Ana Sayfa > Yazarlar > Hakan Ömer Gider Tüm Hakan Ömer Gider Yazıları

Satışlarda Yalancı Duygusallık

Merhaba, yılın ilk yazısı ile yine birlikteyiz. 2016 yılı için mutlaka herkesin söyleyecek birçok şeyi vardır. Bunların eminim birçoğu da bizi üzen, mutsuz eden durumlardır. 2016 yılı; Gerek ekonomik, gerekse siyasi bir çok zorluğu, savaş, terör gibi ağır konular ile yaşadığımız bir yıl olarak hafızalarımızdan kolay çıkmayacak galiba…

Bu sayıda konuşacağımız konuyu, geçenlerde yazı başlığı düşünürken, nişanlım söyledi. Kendisine bu satırlardan da teşekkür ediyorum. Konu yabancısı olmadığımız, bildiğimiz fakat biraz daha derli toplu anlatınca daha iyi anlayacağımız bir konu. Bu üç kelimeyi biraz daha yakından incelersek ne demek istediğimiz daha rahat ortaya çıkacaktır.
 Satış; Üzerinde çok durmadan da herkesin anlayacağı bir konu. Özellikle bu dönemlerde işletmelerin daha da ciddi eğildikleri, sürekli ilgili kişileri sıkıştırarak, “daha çoğunu” talep ettikleri bir kavram. Ne yapıp edip, elde edilmeye çalışılan da diyebiliriz.
 Yalancı; Cem Yılmaz’a göre “yalanı söylemeyi beceremeyen” fakat genelde anlaşılan ile “yalan söylemekte başarılı” kişi. Buradaki paradoksa ben de katılıyorum. Eğer bir kişiye “yalancı” diyorsak, onun bir yalanını yakalamışız demektir. Bu da onun başarısız olduğunu bize gösterir 
 Duygusallık; Bence zıttı “mantık” olan davranış, Kişilerin hatta kurumların zaman zaman seçtikleri bir davranış yolu. Genelde kişilerin yapacak daha akılcı bir şeyi kalmadığında kullandıklarını da söyleyebiliriz.
Bu üç kelime yan yana gelince bir cümle oluşturuyor. Hatta bu cümle bir davranışı da yanında getiriyor.

Burada sorgulamamız gereken bir başka konu da bu davranış doğru mu? Hepimiz küçük yaşlardan itibaren ebeveynlerimizden yalanın kötü bir şey olduğunu duyduk. Fakat bu sadece bir duyumdu baktık ki maalesef bu durum davranışa dönmüyor. Babamız ve annemizi arayan bazı akrabalarımıza evde oldukları halde “evde yoklar” de şeklindeki telefon konuşmalarımız ile başlayan bu davranış, zamanla farklı şekillerde de karşımıza çıktı. Sonra etrafımızda böyle davranan birçok kişiyi gördüğümüzde bunun bir rengi olduğunu anladık ve “pembe yalan” diye duyduk.

Az sonra söyleyeceklerim yapılmaması gereken ve maalesef yapılan bu “pembe” grubuna girebilir. “Satışta Yalancı duygusallık” nasıl gerçekleşiyor?
1. Satış görüşmesi için aradığımız müşteriye verdiğimiz tarihin en uygun ve tek olduğunu söyleyip, bir de ajanda sayfalarını karıştırıyor sesi yaparken. Bazen de ajandaya bakıyormuş gibi telefonda sessiz ya da “hmmmm” sesi çıkararak…
2. Görüşme sırasında daha önce çalıştığımız, fakat yeni ayrıldığımız bir rakibimiz hakkında müşterimize “sana sattıklarım kaliteli değilmiş!” demeden bunu mimiklerle ve acındırarak bakarken…
3. Odasında, “senden artık alım yapmayacağım” diyen ve neredeyse yaptığımız geç teslimat nedeniyle %100 haklı olan satın alma müdürü müşterimize “abi bir daha olmayacak”  derken içimizden de “bu üretim hattı ile zor ama” görüntüsü vermemeye çalışırken…
4. Az miktar alım yapıp hatırı sayılı bir indirim isteyen ve “biz daha büyük miktarlarda” alacağız diyen satın almacının düpe düz yalan söylediğini anladığımızı, gözlerimizden hissettirmemek için, yaptığımız saf bakışta…
Bu liste o kadar çok uzar ki, ben üretmekten siz okumaktan sıkılmazsınız. O yüzden ne demek istediğim herhalde anlaşılmıştır.
Kimse saf değil, ama saf insanları da ayrı severiz.
Bu tip davranışların, pembe yalanların olmadığı bir satış dünyası umuduyla…

Fuarların başarısı için öncelikle firmanın yöneticileri ile çalışanların aynı pencereden bakması, fuarın her saniyesini en iyi şekilde değerlendirmeleri başarıyı getirecektir.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş