Ana Sayfa > Yazarlar > Nilgün Yalım Eren Tüm Nilgün Yalım Eren Yazıları

Adil Olmak...

Adalet Nedir?

“Adalet bütün ahlaki görevlerin toplamıdır.“

William Godwin

Adalet, hakkı gözetmek ve hakkı yerine getirmektir. Herkese hakkını vermek ve layık olduğu muameleyi yapmaktır.

Adalet, her şeyin yerli yerine konulması, dengeli ve eşit olmasıdır. Bu manasıyla gezegenlerde, atomun yapısında, insan vücudunda, bütün bitkilerde, canlılarda ve bütün varlıklarda adalet hüküm sürmektedir.

Adalet, kendi etrafında; doğruluk, iyilik, güzellik, vatanseverlik, vazifeseverlik, şerefli ve namuslu bir sistem yaratmıştır. O bir kutup yıldızıdır. Kutup yıldızı, yolunu şaşırmışlara nasıl doğru yolu gösterirse, adalet de kendi kişisel çıkarları peşinde kötülüklere âlet olanları doğru olmaya çağıran bir ışık kaynağıdır. Bu ışıktan kendini yoksun bırakanlar, er, geç sönüp yok olmaya mahkumdurlar.

“Size yapılan kötülüğü adaletle, size yapılan iyiliği ise iyilikle mükâfatlandırın.”
Çin Atasözü

Adil Kimdir?

“Adil insan, kendisine zarar verildiğinde bile adaletinden bir şeyler eksilmeyen kişidir.”
Platon

Adil olan başkalarını düşünür, değer bilir, hakkaniyetlidir, huzurludur. Bir başkasının hakkını elinden almadığı için, benim hakkımı elimden alacaklar diye huzursuzluk duymaz. Adil insan hayatın her alanında; yönetim, yargı, tanıklık, ticaret gibi her ne iş ile meşgul ise onu dosdoğru yapar ve her türlü insan hakkına riayet eder, herkese hakkını verir.
Adil olmayan insan ise bencildir, yalnız kendini düşünür. İçinde daima bir anarşi hüküm sürer.

İş Dünyasında Adalet…

“Adalet, her şeyi lâyık olduğu yere koymaktır.” Mevlana

Adalet herkesin ve her şeyin yerli yerinde, olması gereken yerde olması; herkesin hak ettiğini alması veya herkese hak ettiğinin verilmesidir. Bu yüzden de ‘’Adalet Mülkün Temelidir’’ sözü tüm mahkeme salonlarımızda yer almaktadır.

Adaletsizlik duygusu, sürekli adaletsizliğe maruz kalmak yoğun stres yaratır. Stres altındaki kişi, gergindir, öfkelidir, kolay sinirlenir. Bunların tamamı uyum bozukluklarıdır. Bu durumdaki kişi, içinde bulunduğu organizasyon ile uyuşmazlık içine girer, çatışır ya da uzaklaşır.
Çalışılan işte ya da işyerindeki sorunların büyük bölümü adaletsizlik ile ilgilidir. Kişi yıllarca iyi niyetle ve büyük gayretle çalıştığı işinde herhangi bir adaletsizlik duygusu yaşadığında büyük hayal kırıklığına uğrar. Bu hayal kırıklığı ile ya oradan uzaklaşır yani işten ayrılır ya da işinde eskisi gibi gayret göstermez. Her iki durumda da şirket verimli çalışanını kaybetmiş olur. Bu bağlamda adaletsizlik duygusu hem birey hem de çalıştığı kurum açısından yıkıcı bir unsur/ortam oluşturur.

Çalışanlar hangi alanlarda adil olunmasını istiyorlar?

Yöneticinin davranışları, iş yükü, maaş, yan haklar, kadın-erkek ayırımı, çalışma ortamı, terfi imkanı, terfi süresi, takdir edilme en çok adaletsizlik yapıldığının düşünüldüğü alanlardır. Çalışan memnuniyet araştırmalarında “ücret” hijyen faktördür. Çalışan belli bir standartta ücret alıyorsa ücretinin artması memnuniyeti çok fazla etkilemiyor, ama ücretler arasındaki farklılıklar ve dengesizlik yani adaletsizlikler çalışanların memnuniyetini daha çok etkiliyor.

Adalet ve Performans İlişkisi…

Çalışanın adaletsizliğe uğradığını düşünmesi onu mutsuz eder ve mutsuzluk motivasyonu düşürür, bu da çalışanın performansına direkt yansır. Motivasyonu düşen çalışanın yüksek performans göstermesi beklenemez.

“İşyerinde mutsuzluk”, bulaşıcı bir hastalık gibi çok hızla yayılır. Mutsuz, motivasyonu düşük çalışanın etrafındaki kişiler de bundan hemen etkilenir ve bu mutsuzluk dalga, dalga yayılır.
İşyerinde mutsuz olan çalışan bu mutsuzluğunu özel hayatına da yansıtır, ev hayatı da etkilenir. Böylece çalışanın hayattan aldığı doyum da düşer. İşine ve işyerine bağlılığı düşer. Bağlılık duygusal bir durumdur ve ancak bağlı çalışanlar işlerinde tüm performanslarını kullanırlar.

Amerika’da The Conference Board adlı kuruluşun yaptığı araştırmaya göre 1987’den günümüze işyerlerinden memnun çalışan oranı %60’lardan, %45’lere kadar düşmüştür. Bu ciddiye alınması gereken bir durumdur. Bizim ülkemizde de durum çok farklı değildir. Çalışan Memnuniyeti ile ilgili Kelly Services tarafından 28 ülke ve 70 bin çalışanla yapılan araştırmada Türkiye 26. olmuştur.
İş yerinde adaletsizlik duygusuna maruz kalmak ve birilerinin diğerlerine göre daha fazla kayırılması “Tükenmişlik Sendromu’nu” da ortaya çıkarır.

Adil İş Ortamı Nasıl Olmalıdır?

Şirketler, çalışanlar için adil bir çalışma ortamını oluşturmalı ve sürdürülmesini en önemli önceliklerinden biri olarak kabul etmelidir. İlgili tüm yasa ve düzenlemelerle, uyumlu, adil, çalışana saygılı, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmalı ve bununla çalışanların başarısının, gelişiminin ve bağlılığının artırılması hedeflenmelidir.

Çalışanlarına eşit fırsatlar sunan bir işveren; yaş, ırk, inanç, ten rengi, cinsiyet, dil, uyruk, medeni durum, cinsel eğilim, kıdemlilik, siyasi görüş, askerlik durumu, engellilik veya özürlülük, din veya yasal olarak korunan diğer özellikler bazında herhangi bir ayrım yapmamalıdır. Bu politika, işe alma, yerleştirme, terfi, iş akdinin sonlandırılması, işten çıkarma, geri çağırma, transfer, izin, ücret ve eğitim gibi, ancak bunlarla sınırlı kalmayan tüm istihdam şart ve koşullarına uygulanmalıdır.

Şirketlerdeki İnsan Kaynakları birimleri ayrımcılığı önlemek için öncelikle çalışanlarla açık iletişimi sağlayacak yapılar (Dahili Çağrı Merkezleri, Çalışan Destek Hatları, İK İş Ortağım yapılanmaları, Forumlar) oluşturmalı ve bunları desteklemelidir.
Yönetim ekipleri ve ara kademe yöneticileri ‘’Yönetim Becerileri’’, ‘’Ekip Yönetimi’’ alanlarında güçlendirilmeli, çalışanlara koçluk ve mentorluk yapmaları sağlanmalıdır. Kurum içi üst yönetimin bakış ve vizyonu alt kadrolara zamanında ve net aktarılmalıdır.

Tüm İnsan Kaynakları ile ilgili çalışmaların sistematiği oluşturmalı, süreçler yazılmalı ve ilanı suretiyle tüm çalışanlarca bilinirliği sağlanmalıdır. SMART hedeflerin verileceği performans sistemleri kurulmalı, kişiler kariyer planlamalarını görebilmelidir. Sistem kurulduğunda çalışmalar belli bir sistematik ile yürütüldüğünde ve çalışanlar bunu açıkça önceden bildiğinde adaletsizlik ortadan kalkar.

İnsan Kaynakları hazırlayacağı İş Etiği Kuralları, İşyeri Politikaları, Şirket Kitapçıkları ile şirket kural ve uygulamalarını tüm çalışanlara duyurabilir. Belli dönemlerde yapılacak Çalışan Memnuniyet ve Bağlılık Araştırmaları ile çalışanların görüşleri alınmalı ve çıkan sonuçlar ve alınacak aksiyonlar çalışanlarla açıklıkla paylaşılmalıdır. Böylece tüm çalışanlara fikirlerini söylemesi için eşit hak tanınmış olunur.

İşe alım süreçlerinin net olması, ücret sisteminin oluşturulması, terfi ve kariyer planlama sisteminin olması, objektif değerlendirme araçlarının kullanılması işyerinde adaletsizlikleri önler. (Ref:Davranış Bilimleri Enstitüsü)


Dünyanın herhangi bir yerinde
Biri yapabiliyorsa, Siz de yapabilirsiniz,
Yeter ki bir Koçunuz olsun…

Koçluk hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız,
bizi arayabilirsiniz.
CTC Eğitim
0216 373 46 03 - 0533 622 11 01
www.ctcegitim.com

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş