Ana Sayfa > Yazarlar > İlhami Fındıkçı Tüm İlhami Fındıkçı Yazıları

İnsanlar Çeşit Çeşit (KİŞİLİK TESTLERİ)

Kişilik Testleri Gereklidir

Modern çağın kişilik testleri yardımıyla bireyleri, sahip oldukları temel yatkınlıklar, potansiyeller ve davranışlarına göre çeşitli gruplara ayırmak mümkündür. Esasen insanları gruplara ayırmak, kategorize etmek çok doğru değilse de onları daha yakından tanımak için bu gereklidir. Özellikle kimi psikolojik rahatsızlıkların çok önceden belirlenmesi ve gerekli tedavilerin yapılabilmesi için bireylerdeki ruhsal bozukluk, uyum ve davranış sorunları gibi psikolojik yatkınlıkların bilinmesine ihtiyaç vardır. Diğer yandan çocukların psikolojik dünyalarına inmemiz, kimi gelişim, öğrenme ve eğitim problemlerini belirleyebilmemiz, gençlerin mesleki tercihleri, yetişkinlerin kariyer yönelimleri, aile içinde yaşanan sıkıntıların nedenleri gibi konularda yol alabilmek için de bireyleri daha yakından tanımamız gerekli ve önemlidir. O halde klinik nedenler, mesleki yönlendirme, kariyer yönetimi, sosyal yaşamdaki uyum sorunları gibi gerekçelerden dolayı bireylere yardımcı olmak ve gerekli destekleri sağlamak amacıyla onların temel kişilik eğilimlerini ve zihinsel potansiyellerini analiz etmek ve tanımlamak gereklidir.

Bireylerin psikolojik dünyalarını tahlil etmek için uzman kişi ile konuşmaları gereklidir ancak bu çoğu zaman yeterli olmaz. Nasıl ki hekimin muayene bulgularını, çeşitli test sonuçları ile desteklemesi ve tamamlaması söz konusudur benzer biçimde psikolog da bireyin temel kişisel ve zihinsel yatkınlıklarını, potansiyellerini çeşitli bireyi tanıma teknikleri ve özellikle çeşitli psikolojik testler, zekâ ve kişilik testleri ile belirlemek durumundadır.

İnsanları daha yakından tanıma ihtiyacı, insanlık tarihi kadar eskidir. Nitekim, en doğru askerleri, devlet adamlarını, siyasetçileri seçmek, uygun yöneticileri işe almak, başarılı liderleri ortaya çıkarmak, buluş yapacak bilim adamları yetiştirmek, çeşitli ruhsal ve psikolojik bozuklukları, sapmaları ve hastalıkları teşhis edip tedavi etmek gibi arayışlar, tarih boyunca söz konusu olmuştur. Bu durum kişilerin sahip oldukları yetenekleri, temel kişilik yatkınlıklarını araştırmayı ve tanımlamayı, bunun için uygun test araçlarının geliştirilmesini gerektirmiştir. Bunun için Antik Yunan düşünürü Sokrates, lider adaylarının potansiyellerine göre seçilmesi gerektiğini savunmuştur. Böylece tarihin ilk çağlarından bu yana insanları daha yakından tanıma sade bir merakın ötesinde bir ihtiyaç olarak da var olagelmiştir. Söz konusu merakın giderilmesinde bilimsel çalışma ve arayışların yanında özellikle kutsal kitapların insana yönelik söylemleri de yol gösterici olmuştur. Nihayet insana yönelik pozitif bilimlerin yerleşmesi ve özellikle psikolojinin bir bilim dalı olarak gelişmesi ile bireye yönelik araştırmalar çoğalmış, temel kişilik tipleri konusunda çeşitli çalışmalar yapılarak değişik türdeki psikolojik testler geliştirilmiştir.

Bugün dünyada bireyleri çeşitli alanlarda yönlendirebilmek, potansiyellerini ortaya koymak, psikolojik güçlerini tanımlamak gibi nedenlerle çeşitli bilimsel testler uygulanmaktadır. Bunlar, genel olarak bireyi tanıma teknikleri içinde temel kişilik testleri ve zekâ testleri olarak iki ana grupta ele alınmaktadır.

Maalesef elektronik iletişimin artması ve sosyal medyanın yoğunlaşması ile söz konusu testlerin kimi zaman arzu edilen bilimsel ortamlardan ve kaygılardan uzak biçimde yapıldığına şahit olabiliyoruz. Nitekim kimi gazete eklerinde, sosyal medyada zekâ testi yahut kişilik testi adı altında uygulamalara rastlamak mümkündür. Oysaki psikolojik hassasiyetlerin bu denli yoğunlaştığı, ruh sağlığının giderek bozulmaya yüz tuttuğu günümüz bilgi çağında bireyleri, doğru araçlar ile daha yakından tanımanın önemi giderek artmıştır.

Akademik kaygılarla hazırlanmış, bilimsel açıdan geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmış kişilik ve zekâ testlerinin uzman kişi tarafından uygulanması ve sonuçlarının yine uzman tarafından aktarılması şarttır. Ancak bu durumda test sonuçları ciddi faydalar sağlamaktadır. Dolayısıyla kişilik testi ve zekâ testi şakaya gelmez. Yüzlerce yıllık bilimsel ve pratik emeklerin sonucu olarak son derecede hassas bir süreçle uygulanan testler, bireyin yaşamında yeni pencerelerin açılmasına yol açabilir. Klinik anlamda yapılacak yardımın yol haritasını belirleyecek çok önemli bir araç olabilir. Dolayısıyla kişilik ve zekâ testleri, kimi annelerin altın günlerinde çocuklarının IQ düzeylerini yarıştırdıkları bir araç gibi görülmemelidir.

Çeşitlilik Tabiatın Özünde Var

Nasıl ki yeryüzündeki temel varlıklar çeşit çeşittir. Mesela su, toprak, taş, hava, zaman. Bunlar birbirlerinden farklı oldukları gibi, kendi içlerinde de çeşit çeşittirler. Yeryüzünde çeşit çeşit sular var. Tuzlusundan tatlısına kadar içerdikleri minerallere göre çeşitli sular var. Bir kısmına sürekli ihtiyacımız var, içiyoruz. Bir kısmına hastalık sırasında ihtiyaç duyarız. Bir kısmını ise içemeyiz zira zarar verir. Benzer biçimde toprak çeşit çeşit. Killi, humuslu, bereketli ürün veren, vermeyen topraklar var. Taşlar, dağ başındaki kayalardan tutun, ısınmada kullandığımız kömüre, evlerimizi süsleyen mermere ve nihayet paha biçilemez elmasa kadar çeşitlilik gösterir.

Eşya ve varlığın kendi türleri içinde bu kadar çeşitlilik olur da canlıda ve insanda olmaz mı? Elbette insanlar da toprak, taş, su gibi sahip oldukları temel özellikler bakımından çeşit çeşittirler. Bu çeşitliliğin esas kaynağı, genetik enformasyon ve özellikle yaşamın ilk yıllarındaki öğrenme ve yetişme biçimidir.

Bugüne kadarki bilimsel çalışmalarda temel kişilik yatkınlığı ve potansiyellerine göre bireyler, çeşitli olgu, olay ve durumlara verdikleri tepki çeşitlerine göre gruplandırılmıştır. Böylece çeşitli kişilik tipleri söz konusudur. En yaygın tipolojilerden biri, insanların kişiliklerinin, çocuk yönü ve yetişkinlik yönünün ağır basmasına göre yapılan ayrımdır. Bazı insanlar, yetişkin oldukları halde halen çocuk ruhludurlar. Başka bir genel ayrım, kişiliğin dışadönük yahut içe dönüklük düzeyine göre yapılan ayrımdır. Bazı insanlar kendi iç dünyalarında, bazıları ise diğer insanlarla daha yoğun bir iletişim içinde olmayı tercih ederler. Diğer bir yaygın kişilik tipi dağılımına göre bireyin fiziksel, duygusal, zihinsel olmak üzere üç temel potansiyelinden biri baskın, diğeri orta, diğeri çekinik düzeydedir. Fiziksel potansiyelin gelişmiş olması bireyin saha adamı olduğunun ve liderlik potansiyelinin göstergesidir. Duygusal potansiyeli baskın bireyin; insan ilişkileri, etkileşimi ve estetik odaklı eğilimleri güçlüdür. Zihinsel potansiyeli baskın bireylerin ise mantık odaklı ve zihinsel kökenli işlerde başarılı oldukları bilinmektedir.

Gıda Olabilen, Derman Olabilen ve Hasta Edebilen İnsanlar

İmam Gazali, insanları üç gruba ayırır; gıda olanlar, derman olanlar ve hasta edenler. Basit, sade ama enfes bir ayrımdır bu. Psikolojinin bağımsız bir bilim dalı olduğu son yüz yıldan yüzlerce yıl önce dile getirilen bu ayrım, esasen insan psikolojisine yönelik çok önemli bir ufuk sağlıyor.

Gerçekten de bazı insanlar etrafımızda olmazsa olmaz ekmeğimiz, gıdamız konumunda olup onlara her zaman ihtiyaç duyarız. Hani günde üç öğün onlarla birlikte olsak yeridir. Zira onlara derinden ihtiyacımız vardır. Bir kısım insan, belirli bir rahatsızlığımızda ortaya çıkar ve derdimize derman olurlar. Çoğu zaman dara düştüğümüzde bizi anlayan bir dost, “ilaç gibi gelir.” İşte bu ikinci grup derman gibi insanların da hayatımızda çok önemli ve belirleyici rolleri vardır. Esas korkacağımız ve çekineceğimiz kişiler, üçüncü grupta yer alıyor. Bu grup bizi hasta eden virüsler gibidirler. Onlardan saklanırız, kaçınırız, kurtulmak isteriz de zayıf anımızda bizi yakalar ve maddi manevi bünyemize zarar verirler. İlk iki grubu biz ister ve ararız, son gruptakiler bir biçimde bizi bulurlar.

O halde insanları besleyip doyuran; herhangi bir rahatsızlığında iyi gelen yahut hasta eden insanlar var. Acaba biz hangi gruba yakınız?

Dr. İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı
ifindikci@degerdanismanlik.com.tr

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş