Ana Sayfa > Yazarlar > Nilgün Yalım Eren Tüm Nilgün Yalım Eren Yazıları

Asrın Afeti = İSRAF

“Kendine lüzumlu olmayan şeyleri satın alırsan, çok geçmeden muhtaç olduğun lüzumlu şeyleri satarsın”
Benjamin Franklin

İnsanoğlu, tarihin hiçbir döneminde bugünkü maddî imkânlara ulaşmamış ve böylesine lüks ve sınırsız tüketim anlayışının olduğu bir dönem yaşamamıştır. Bugün modern hayatın getirdiği en büyük sorun olan sınırsız harcama ve tüketim çılgınlığı, israfın çok büyük boyutlara ulaşmasına sebep olmuştur.

İsraf Nedir?

Arapça’da “sarf” kökünden türeme bir kelimedir. Para, zaman, emek, gibi kıt kaynakları gereksiz yere harcama, savurganlık, tutumlu olmamak demektir. İsrafta bulunan kimseye ise “müsrif” denir. Türkçedeki anlamıyla müsrif veya israf dediğimizde ise kaynakları sınırları dışında kullanmak yani herhangi bir şeyi fazla ya da gereksiz yere kullanmak anlaşılabilir. İsraf mikro düzeyde kişinin kendi hayatına göre, makro düzeyde ise kurumsal olarak gerçekleşir. İsraf sadece eşya ile değil doğada bulunan kaynaklarla da olmaktadır.

“Herkese, israf olarak canının her istediğini yemesi yeter! “ Hz. Ömer

Nereden Sonrası İsraftır?

fiahsi israf açısından değerlendirildiğinde en önemli mesele; tüketim hakkıyla mülkiyet hakkı arasında fark olmasıdır. Sizin bir obje üzerinde mülkiyet hakkınız vardır ama bu size onu istediğiniz kadar tüketme hakkı vermez. Diyelim ki paramız var, istediğimiz lokantaya gidip istediğimiz yemeği alırız, istediğimiz kadarını yer, istediğimiz kadarını çöpe atarız diyemeyiz. Bu paradan sadece ne kadar yemekle karnımız doyacak ise o kadarını tüketme hakkına sahibiz. İşte bu, mülkiyet hakkı ile tüketim hakkı arasındaki farkı belirler. Ancak ihtiyacımız kadar tüketebiliriz. Giyim, kuşam, araba vs. söz konusu olduğunda, insanın içinde bulunduğu sosyal tabakaya göre tüketimde bulunması uygun olacaktır. O sosyal tabakanın üstüne çıkarsa israf olur. Yani sınırı, içinde bulunduğu sosyal tabaka belirler. Mesela bir araba alacağımız zaman, talebe isek akranımız olan talebeler nasıl bir arabaya biniyorsa onu almamız uygundur. Alınan şey bulunduğumuz sosyal tabakaya uygun olduğunda israf olmaz ama bir talebe olarak kalkıp da iş adamlarının bindiği bir arabayı alırsak işte o israf olur. (Ref:Prof.Dr.Recep fientürk)

“Büyük servetler, küçük israflarla erir.“ Anonim

İşletmeler İçin Tasarruf Önerileri…

• Planlama:
Pek çok şirket tasarruf etmeyi sadece kriz dönemlerinde gündeme getirip, geçici önlemler alır. Bu şirketlerin çoğu, işyerine alınan gazeteleri kısmak, çayı-kahveyi yasaklamak gibi etkisi olmayan tedbirler alır, işlerin daralmasına aşırı tepki vererek hemen çalışanların bir bölümünü işten çıkarır. Bu, baştan aşağı yanlış bir anlayıştır.

Tasarruf, şirketlerin zor zamanlarında değil, refah dönemlerinde yapması gereken bir eylemdir. Tasarruflu olmak, dönemsel bir tedbir değil bir iş yapma biçimi, bir dünya görüşü, bir hayat tarzıdır. Bu anlayış bireyler, aileler için de geçerlidir.

Proje yönetimi konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden Fergus O’Connell, pek çok şirkette iyi bir planlama olmamasının çok büyük israfa yol açtığını söyler. O’Connell’a göre, iyi yönetilmeyen şirketler,

• Önceliklerini sürekli değiştirirler.
• Projeleri zamanında sonuçlandıramazlar.
• İşleri, projeleri durduk yere iptal edeler.
• Hangi işlerin mutlaka bitirilmesi gerektiğini, hangilerinin bekleyebileceğini bilmezler.
• İnsanlara verdikleri görevlerde “gel-git” yaşarlar.
• Farklı işler, projeler arasında sürekli insan aktarımı yaparlar.
• İnsanları uzun saatler boyunca çalışmaya mahkûm ederler.
• İnsanlara aşırı iş yükü vererek stres, baskı ve gerilimi artırırlar.

Gerek şirketlerde gerekse kişisel hayatımızda israfı engellemenin ilk adımı, israf ettiğimizin farkına varmaktır. İhtiyaç olmadan tüketilen, yerinde kullanılmayan, kullanıldığında artı değer üretmeyen her kaynağın israf olduğunu fark etmek, tasarrufun ilk adımıdır. O’Connel’a göre şirketler, nerede, nasıl, hangi israfa sebep verdiklerini saptayıp sonra da etkili bir planlama yaparak “SIFIR İSRAF” hedefine doğru ilerleyebilirler. İhtiyacından fazlasını tüketmemek, tüketirken ziyan etmemek yüksek bir bilincin göstergesidir. Kaynakları tüketirken özen göstermek, her şeyi yerinde ve yeterince kullanmak bizi sadece işlerimizde değil özel hayatımızda da daha yüksek bir bilinç seviyesine çıkarır.

Tasarruflu olmak eski moda bir alışkanlık, gereksiz bir tutum ya da cimrilik değil, zevklerimiz ve sorumluluklarımız arasında bir denge kurmaktır. Sadece bugünü değil, yarını da düşünme bilincidir. Sadece kendini değil, parçası olduğumuz dünyayı da düşünmek demektir. (Ref:Temel Aksoy/Yalın Enstitü)

• Geri Dönüşüm:
Plastik, kağıt, cam ve metal atıklarınızı ayrıştırarak dönüşüm kutularına koyabilir ve çalışanlarınızı geri dönüşüm politikası hakkında bilgilendirebilirsiniz.

• Elektronik Belgeler:
E-mail, faks modemler ve elektronik imza hizmetleri geleneksel yöntemlere göre daha çevreci bir yaklaşımdır ve çok da hızlıdır.

• Su Tasarrufu:
Elektronik musluklar ve düşük su akıntılı tuvaletler ile su israfı önemli bir ölçüde azaltılabiliyor ancak bu bir ek maliyet. Bu nedenle, ilgili yerlere, su tasarrufunu anlatan ve onları sağduyulu olmaya davet eden küçük notlar asabilirsiniz.

• Isıtma ve Soğutma:
Yaz aylarında termostatı sadece birkaç derece yükseltmek ve kış aylarında da birkaç derece düşürmek, yalıtıma önem vermek yıllık ısıtma ve soğutma maliyetlerinizde %10 ila %20 arası bir tasarruf sağlayacaktır.

• Aydınlatma:
Geçmişte kullanılan akkor ampuller yerine LED ve CFL aydınlatmalarının tercih edilmesi uzun vadede hem para hem de enerji tasarrufu sağlayacaktır.

Ayrıca enerji tasarrufunda, güneş ışığından maksimum ölçüde yararlanarak, güneş ışığının yeterli geldiği saatlerde aydınlatmaların kapatılması da çok etkili bir yöntemdir.

• Elektrikli Aletleri Kapalı Tutmak:
• Telekonferans:
Başka bir şehirde hatta ülkede bir toplantınız var. Uçak, tren, otomobil ile seyahatinizin ne kadar zaman, yakıt ve para israfı olduğunu bir düşünün. Video konferanslar sayesinde görüşmelerinizi çevrimiçi olarak gerçekleştirebilirsiniz.

• Çevre Dostu Kaynak Kullanımı:
Ofisiniz için kaynak seçerken, basit ve çevre dostu çözümler bulabilirsiniz.

• Uzaktan Çalışma:
Günümüzde çoğu iş saatlerce bilgisayar ekranına bakarak çalışan personel gerektiriyor. Evden yürütülen bu çalışmalar, pek çok işletme için para tasarrufu anlamını taşıyor.

Evlerde Tasarruf Önerileri…

Tasarruf aslında bireyde başlar. Birey olarak evlerimizde yapacağımız ve çocuklarımıza da örnek olacağımız küçük tasarruflar büyük ekonomik faydalara sebep olacaktır.

• Ekmeklerinizi derin dondurucuda saklayın ve ihtiyacınız kadar ısıtın.
• İhtiyacınızdan fazla yemek pişirmeyin.
• Artan yiyeceklerinizi hayvan dostlarınız ile paylaşmaya çalışın.
• Kullanmadığınız eşyaları ihtiyaçları olanlarla paylaşın.
• Çöplerinizi ayrıştırmaya çalışın.
• İhtiyacınızın üstünde eşya almayın zira bir zaman sonra onlar sizi yönetmeye başlar (kalabalıklığı, bakımı, temizliği vb.)
• Elektrikli cihazları düğmesinden kapatın, yoksa elektrik harcamaya devam eder.
• Çay ve kahve suyunu içeceğiniz kadar kaynatın.
• ‘Çamaşırları yüksek ısıda yıkamam lazım’ diye düşünmeyin. Tüm çamaşırları yüksek ısıda yıkamak sadece daha fazla enerji harcamanıza sebep olur.
• Buzdolabındaki sıvı yiyeceklerin üzerini kapatın. Sıvı yiyecekler dolabın içindeki nem oranını artırarak kompresörün daha fazla çalışmasına neden olur.
• Dondurulmuş gıdaları derin dondurucudan 1 gün önce çıkarıp buzdolabınıza koyun. Donmuş ürün, dolaba soğukluk vereceği için dolabınız daha az enerji harcayacaktır.
• Buzdolabınız fırın ve diğer ısı kaynaklarından uzakta olsun ki, serin kalmak için çok fazla çaba sarf etmek zorunda kalmasın.
• Buzdolabı ile arkasındaki duvar arasında en az 10 cm mesafe bırakın.
• Cep telefonu gibi cihazlarınızı şarj ettikten sonra şarjı prizde bırakmayın.
• Düşük enerji ampullerini kullanın, 3 kat daha az enerji harcar.

Koçluk hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız, 
bizi arayabilirsiniz.
CTC Eğitim 
0216 373 46 03 - 0533 622 11 01 
www.ctcegitim.com

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş