Ana Sayfa > Yazarlar > Hakan Ömer Gider Tüm Hakan Ömer Gider Yazıları

Bir Devre-Tatil “Satış” Hikayesi

Bütün hikâye birkaç hafta önce ağabeyimin, “hadi seni Yalova’ya iftara götüreyim” sözü ile başlamıştı. Hepimizin bildiği gibi hayatta hiçbir şey karşılıksız olmaz. Ayrıca “bedava peynir, fare kapanında olur” sözlerini de iyi biliyoruz.

Tüm bunlara rağmen daveti kabul ettim ve bizleri alacakları noktada ağabeyim ile buluştuk. Araç vaktinde geldi. Fakat biz vaktinde geldiğimiz halde, başka noktalardan vakti geldiği halde henüz gelmeyenleri bekledik.  Benim en çok dikkatimi çeken nokta, bizi karşılayacak olanların yaklaşık her 15 dakikada bir bizi arayıp nerede olduğumuz sormaları oldu.  Bu sadece bizim aranmamız değil, minibüsteki herkesin sırayla aranması ve hep benzer konuşmalar ile daha da ilginç olmaya başladı. Anladığım kadarıyla bizi getiren şoför ile karşılayacak kişi arasında bir iletişim sorunu vardı. Hatta biz tesise yaklaştığımızda şoför bizim aramamızı ve 3-5 dk. Kadar orada olacağımızı söylememizi de istedi.

Tesise geldiğimizde sıralı araçlar ve inenlerin doğrudan ile telefon ile onları alacak olanları araması ve kısa bir konuşmadan sonra el sallamalar ve kısa tanışmalar. Benim için önemli olan kısım “iftar” olduğundan bir an önce o bölüme yürüme telaşımız ve bizim ile ilgilenecek arkadaşında koşturarak bir şeyler anlatmaya çalışması… Neyse ki vaktinde masaya oturduk ve oruçlar açıldı. 

Yemek yeme telaşı ve müşteri temsilcisinin bizi amatörce tanıma çalışması; memleket, yaş, iş -bizi emekli diye çağırmışlardı-, medeni durum, hobiler vb. birçok ayak üstü sorular. Tabii biz de aynı konuları ona sorarak kendimizi sorgu havasından kurtarma telaşımız. Bizim müşteri temsilcimiz üniversitede hala okuyan bu işi partime yapan 24 yaşında cici, minyon bir bayan.

Konuşmanın başından itibaren ısrarla “parasal” konularda bilgi almaya çalışsak da kendisi daha önceden aldığı talimat gereği “bilmiyorum!” diyerek sürekli geçiştirmeye çalıştı. Yemek sonrası önce örnek daireleri gezmeye başladık. Tüm katılımcılar aynı anda gezmeye çalıştığı için kalabalık gruplar halinde tüm daireleri gezmeye çalıştık, 1+0’dan 6 +1’ e kadar çeşitli daireler. Dikkatimi çeken şey dairelerin oda sayıları artmasına rağmen, odaların yatak, koltuk vb. tüm eşyalarının aynı olmasıydı. Dubleks bir daire fakat yatağı 1+0 ile aynı olunca insan kendini pek özel hissedemiyor. Bence tipleri en kötü ihtimalle renkleri değişmeliydi. Sadece tek bir fark, daire içerisinde özel olarak ayrılan banyo/hamam olmasıydı.

Tabii baştan anlatmadım burası Yalova iline 20 km. Mesafedeki meşhur Termal Kaplıcaları mevkiinde bulunan bir Termal Tesis. Bir kısmı bitmiş kullanımda bir kısmı ise hala yapılmaya devam ediyor. Örnek daire gezisinden sonra bu kez meydanlık bir yere hazırlanan ve adına Feshane denilen

Ramazan Eğlenceleri bölümüne geçtik. Karagöz-Hacivat, çeşitli lunapark atraksiyonları, çay kahve ve nostaljik macun gibi etkinlikler ile geçirilen bir yarım saat sonra tekrar tesisin içine girerek bu kez özel bir bölümde masalar ve toplantı düzeninde kişiler ile karşılaştık. Orada da çay, su, kahve, meşrubat benzeri ikramları alarak masaya geçtik.

Yıllardır sistemini duyduğum birkaç kez izlediğim “devre tatil satışı” seansına başlamıştık. Yaklaşık 2 saattir bizimle dolaşan ve oldukça samimi olduğumuz müşteri temsilcimiz ciddiyeti ele almak ve bir şeyleri anlatmak konusunda maalesef gerekli başarıyı gösteremedi.  Ayrıca benim “satış eğitmeni” olmam ve bu konuyu onlardan daha iyi bilmem kendisini oldukça heyecanlandırdı. Yazarak, çizerek bir sistem dahilinde anlatılan konuları geçtiğimiz halde sıra bir türlü fiyata gelemedi.

Birkaç dakika içinde masaya yöneticisini davet etti. Kendisi nelerin anlatıldığını sorgulayıp daha sonra “ne düşünüyorsunuz?” dedi. Bende kendisine yaklaşık üç saattir, uzun uzun dinlediğim, “beğendiniz mi?” diye sorular ile sorgulandığım, bir konuya taraf olabilmem için fiyatı hakkında bilgi sahibi olmam gerektiğini anlattım. Sadece güldü. Diyecek bir şeyi yoktu. Sistem böyle…

 

Avrupa ya da ABD’den devşirdiğimiz bizim gibi sıcak kanlı insanların doğasına uymayan bu devre mülk, devre tatil gibi ürünlerin satışında kullanılan bu sistemin adı; “time-share” Türkçesi her ne kadar zaman bölümlemeli diye çevrilse de asıl adı;  “Ya şimdi ya da hiç!” 

Katılımcı da yokluk, kaybetme bilinci oluşturarak sizi şimdi şu an almaya zorluyor. Hatta bunu o kadar bilinçli yapıyorlar ki, anlatımda kullandıkları kağıtların üstüne söze başlamadan önce “BUGÜN” yazıyorlar. Çünkü bu teklifin, bu anlatımın yarını yok. Verilen her şey sadece bugün için geçerli yarın ya da yarından sonra gelirseniz aynı teklifi alamayacağınıza inandırıyorlar.

 Bizimle birlikte gelen bir kaç kişi aldı. Çünkü teklif önce çok katı bir fiyat ile başlayıp neredeyse yarısının da altına düşüyor. Vadeler de aynı şekilde 24-48 gibi değişebiliyor. Öyle bir yapı kurulmuş ki tek derdiniz keşke “bütçe” olsa eğer beğendiyseniz size en uygun ödeme takvimi oluşturuluyor.

Tesis devlet teşviki ile yapılıyor. Yaklaşık %60 gibi devletin desteği var. Termal turizmi ciddi anlamda destekleniyor. Daha da desteklenecek. Devre tatil devre mülkten farklı size hisseli tapu veriyorlar ve hisseniz kadar sizin. Yılda sadece 7 gün tatil yapma imkânınız var, üstelik sadece orası değil, deniz kenarı iki ve bir kaplıca tesisleri daha var. Aslında size yemekleri kendiniz yapın diyorlar. Eğer tesisten yararlanacağım derseniz de %60 indirim ile yararlanıyorsunuz.

Reklam gibi gelmesin ben ve ağabeyim almadık. Bir şeyler bizi mutlu etmedi, çok üstümüze geldiler ve onlar kaybetti. Sistemin iyi tarafı bu tanıtıma çağrılırken öncelikle size 4 günlük bir hediye tatil vermeleri, fakat size bir devre tatil tanıtımı yapacaklarını söylemiyorlar.

Gittiğinizde öğreniyorsunuz 😊

Haftanın 4-5 akşamı otobüsler ile yüzlerce kişi geliyor, her aileye bir müşteri temsilcisi ile anlatım yapılıyor ve onlarca müdür, koordinatör ve çalışanlar var. Büyük bir sistem, kurgu, içerik dışarıdan biraz eksikleri de olsa yapılan cirolar düşünülünce başarılı görünüyor.

Daha başarılı olmak için; şoför ile daha koordineli olmak hatta her araçta bir temsilci gibi, sistemi değiştirerek biraz daha yumuşatmak, ilk liste fiyatları en azından tesise gelindiğinde bilmek, ortalıkta bir fiyat listesi bulunması iyi olurdu diye düşünüyorum.

Ne yaparsanız yapın, hangi sistemi kullanırsanız kullanın, dürüst olmayan, olmaz deyip değiştirdiğiniz şeyler size kazanç getirmeyecektir.

Bence bir giden bir daha gitmez! Bir şey değil sektöre zarar verir.

 

 

 

 

              

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş