Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

GENEL GÖRÜNÜM

 

Değerli Meslektaşlarım,

Satınalma süreçlerimiz hızla dijital dönüşüme doğru hazırlanıyor. Dijital dönüşüme hazırlanan ve başarı şansının yüksek olduğu endirekt satınalma bölümleri de ortaya çıkan yeni yazılımlar, bulut tabanlı kataloglar, büyük veriyi analiz ederek karar üretebilen yapay zekalar ile dijitalleşme yolculuğuna devam ediyor. Endirekt Satınalma sürecinin dijitalleşmesinin ele alınacağı uluslararası zirvelerden biri olan CEE e-Satınalma Zirvesi bu yıl 11 Nisan’da Slovakya’nın Samorin kentinde yapılacak. Ana konuşmacı olarak katılacağım bu önemli zirvede en güncel dijital araçların yeteneklerini daha iyi anlama şansına sahip olacağız. Dijital dönüşüm rüzgarını yakından hissedecek bölümlerden biri de kuşkusuz ki Satınalma olacak. Bu sebeple, giderek operasyonel satınalma süreçlerini daha fazla üzerlerine alacak satınalma araçlarını günlük hayatımızda mümkün olduğu kadar kullanmaya başlamalıyız. Bu şekilde Stratejik satınalma’ya ayıracağımız zaman arttıkça, daha uzun vadeli satınalma stratejilerini belirleyip, şirketlerimizi daha rekabetçi hale getirebiliriz. Stratejik Satınalma’nın mercek altında tuttuğu güncel küresel gelişmelere bakacak olursak; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch 2019 ve 2020 için küresel büyüme tahminlerini düşürdü. Fitch'in "Küresel Ekonomik Görünüm - Mart 2019" raporunda küresel büüme beklentilerinin Aralık 2018'deki son rapordan bu yana önemli ölçüde kötüleştiğine dikkat çekildi. Açıklamada "2019 için tahminlerimizi agresif biçimde düşürmemize rağmen küresel resesyon beklemiyoruz" ifadesi kullanıldı.  Fitch, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nu güncelledi. 2019 ve 2020 yıl sonuna ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminleri düşürülen raporda bu yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi %3.1’den %2.8’e, gelecek yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi ise %2.9’dan %2.8’e revize edildi. Raporda, 2019 yıl sonunda küresel ekonomik büyümenin son tahminlere göre gerçekleşmesi durumunda, bunun yıllık bazda 2012 yılından beri küresel ekonomideki en sert azalış olacağının altı çizildi. Küresel ekonomik büyüme görünümünde geçen yılın aralık ayından bu yana sert bir bozulmanın görüldüğü belirtilen raporda, ancak ilerleyen dönemde küresel resesyonun beklenmediği vurgulandı. Avro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin zayıfladığı, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın da gelişen piyasalardaki etkilerinin görüldüğü kaydedilen raporda, “ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları ticaret akışını bastırmış ya da bozmuş olabilir. Fakat esas olarak gelişen piyasalardaki düşük talep, ticaretteki yavaşlamanın temel unsuru oldu” ifadeleri kullanıldı.

 

Küresel para politikalarına da değinilen raporda, ABD Merkez Bankası Fed’den daha önceki üç faiz artışı tahminine rağmen bu yıl sadece bir artışın daha yapılmasının beklendiği belirtildi. Fitch raporunda, Avrupa Merkez Bankası’nın ise 2020 yılının sonundan önce politika faizini artırmasının olası görünmediği, bankanın 2019 yılının ilerleyen dönemlerinde net varlık alımlarına yeniden başlamasının beklendiği belirtildi. Raporda ABD ekonomisinin bu yılın sonunda ve 2020 yılında sırasıyla %2.3 ve %1.9, Avro Bölgesi’nin ise aynı dönemlerde sırasıyla %1.0 ve %1.3 büyümesinin beklendiği belirtildi. Çin ekonomisinin 2019 ve 2020 yıllarının sonunda %6.1 büyüme gerçekleştirmesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, gelişmekte olan ekonomilerin de bu yılın sonunda %4.6, gelecek yılın sonunda ise %4.9 büyümesinin beklendiği kaydedildi. Raporda değerlendirmelerine yer verilen Fitch Ratings Başekonomisti, “Verilerde bu denli geniş çaplı bozulmanın ardından şokun tam olarak kaynağını belirlemek kolay değil. Fakat gelişen piyasalarda azalan talebin küresel endüstriyel üretim ve ticaretteki gerileme döneminin kilit unsuru olduğuna inanıyoruz. Çin ve gelişen piyasalar gelecek 18 ay içerisinde küresel ticaret ve ekonomik görünüm açısından son derece önemli rol oynayacak” değerlendirmesinde bulundu. Fitch raporunda, Türkiye ekonomisine ilişkin olarak, geçen yılın son çeyreğindeki ekonomik büyümenin beklentinin altında olduğu, fakat bir önceki çeyreğe kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde yeniden büyümenin gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi. Raporda, “Kredi büyümesinin pozitif alana doğru ilerlemesi, ocak ve şubat aylarında satınalma yöneticileri endeksinin (PMI) son altı ayın en yüksek seviyesine yükselmesi, endüstriyel üretimin artmasıyla, yüksek frekanslı göstergeler ekonomide dengelenmenin olduğunu gösteriyor” ifadesine yer verildi. Raporda, yerel seçimlerin ardından mali politikanın daha sıkı olabileceği belirtilirken, enflasyonun zirve noktasından şubat ayında %19.7 seviyesine gerilediği, bu yılın ikinci yarısında politika faizinin enflasyondaki yavaşlama ile uyumlu şekilde daha düşük olmasının beklendiği belirtildi. Raporda, “Türkiye’nin ekonomik performansının 2020 yılında iyileşerek %3.0 seviyesinin üzerine çıkması bekleniyor. Buna rağmen, büyüme potansiyelin altında kalmaya, enflasyon çift hanelerde olmaya devam edecek. Türkiye’nin geniş cari açığını finanse etme gereksinimi, olgunlaşmamış politika gevşemesi durumunda, gelecekte kur oynaklığının risk olabileceği anlamına geliyor” ifadeleri kullanıldı. Fitch Ratings’in raporunda Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda %1.1 daralmasının, 2020 yılının sonunda ise ekonominin %3.1 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü belirtildi.

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

Purchasing Turkey – Satınalma Türkiye

CEO

 

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Bakır fiyatları Mart ayı sonuna doğru düşüş gösterek, 6373 dolar/ton seviyelerine geriledi. TOBB haberine göre, Ticaret savaşı etkisini göstermeden önce 7.261 dolara tırmanan bakırın tonu savaşın kaçınılmaz olduğunun anlaşılmasıyla 5.822 dolara kadar geriledi. Bu yıl bakırda hem arz-talep dengesinin hem de ekonominin genel sağlığıyla ilgili endişelerin etkili olması bekleniyor. Wood Mac-Kenzie analisti ticaret savaşının bakır üzerindeki etkisinin gelecek 12 ay suresince hissedileceğini düşünüyor. Cormark Securities uzmanı da ABD Başkanı Trump’ın Çin’in üzerine gittikçe bakır üzerinde baskı yaratacağını söylüyor. Arz tarafında ise rüzgar bakırdan yana. Son beş ila 10 yılda bakır üretiminde büyük çaplı projeler hayata geçirilmezken, First Quantum Minerals’ın Cobre Panama Planı 2019’da kayda değer tek proje dikkat çekiliyor. Ekvador’un da bakır açısından gelecek vaat eden planları olduğu fakat tüm bunların arzı etkileyecek boyutta olmaması nedeniyle fiyatlara etkisinin sınırlı olduğu belirtiliyor. Bu faktörler gözönüne alındığında analistler fiyatların ‘oynaklık’ yaşanmasıyla birlikte yukarı doğru gidebileceğini düşünüyor. Goldman Sachs, hem makro tarafta hem de arz tarafında 2018 yatırımcıyı şaşırtan bakır piyasasında fiyatların bu yıl 6.500/7.000 dolar aralığında olmasını bekliyor. Cormark Securities birkaç ay içinde LME’de ortalama fiyatı 6.613 dolar, CBOT için 3.00 $/lb olarak görüyor. Saxo Bank analyst Ole Hansen’in bu yılı 6000 doların hemen altında kapatan bakır için 2019 fiyat beklentisi 6.500 dolar/ ton. IHS Markit ise çıtayı daha yükseltip bakırın 2019 sonunda 7.000 dolara yaklaşacağı tahmini yapıyor.

 

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Alüminyum fiyatları Mart ayı sonuna doğru düşüş gösterek, 1.866 dolar/ton seviyelerine geriledi. TOBB haberine göre; ABD’nin büyük üreticilere uyguladığı ek ithalat vergisi ve ticaret savaşı 2018’de alüminyum fiyatlarında en önemli katalizör oldu. Rus üretici Rusal’ı hedef alan yaptırımlarla Nisan ayında son yılların en yüksek seviyesine çıktı ancak en büyük üretici ve tüketici konumundaki Çin’in talebinin azaldığına işaret eden veriler metali yeniden aşağı çekti. Ancak yıllarca çift haneli üretim artışı gerçekleştiren Çin’in üretiminin yavaşlamasıyla 2019’da fiyatlarda toparlanma beklentisi oluştu. Özellikle Çin’deki teşviklerin fiyatların güçlenmesine yardımcı olması bekleniyor. FocusEconomics tarafından yapılan ankete göre ortalama fiyat beklentisi 2.138 dolar/ton. En düşük beklentiye sahip kurum 1.874 dolarla RBC Capital iken, Deutsche Bank’ın tahmini 2.385 dolar.

 

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Nikel fiyatları Mart ayı sonuna doğru düşüş gösterek, 12.920 dolar/ton seviyelerine geriledi. TOBB haberine göre; Paslanmaz çelik üretiminde kullanılan nikel 2018 yılını %16.2 gerileyerek 10.690 dolar/ton seviyesinden kapadı. Ticaret savaşlarının çözüme kavuşması halinde nikel fiyatlarında yukarı yönlü fiyat beklentisi hakim. Arz sıkışıklığı da nikele destek olabilir. Fitch Solutions Çin’in talebinden dolayı küresel nikel piyasasının 2019’da 49.900 ton açık vereceğini tahmin ediyor. Bloomberg verisine göre Ağustos’ta açık miktarı 10.500 ton civarındaydı. Fitch Solutions nikelin bu yıl ortalama 14.500 dolardan işlem göreceği tahmininde bulunuyor. Junior Stock Review spot nikel fiyatında yükseliş olasılığının güçlü olduğunu söylüyor ve fiyatların 8 $/ lb seviyesine gelmesinin mümkün olduğunu belirtiyor. Bu da LME’de fiyatların 17.600 dolar civarına çıkabileceği anlamına geliyor. Fiyatlarda 2014 yılından yana bu seviyeler test edilmemişti. FocusEconomics analistleri de 2019 son çeyreğinde fiyatların 2018 kapanışına göre 3.000 dolarla primle 13.904 doların görebileceğini düşünüyor.

 

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Çinko fiyatları Mart ayı sonuna doğru yükseliş gösterek, 2.864 dolar/ton seviyelerine yükseldi. TOBB haberine göre; 2018’de temel metaller içinde en kötü performansı çinko gösterdi. Çelik üretiminde kullanılan çinko ticaret savaşı şokunu bir turlu atlatamayarak 2018’de %25.7 kayıp verdi. 2019 yılında ise iki farklı senaryo var. Bazı analistler LME’de stokların 120 bin ton seviyesine indiğine dikkat çekiyor ve bu rakamın 100 bine inmesi durumunda fiyatlarda ciddi bir yükseliş yaşanabileceğini söylüyor. LME’de çinko stoku 100 binin altına en son indiğinde fiyatlar 4.000 doların üzerine çıkmıştı. Bir kısım analist ise arz tarafında denge görülmeye başladığını ve ticaret savaşlarının etkisiyle fiyatların baskı altında kalmaya devam edeceğini savunuyor. Örneğin Cormark’ın ortalama fiyat beklentisi 2.450 dolar ve 2019’un ilk çeyreği sonrasında fiyatlardaki düşüşün hızlanacağını tahmin ediyor. Kurum özellikle Çin’de üretimin artmasının fiyatları düşük tutacağını öngörüyor. Capital Economics de 2019 sonunda çinko fiyatlarının 2.300 dolara düşeceği tahmininde bulunuyor.

 

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Kurşun fiyatları Mart ayı sonuna doğru düşüş gösterek, 2.018 dolar/ton seviyelerine geriledi. TOBB haberine göre; Azalan stoklara karşın kurşun geçtiğimiz yıl kan kaybetti. Ağırlıklı olarak bataryalarda kullanılan kurşun 2018’de yedi yılın en büyük düşüşünü yaşadı ve %18.8’lik kayıpla yılı 2.021 dolar seviyesinden sonlandırdı. Piyasalar üzerinde etkili olan küresel siyasetteki belirsizlik nedeniyle tahminler sert düşüş ve yatay seyir arasında değişiyor. CRU Group kurşun piyasası analisti, bu metalde bakır ve çinkonun fiyat değişimlerinin de etkili olacağını dile getiriyor ve arz tarafındaki rahatlığın etkisiyle 2019’da yeni düşüşler yaşanacağı uyarısı yapıyor. Ortalama fiyatın ise 2016’dan bu yana ilk kez 2.000 doların altına inerek 1.925 dolara düşeceği tahmininde bulunuyor. Liberum Capital daha kötümser bir tahmin ile fiyatları ortalama 1.834 seviyesinde görürken, Fitch Solutions 2.500 dolar ile iyimser bir tahmin yapıyor.

 

Plastik ve Kauçuk:

 

Mart ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %0.81’lik artış görülürken, en yüksek artış %2.05 ile PVC fiyatlarında görüldü. Chemorbis haberlerine göre; Endonezya’da ithal ve yurtiçi poliolefin fiyatları bu hafta bir dizi yeni artış kaydetti. Satıcılar, yükseliş trendini, Ramazan ayı öncesi talepte iyileşme beklentilerine ve güçlü ham petrol kontratlarına bağladılar. Güneydoğu Asyalı bir üretici Endonezya’ya ilk Nisan ayı tekliflerini Mart’a kıyasla PP için 10-20$/ton ve YYPE ile AYPE için 20-30$/ton artışlarla açıkladı. Tüccarlara göre, yurtiçi bir üretici PP ve PE fiyatlarına son dört haftadır peş peşe zamlar uyguladı. Üreticinin son teklif seviyeleri bir ay öncesine kıyasla homo PP için yaklaşık 700.000-1.000.000IDR/ton (49-70$/ton) ve LAYPE ile YYPE içinse 550.000IDR/tonluk (39$/ton) kümülatif artışlara işaret etti. Asya PVC piyasalarında Tayvanlı bir üreticinin Nisan ayı için Hindistan bölgesine 60$/ton ve Çin’e 50$/ton oranında düşük fiyat teklif etmesi piyasalardaki beklentiyi aşağıda doğru çekti. Orta Doğu’da, bölgedeki tedarikçilerin Mart ayı PE teklifleri, artan enerji ve ham madde maliyetleri nedeniyle stabil seviyelerden veya artışlarla açıklandı. Öte yandan, yükselen maliyetler, Afrika PE piyasalarında karşılık bulmadı ve Mart ayı için teklifler, Şubat ayına kıyasla değişmedi veya düşüş gördü.  Öte yandan, önde gelen bir Suudi üretici bazı PE türleri için tekliflerini son seviyelerine kıyasla 60$/tona ulaşan artışlarla açıkladı.  Ürdün’de de piyasa havası güçlü seyretti ve önde gelen Suudi üretici yeni PE tekliflerini Şubat ayına kıyasla 20$/ton artışla açıkladı. Çin ve Güneydoğu Asya’da, ithal PS fiyatları, Aralık ayının başlarında bir yıldan uzun bir süredir görülen en düşük seviyelere ulaştığından bu yana çoğunlukla istikrarlı ve hafif artış eğilimli seyrediyor. Özellikle kristale yönelik talebin giderek artması, satıcıların PS tekliflerinde güçlü bir duruş sergilemelerine yardımcı olurken, dalgalı stiren ise fiyat artışlarını kontrol altında tuttu. Avrupa’da, ABS tedarikçileri marjlarını iyileştirmek amacıyla Mart ayı stiren kontratlarındaki 60€/tonluk artışı aşan zamlar açıkladı. Ancak, alım ilgisinin cansız olması nedeniyle ilk zam hedeflerinden geri adım atmak zorunda kaldılar. Türkiye’de PP için yükseliş eğilimi, Ocak ortasında elyaf teslimatlarındaki bazı gecikmelerin tetiklemesiyle başladı. Orta Doğu’dan azalan tedarik, alıcılardan talebi canlandırarak Mart ayında zamlara ivme kazandırdı. Ocak ayının ortasından bu yana görülen kümülatif artış miktarı rafyada 80$/ton; elyafta ise 100$/tona ulaşmış bulunuyor. Aralarında NATPET ve APC’nin de bulunduğu Suudi tedarikçilerin yokluğu, İsrail’den malın azalmasıyla birleşti ve özellikle PP elyaf fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı kurdu.

 

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatlarının Mart ayındad TL bazında genellikle yatay hareket ettiği görüldü. Ahşap Global haberine göre, 2018 yılının birinci yarısında özellikle de ABD’de yüksek fiyatlı ve çok az arzın gerçekleşmesinin ardından yıl sonunda kadar giderek düşen fiyatlarla birlikte aşırı arzın gerçekleşmesi.  ABD pazarında özellikle hava koşulları nedeniyle (ve başka nedenlerle) ilk olarak B.C.’dan sevkiyatlar gecikmeye başladı; söz konusu esnek olmayan arz yılın ortalarına doğru fiyatların uçarak rekor seviyelere çıkmasına yol açtı. 2018 mali yılının ikinci yarısında, tersi bir durum meydana geldi: piyasaya aşırı bir arz yapılarak fiyatların %50’ye kadar düşmesine yol açıldı.  2018 yılında ABD’de yapı kerestelerinin ortalama fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarken, bu durum hala her iki yarıyılın öyküsü olarak kalmaya devam etmektedir. Sonuç, Kuzeybatı Amerika’da frezelemenin yüksek maliyetli olması, maliyetin altında fiyatlandırmayla mücadele etmek için üretimi azaltmaktadır fakat bir bütün olarak arz ve talep temelleri 2019 için makul görünmeye devam etmektedir. 

 

 

Enerji ve Petrol:

Mart ayında yurtiçi sanayi elektrik ve doğalgaz fiyatlarında bir artışa gidilmezken; Morgan Stanley, ABD`nin Venezuela ve İran`a yönelik yaptırımlarının ortaya çıkardığı arz riskinin yılın 3. çeyreğinde Brent petrolünde fiyatı cari seviyelere göre %10 artırarak 75 dolar/varile çıkarabileceğini bildirdi. Morgan Stanley analistleri, OPEC ve müttefiklerinin Haziran ayında yapacakları toplantıda arz kısıntısını yıl sonuna kadar uzatma kararı almalarının muhtemel olduğuna da işaret etti.  Venezuela'nın üretiminin yılın ikinci yarısında 300 bin varil/gün azalabileceğine belirten Morgan Stanley, İran'ın üretiminin de 2,65 milyon varil/günden 2,4 milyon varil/güne düşeceğini tahmin etti. Morgan Stanley, ikinci, üçüncü ve dördüncü çeyrek için Brent petrolü fiyat tahminlerini 62,50-62,50 ve 65 dolar/varilden 70, 75 ve 75 dolar/varile yükseltti. EIA'nın "Mart 2019 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu"nda, bu yıl Brent  tipi ham petrolün ortalama varil fiyatının 63 dolar olmasının öngörüldüğü  belirtildi. EIA'nın şubat ayı raporunda bu yıl Brent petrolün varil fiyatının 61  dolar olacağı tahmin edilmişti. Böylece, dünya genelinde en yaygın kullanılan Brent tipi ham petrolün  bu yıla ilişkin varil fiyatı beklentisi 2 dolar arttı. Öte yandan, Brent tipi ham petrolün gelecek yıla ilişkin varil fiyatı beklentisi ise değiştirilmeyerek 62 dolarda sabit bırakıldı. Raporda, fiyat revizyonuyla ilgili, küresel petrol stoklarının şubat  ayında günlük ortalama 1,4 milyon varil azaldığına işaret edilerek, bunun Haziran  2017'den bu yana en büyük aylık düşüş olduğu vurgulandı. Ayrıca, raporda, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı  ülkelerin ham petrol üretimlerini bu yılın ilk 6 ayında günlük ortalama 1,2  milyon varil azaltma kararının yılın ikinci yarısında da uygulanmaya devam  edilmesinin beklendiğine yer verildi. Raporda, ABD'nin 2019 ve 2020'ye ilişkin ham petrol üretim  tahminlerinin de aşağı çekildiği ifade edildi. Bu çerçevede, ülkenin günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl  12,3 milyon varil, gelecek yıl ise 13 milyon varil olacağının öngörüldüğü  bildirildi. EIA'nın şubat ayı raporunda, ABD'nin günlük ortalama ham petrol  üretiminin 2019'da 12,4 milyon varil, 2020'de ise 13,2 milyon varil olacağının  tahmin edildiği kaydedilmişti. ABD'nin ham petrol üretimi geçen yıl kasımda günlük ortalama 11,7  milyon varile ulaşarak Rusya ve Suudi Arabistan'ı geride bırakmıştı. ICE'de Brent petrolünün varil fiyatının 3. çeyrekte 70 dolar olacağını öngören Societe Generale, gelecek 12 ayda fiyatın 62-75 dolar bandında dalgalanacağını tahmin etti. Societe Generale, Batı Teksas petrolünün ise 3. çeyrekte 64 dolar/varil seviyesinden işlem görmesini ve gelecek 12 ayda 55-69 dolar/varil aralığında dalgalanmasını bekliyor.

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart tarihli Beklenti Anketine göre 2019 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket anket döneminde 5.99 TL iken, bu anket döneminde 6,06 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 6,17 TL ve 6,30 TL olarak gerçekleşmiştir.  Fitch Mart ayı raporunda Türkiye'de, 2019 ve 2020 yıl sonları itibarıyla sırasıyla enflasyonun %15 ve %10, politika faiz oranın %20 ve %15, dolar/TL kurunun ise 5,70 ve 5,90 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi. Toronto merkezli yatırım bankası TD Securities, üçüncü çeyrekte liranın dolar karşısında %40 kayıp yaşayarak 8.90’ı göreceğini iddia etti. Citibank EUR/USD paritesini 3 aylık dönemde 1.14, 6-12 dönemde 1.18 ve uzun dönemde 1.30 olarak tahmin ederken; Commerzbank Mart ayı raporunda 2019 yılı Q2, Q3,Q4 ve 2020 yılı Q1 tahminini sırasıyla 1.16, 1.18, 1.20 ve 1.22 olarak açıkladı.

 

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri:

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2019 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,09, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,55, bir önceki yılın aynı ayına göre %29,59 ve on iki aylık ortalamalara göre %29,97 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,89, imalat sanayi sektöründe %0,60 artış, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektöründe %7,43 ve su sektöründe %1,02 düşüş olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %7,37 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları, %5,50 ile basım ve kayıt hizmetleri, %4,84 ile kok ve rafine petrol ürünleri olarak gerçekleşti. Buna karşılık elektrik, gaz üretim ve dağıtımı %7,43, kağıt ve kağıt ürünleri %1,68, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler %1,66 ile bir önceki aya göre endekslerin en fazla azaldığı alt sektörler oldu. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2019 yılı Şubat ayında aylık en fazla artış dayanıksız tüketim malında ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti.

 

Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2019 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %1,79 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,71 ve on iki aylık ortalamalara göre %38,72 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,38, imalat sanayi sektöründe ise %1,80 düşüş olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla düşüş; %6,10 ile bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler, %3,57 ile kauçuk ve plastik ürünler, %2,76 ile kimyasallar ve kimyasal ürünler sektöründe gerçekleşti. Buna karşılık, kok ve rafine petrol ürünleri %7,47, deri ve ilgili ürünler %0,16 ile bir önceki aya göre endekslerin arttığı alt sektörler oldu. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2019 yılı Şubat ayında en fazla aylık düşüş %2,44  ile sermaye mallarında gerçekleşti.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş