Ana Sayfa > Yazarlar > Nilgün Yalım Eren Tüm Nilgün Yalım Eren Yazıları

Eleştiri…

Nedir Eleştiri?

“Hiç kimse başkalarını eleştirerek yükselmemiştir.” Samuel Johnson

“Birini eleştirmek istiyorsanız, en uygun yer aynanızın karşısıdır.” Bernard Shaw

Sözlük anlamı, bir şeye değer biçme, o şeyi değerlendirme demektir. Değerlendirme aşağılama, küçültme, yok etme anlamına gelmez. Ancak biz, eleştirme kelimesinden sadece olumsuzluk algılıyoruz. Gerçek anlamda eleştiri, bir kişi, eser ya da konuyu doğru ve yanlışlarını göstererek anlatmaktır.

Eleştirmek bir yaşam becerisidir. Sanattır. Zarif biçimde yapıldığı zaman karşımızdaki ile aramızda köprü kurar. insanların birbirini anlamasını, yakınlaşmasını sağlar.

insanlara yanlışlarını göstermek önemlidir. Ama yanlış olduğunu iddia ettiğiniz konuyu çok iyi bilmeniz, özümsemeniz gerekir. Eğer eleştirdiğiniz kişisel özelliklerse, en azından sizin yapmadığınız ve yapmama nedeninizin yanlış olduğunu bildiğiniz şeyler olmalı. Yalan söylemekle eleştirdiğiniz çocuğunuz, arkadaşınız, eşiniz, sizi hiç yalan söylerken görmedi mi? Yoksa onların söylediklerine yalan, sizinkilere durumu kurtarmak mı diyorsunuz?

Özellikle eleştirdiğinizi söylediğiniz kişi olmadan, ardından ister bir başkası ile ister bir grupla, isterseniz sosyal medya aracılığı ile olsun yaptığınız şeyin adı, en iyi bakış açısı ile dedikodudur.

“insanları eleştirirken acımasız olma, ne kadarını kaldırabileceklerini düşün.” Anonim

Yıkıcı Eleştiri…

Yıkıcı eleştiriler kişinin kendine olan saygısını yitirmesine neden olur. Hatta yıkıcı eleştiriyle, insanlar güvenlerini kaybettikleri için yapması gereken işleri daha kötü yapmaya başlarlar. Bir örnek üzerinden konuşmak daha kolay olacaktır.

Örneğin: Müdürünüze bir rapor hazırlamanız gerekiyor. Uzun süre rapor üzerinde çalıştınız. Ancak unutulmaması gereken bir noktayı raporunuza eklemeyi unuttunuz. Bunu fark eden müdürünüz yanınıza geldi ve ”Böyle aptalca bir hatayı nasıl yaptın, ne düşünüyordun, seni neden işe aldığımı anlayamıyorum” diye size bağırmaya başladı. Belki burada size sert bir eleştiri getirerek sizi motive edeceğini ve bu şekilde daha çok çalışacağınızı düşünüyor olabilir. Ama siz de uyandırdığı tek duygu güveninizin kırılması ve işten çıkma isteğine kapılmaktan başka bir şey değil. Bunun nedeni bu eleştirinin çok genel, negatif ve performansınızda neyi düzeltmeniz gerektiğine ışık tutmuyor olmasından kaynaklanıyor.

Yıkıcı eleştiriler yararlı değildir. Size sadece hatalı olduğunuzu gösterir. Ama bu hatanızı nasıl telafi edeceğiniz konusunda size hiç bir veri sunmaz. Aksine sadece gururunuzu incitir. Sonuç mu? Daha kötü bir performans ve hayal kırıklığı.

Yaptığınız iş ile ilgili böyle negatif bir geri bildirim aldığınızda yapmanız gereken şey, bu eleştiriyi göz ardı etmek ve yaptığınız hatayı, yapacağınız iyi bir şeyle telafi etmektir. Ref: www.uzmankirala.com

“Bizi en sert eleştiren kimdir? Ümitsizliğe kapılmış bir insan.” Goethe

Yapıcı Eleştiri…

Aynı örnekten yola çıkarsak “Böyle aptalca bir hatayı nasıl yaptın” denileceği yerde müdürünüz pozitif bir yaklaşım göstererek yaptığınız işteki hatalarınızı size söyleyebilir. Yapıcı eleştiri örneğimizde direktör size şu tavırla yaklaşır: “Yaptığın rapor için teşekkür ederim, üzerinde ciddi çalışıp, emek verdiğini görebiliyorum. Ama belki raporuna biraz görsel ekleyip, sonuçları grafikle gösterir ve özet kısmını biraz daha geliştirirsen, çok daha iyi bir rapor olacağını düşünüyorum, bu değişiklikleri yapıp bana raporun son halini gönderirsen memnun olurum”.

Nasıl iyi Eleştiri Yaparsınız?

• Devamlı değil, yeri ve zamanı geldiğinde, yapıcı bir üslupla eleştiri yapın.
• Eleştiriyi asla kişiliğe yönelik yapmayın, sadece davranışa yönelik yapın. “Sen şöylesin böylesin” yerine,”bu hareketin- davranışın..” şeklinde konuşun.
• Eleştiri için “sandviç yöntemini kullanın. Konuşmanızı önce olumlu mesaj, ardından eleştiri ve sonra olumlu mesaj şeklinde yapın. (Örneğin: Raporun geneli harika, ama birkaç ilave gerekiyor, ellerine sağlık vb.)
• Eleştirilerde öncelikle olayı anlatın, sonrasında hissettiklerinizi anlatın. (Böyle yaptığın için böyle hissediyorum gibi.)
• Eleştirilerde, eski olaylarla bağlantı kurmayın, her olayı bağımsız konuşun. Pişirip önüne getirmek çözüm değil çözümsüzlük yaratır.
• Eleştirileri, baş başa yapın, topluluk önünde, iş arkadaşlarının önünde, aile üyeleri veya çocukların önünde yapmayın.
• Eleştiri okunun değdiği herkesi mutsuz ettiğini ve oku gönderenin de itici göründüğünü unutmayın ve dikkatli olun.
• Eleştirirken öfkenize hakim olun.
• Hayatınızdakileri olduğu gibi kabullenin. Değişmesi gereken noktalar için de onlara yardım edin.
• Durumsal ve anlık olan davranışları eleştirmek yerine görmezden gelin. Bunun yanı sıra esas olan süreklilik haline gelen davranışları konuşmaktır.
Ref: Aile-ilişki Terapisti serhatyabanci

“Yapıcı bir tenkit, akıllı insanları güçlendirir. Ahmakları öfkelendirir.” Napolyon

Yapıcı Eleştiri Eğitim Gerektirir...

“Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz bulup çok beğenirmiş. Onun yetiştirdiği genç bir ressam eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak ustasına götürmüş; ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Ustası “Sen artık ressam sayılırsın. Senin resmini halk değerlendirecek” diyerek, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. “Yanına kırmızı bir kalem bırak; halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymasını rica eden bir yazıyı da yanına iliştir” demiş.

Genç ressam denileni yapmış ve birkaç gün sonra bakmaya gittiğinde görmüş ki, bütün resim çarpılar içinde. Çok üzülmüş. Emeğini ve yüreğini koyarak meydana getirdiği tablo kıpkırmızı çarpılarla doluymuş. Hemen ustasını ziyaret etmiş. Ne kadar üzüldüğünü iletmiş.

Ustası, üzülmemesini, resim yapmaya devam etmesini tavsiye etmiş.

Genç ressam yeni bir resim yapmış ve ustasına götürmüş. Ustası resmini tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya ve birkaç fırça ile birlikte... “insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazıyı resmin yanına koy” demiş. Genç ressam denileni yapmış. Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış; fırçalar da, boyalar da kullanılmamış. Çok sevinmiş ve koşarak ustasına gitmiş.

Ustası olayı şöyle yorumlamış:
“Sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci konumda, onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarına fırsat verdin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi. Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.”

Eleştirmek kolaydır, ama yol göstermek, yapıcı olmak gerçekten de birikim ve tecrübe gerektirir.

Eleştiriyle Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Başarıya ulaşmanın altında yatan en büyük sebeplerden biri de yapılan eleştirilerden ders çıkarmaktır. Eğer size yapılan eleştirileri kişisel olarak algılamaz ve bu eleştirileri dinleyerek dersler çıkartırsanız, başarılı olmamanız için hiç bir sebep kalmaz.

1. Eleştiriyi Yapanın Niyetinden Emin Olun: Eleştiriyi yapan kişiye geçmişte güvenmiyorsak ve itimat etmiyorsak o eleştiriyi görmezden gelmeye yakın oluyoruz ve hatta ona sinirleniyoruz. Ancak eleştiri yapan kişi fikirlerine saygı duyduğumuz biriyse çoğu zaman dinleyip, hak veriyorsak kendimizi geliştirme yolunu seçiyoruz. Ama bazen art niyetli eleştiriler alabiliriz ve bunlar genelde karşı tarafı demotive etmek, kızdırmak ve küçük düşürmek amaçlı yapılabilir, bunları kesinlikle ciddiye almayın ve yolunuza bakın.

2. Kendi Süzgecinizden Geçirin: Eleştiriyi aldıktan sonra belli bir süre geçmesini bekleyin. Eleştiriyi mantıklı bir şekilde analiz edebilmek için duygusal yoğunluğunuzun tamamen ortadan kalkmasını bekleyin. Yoksa size yapılan eleştiri, ne kadar haklı olursa olsun, sizi bir adım ileriye götürmez.

3. Eksiksiz Olduğunuzu Düşünmeyin: Herkesin gelişime açık alanları ve atacak bir adımı vardır. Eğer kendinizinkinin ne olduğundan emin değilseniz, acilen kendinizle daha fazla zaman geçirmeye başlamalısınız. Böylece eleştiri alınca ‘bu eksik yönü zaten tespit ettiğinizi ve kapatmak için uğraştığınızı’ belirtmenin zevkini yaşayabilirsiniz. Bu kendinizle barışık olduğunuzu da gösterir.

4. Eleştiriyi Netleştirebilmek için Sorular Sorun: Yüz yüze eleştiri gerçekten çok zor bir şeydir. Çoğu zaman, sizi seven kişiler, sizi geliştirmek için yapıcı eleştiride bulunabilirler ancak sizi kırmaktan o kadar korkarlar ki, detaya giremezler. O yüzden, çekinmeden soru sorarak sizi eleştiren kişinin daha fazla konuşmasını sağlayın. Eleştiriyi Unutmayın, eleştiriyi yapan kişinin niyeti iyiyse, tek yapmak istediği sizi geliştirmek.

5. içinizde Tutmayın: Bazen ne olursa olsun, eleştiri aldığınız için üzülebilir veya sinirlenebilirsiniz. Özellikle çok sevdiği birinden geldiğinde herkes eleştiriyi olgunlukla karşılayamaz. O yüzden, eleştiri seansı bittikten sonra eğer içinizde olumsuz kırıntılar kaldıysa, hemen gidip konuşun ve aranızda bir soğukluk kalmasına izin vermeyin.

6. Tepki Vermeyin, Dinleyin: Eleştiri aldığınızda yaşadığınız duygusallıkla tepki verirseniz, normalde söylemek istemediğiniz bir şeyi söyleyebilir, kendinizi kontrol edemeyebilir ve karşı tarafa zarar verebilirsiniz. Bu, eleştiriyi yapan kişinin pozisyonuna göre, kariyerinizi bile tehlikeye sokabilir. Ref: ibrahim Babadağı www.banaisbul.com

Dünyanın herhangi bir yerinde
Biri yapabiliyorsa, Siz de yapabilirsiniz,
Yeter ki bir Koçunuz olsun…

Koçluk hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız,
bizi arayabilirsiniz.
CTC Eğitim
0216 373 46 03 - 0533 622 11 01
www.ctcegitim.com

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş