Ana Sayfa > Yazarlar > Hakan Ömer Gider Tüm Hakan Ömer Gider Yazıları

Online İşlere Hazır mıyız?

Merhaba, bugün yazımı sizlere yaşadığım İstanbul’un dışından yazıyorum. Tabii ki başka bir şehir ya da ülkeden bir şeyler yazmak ve daha sonra da bunları basılan dergiye göndermek pek önemli bir şey değil. Bunu şimdi e-mail ile gönderirken, daha önceki 30-35 yıl öncede bunu faks ile yapıyorduk.

Peki günümüzde o zaman göre değişen şeyler neler? Bu yazı yazmak ya da medya konusunda birçok gelişme var. Geçtiğimiz Haziran ayından beri, yeni bir eğitim verme konusuna girmiş bulunuyorum. Bilirsiniz eğitim dediğimizde genelde bir sınıf ona belirli bir saatini vererek fiziksel olarak orada bulunan kişileri düşünüyoruz.

Benim bahsettiğim bu eğitim sanal bir sınıf ortamına şimdilik Türkiye’nin dört bir yanından eminim daha sonraları dünyanın dört bir yanından katılımcıların geldiği ve belirli bir saat diliminde online olarak bir platform üzerinden eğitim alınan bir sistem. Tabii ben de eğitimci olarak evimin rahatlığında keyifli bir şekilde bağlanarak sunumu gerçekleştiriyorum. Bir saat süremiz olmasına rağmen bazen bir buçuk saati bulduğumuzda oluyor.

Bu yazıyı reklam olsun diye yazmıyorum. Aldığım keyfi paylaşmakta ayrı bir şey ama asıl söylemek istediğim bu çalışmayı yapan kurumun iş modeli. Bu iş modeline göre programlara kayıt olmak ücretsiz. Kurum bunu bir nevi sosyal sorumluluk ve tanıtım amacı ile yapıyor. Katılım ücretsiz olduğu için satmak konusunda bir kaygı taşımıyorlar. Tabii ki ücretsiz bir program da olsa yine de tercih edilme konusunda bir takım çalışma ve reklamlar da oluyor. Ücretsiz olarak izlenen program sonunda sınav yapılıyor ve ardından başarılı olanlara sertifika veriliyor, işte ücret ya da kurumun kazancı burada gündeme geliyor. Sertifika için cüzi bir ücret talep ediliyor.

Bu iş modelinin hem online bağlantılı eğitim ya da bir konuyu aktarma hem de ücretsiz olarak yoğun bir şekilde kitlelere ulaşan bir etkinliğin ücretinin buna farklı bir şekilde bağlı bir yerden ödenmesi gerçekten son yılların çok önemli gelir kurguları içinde yer alıyor.

Bu modelin kendi işlerimize aktarılması belki biraz zaman alacaktır ama buna gerçekten kafa yormakta yarar olduğunu düşünüyorum. Öncelikle daha kolay olan online eğitimi başta bayiler olmak üzere, personel ve hatta müşteriler ile etkileşimde kullanabiliriz. Hem farklı illerde olan kişilerin bir araya getirilmesinin zorluğu yaşanmaz hem de maddi olarak büyük bir yük ortadan kalkmış olur.

Yeni bir ürün tanıtımı, bayi ve satıcılarımıza farklı bir uygulamanın aktarılması, görüş alışverişinde bulunmak gibi birçok unsur, bu online platformlar üzerinden yapılabilir. Bu konu yolda düğme bulanın bundan iyi ceket olur gibi bir düşünceye geçmesi gibi olmamalı, burada amaca uygun olarak online platformların kullanılmasını yavaş yavaş denemek gerekir. 

Firma yöneticilerinin bayilerine ayda bir gün yaklaşık bir saat süren bir toplantı ile seslenmesi, aynı anda Van’daki ile Edirne’deki bayinin sorunlarını karşılıklı konuşması önemli bir iletişim olacaktır. Burada önemli olan düzenli ve hep aynı saatlerde yapılan bağlanmalar olması, bunun belirli bir süre öncesinden katılımcılara duyurulması ve ilgiyi yüksek tutmak için de mutlaka görsel bir sunum hazırlanması önemli olacaktır.

İşin en keyifli yanı her türlü mobil araç ile bağlanma imkanı olduğundan yayını yapanın ve yayını alanların oldukça informal yani resmi olmayan bir ortamdan da seslenmelerine imkan vermesidir. Bu ortam genelde ev rahatlığında, bazen bir otel odasından, sahilden hatta bir kafeteryadan bile olabiliyor. Tek ihtiyaç çeken bir internet ve bir notebook ya da cep telefonudur.

Bence bugünü bir nevi milat kabul ederek böyle bir platform ile neler yapabileceğiniz konusunda biraz kafa yorun. Hatta bir adım daha ileri giderek bu platformu yeni gelir kurgularınızda ve iş geliştirmenizde kullanacağınız bir hale getirmektir. Belki henüz sizin işiniz ve sektörünüz için gereksiz olduğunu da düşünebilirsiniz. Ama gelecek çok hızlı geliyor, en kısa zamanda adapte olmakta yarar var.

Bu konuda bahsettiğim kurumu reklam olmasın diye burada paylaşamıyorum. Eğer bu konuda bilgi isterseniz, lütfen bana e-mail atın. hakanomergider@gmail.com

İnşaat, otomotiv, endüstri, mobilya, çelik eşya, kimya ve hatta gıda firmalarının kulakları çınlıyor değil mi? Yoksa boşuna mı? bu kadar konut semtlerde, bu kadar üretim raflarda duruyor. Birileri elini taşın altına koymalı, yoksa maazallah hepimizin boynu taşın altında kalacak ☹

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş