir.

Neden Telaşlıyız?

Evden aceleyle çıktığı için, araba kullanırken makyaj yapanlar, bir şeyler atıştıranlar, televizyon izlerken bilgisayarda işlerini halledenler, alışveriş yaparken telefondan mesaj atanlar… Hep bir şeyleri yetiştirme çabası…

Acelecilik, aslında zaman ve para kazandırıyor gibi görünse de, insanın aklını yerinde ve doğru olarak kullanmasına engel olur. Aceleyle, mantıklı düşünce üretmek zorlaşır. Acele ile davranan insanın sosyal hayatının kalitesi düşer. Ferdi ve sosyal hayatta acelecilik, bazı hatalı tutum ve davranışlara da sebebiyet verir.

Çok değil 20-30 yıl öncesine kadar bu kadar telaşlı değildik. Fakat teknolojinin çok hızlı ilerlemesi ve rekabetin artması sebebiyle gerek işyerlerinde gerekse normal yaşamımızda her şey çok hızlı gelişiyor. Bizler de bu hıza yetişmek için sürekli tempomuzu arttırıyoruz.

Bugün fast-food yemek şeklinden, iletişim teknolojilerine kadar her şey, daha hızlı arza yönelik olarak gelişim gösteriyor. Fast-food yemek örneği bu akışı gayet iyi anlatıyor: İki dakika kuyrukta bir dakika kasada bekleyip yemeğinizi alabiliyorsunuz. Zaten onların hedefi de bizleri normalden daha hızlı ağırlamak.

Özellikle çalışan kadınlar bu durumdan en çok etkilenenler, hem işe, hem eve, herkese yetişebilmek, varsa çocuklarla ilgilenmek, her şeyin en iyisini yapmak ve herkese zaman ayırma arzularıyla karşı karşıya kalıyorlar.

Telaşınızı Azaltmanın Yolları:

“Her güç sabır iIe zaman birIeştiriIerek sağIanır.” BaIzac

Sürekli acele etmek, telaş halinde olmak yerine, kendinizi yavaşlatmayı öğrenirseniz ve bunu yaşamınız boyunca uygulayabilirseniz, birçok hastalığa yakalanma riskini azaltabilir, daha iyi ilişkilere sahip olup, daha uzun yaşayabilirsiniz…

• Doğru nefes alın: Sürekli hızlı bir tempoda yaşamak, sağlıksız nefes almaya, kesik soluklara; dolayısıyla beyin ve vücut için gerekli olan yeterli seviyede oksijenin alınmamasına neden olur. Bu da halsizliğe, bitkinliğe ve sinirliliğe yol açar... Nefesinizi burundan içinize çekerek 1’den 4’e kadar sayın. Ardından yine aynı şekilde sayarak nefesinizi burnunuzdan yavaşça bırakın. Diyaframınıza dikkat edin; nefes alırken yükselip, verirken sönmesine özen gösterin. Bunu gün boyunca aklınıza gelen her zamanda uygulayın.

• Doğru yemek yiyin: Fazla kilolarınızın sebeplerinden birinin hızlı yemek olduğunu biliyor muydunuz? Tabağınızı hızlı bir şekilde silip süpürdüğünüzde, midenize “doydum” sinyalini beyne göndermesi için ihtiyacı olan 20 dakikayı vermemiş oluyorsunuz. Dolayısıyla sinyal beyninize ulaşana kadar siz ihtiyacınız olandan çok daha fazla kaloriyi almış oluyorsunuz. Ayrıca telaş ve acele yüzünden ertelediğiniz öğle veya akşam yemekleri de vücudunuzun kalorileri yağ olarak depolamasına ve kilo almanıza neden oluyor.

• Çocuklarınızla oynamaya vakit ayırın: Eğer günleriniz bebeğinizin oyuncaklarını toplayıp, evin dağınıklığını düzene sokmak, yemekleri hazırlamak ve ev dışındaki işlerinizi halletmekle geçiyorsa; çocuğunuzu yakından tanıma fırsatını her geçen gün kaybediyorsunuz demektir. Küçük yaşlarında özellikle onlarla iletişim kurarak ilgilenmeniz gerektiğinden, işlerinizi hafifletmeli, yavaşlamalı ve çocuğunuza vakit ayırmalısınız.

• İş hayatınızın temposunu ayarlayın: İşteki projelerinizi bitirmek için acele etmek, ardı ardına toplantılara girmek ve aynı anda birçok işi üzerinize almak hem yaratıcılığınızı, hem de üreticiliğinizi yok edecektir. Bu kadar çok işi aceleyle halletmeye çalışmak, derin düşünme yetinize izin vermeyecek, böylece çözüm üretmenizi engelleyecek; hatta hatalar yapmanıza neden olacaktır.

• Gününüzü doğru yönetin, önceliklerinizi belirleyin: Her gece bir sonraki gün yapacağınız en önemli işleri not alın.

• Hobilerinize zaman ayırın: Bir işi asla yapamam demek yerine, onu yerine getirmek için ne kadar zaman gerekeceğini düşünün ve kendinize belirli bir süre tanıyın.

• Maliyet ve fayda analizi yapın: Aşırı zaman gerektiren, verimli sonuçlar elde edemeyeceğiniz işleri kabul etmeyin.

• Delege Etmeyi Öğrenin: ‘’Ben daha çabuk veya daha hızlı yaparım’’ düşüncesinin cazibesine tüm gücünüzle karşı koyun.

• Kendinize saygı gösterin: “Zamanım yok” diyebilme cesaretini edinin. Acil diye gelen işlerin gerekli olmayanlarını bırakın.

• Zamanla Savaşın: Sizi konuşarak meşgul edenlere ve işlerini hep en önce yaptırmaya zorlayanlara dikkat edin.

• Yeni teknolojilerin kurbanı olmayın: Örneğin, daha eskisinin tam olarak nasıl kullanılacağını bilmeden, bilgisayarınıza yeni sistemleri yüklemeyin.

• Endişelerinize gem vurun: Fazla iş yüklenmek ve altından nasıl kalkacağını bilememek durumuna düşmeyin. (Ref: Fatoş Karahasan)

Unutmayın,
Dünyanın herhangi bir yerinde
Biri yapabiliyorsa,
Siz de yapabilirsiniz,
Yeter ki bir Koçunuz olsun…

Koçluk hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız,
SUBCONTURKEY okuyucularına özel
ücretsiz tanıtım sunumu yapmamız için
bizi arayabilirsiniz.
CTC Eğitim
0216 373 46 03 - 0533 622 11 01
www.ctcegitim.com


 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş