Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

GENEL GÖRÜNÜM

Değerli Meslektaşlarım,

Global yavaşlama sinyalleri ile birlikte şirketlerin pazar kaybetmeye başladığı şu dönemde, satınalma departmanları mevcut pazarların korunması için çok daha önemli hale geldi. Zira, mevcu pazarların korunması için şirketler rekabetçiliklerini korumak ve arttırmak durumundalar. Daralan pazarlarda rekabetçeliği korumanın ve arttırmanın yolu ise doğru satınalma stratejilerinin uygulanmasından geçiyor. Bu yıl tüm meslektaşlarımıza her zamankinden daha fazla iş düşecek. Tabii ki satınalmanın önemini bilen ve anlayan vizyoner yöneticilere sahip şirketler bunu başarabilecek. Diğerleri her zaman olduğu gibi, günü kurtarmaya çalışırken geleceklerini kaybederek bu yarışı kaybedecekler. Tüm meslektaşlarımız, giderek daha fazla artan ve sizlerle yeni işler yapmak isteyen potansiyel tedarikçiler karşısında şirketlerinin satınalma gücünü en iyi şekilde kullanarak, aynı fiyata daha kaliteli ürün ve/veya hizmeti, aynı kalitede ürün ve/veya hizmeti daha uygun fiyatlarla alabilirler. Global tedarikçilerin dahi görüşme masasına ödün verecek şekilde oturabileceğini unutmayın. Zira, global piyasalarda yavaşlama sinyalleri gelmeye devam ediyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, küresel ekonominin 2020 yılı başlarına kadar zayıflamaya devam etmesinin beklendiğini duyurdu. Kredi derecelendirme kuruluşunun "2019-2020 Makro Ekonomik Görünüm" güncelleme raporu yayımlandı.

Raporda, "Küresel ekonomi, 2019 yılında ve 2020'nin başlarında zayıflamaya devam edecek. Parasal politika normalleşmesinin hızı 2019'da yavaşlayacak. AA haberine göre; ekonomik büyüme giderek ılımlı hal aldıkça ve bilanço riskleri aşağı doğru yönlendikçe, başlıca merkez bankalarının daha temkinli bir yaklaşım göstermesini bekliyoruz." ifadelerine yer verildi. Raporda ABD Merkez Bankası Fed'in politika faizini bu yıl içerisinde üç veya dört kez değil, sadece bir veya iki kez artırmasının, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) ise mevduat ve yeniden finansman faizlerini bu yılın ikinci yarısı yerine 2020 yılında yükseltmesinin beklendiği kaydedildi. Küresel ekonominin geçen yılın son çeyreğinde dikkate değer şekilde zayıfladığı belirtilen raporda, 2019 yılı ve 2020 yılının başlarında da bu zayıflamanın devam etmesinin beklendiği ifade edildi. Raporda, G-20 ekonomilerinin geçen yıl kaydettiği ortalama %3,2 seviyesindeki büyümenin ardından, bu yıl sonunda %2,9, gelecek yıl ise %2,8 seviyesinde büyümesinin beklendiği belirtilerek, "Bazı gelişmekte olan ekonomilerde büyüme zayıflığını korurken, gelişmiş ekonomilerde ekonomik büyüme potansiyel seviyelerine doğru ılımlı yavaşlayacak." ifadesine yer verildi. Çin'de önümüzdeki dönemde ekonomik büyümenin son "birkaç on yıllık" dönemin en yavaş seviyelerine gerileyebileceğine işaret edilen raporda, Türkiye ve Arjantin'de ise resesyonun görülebileceği öngörüsü yer aldı. Raporda, küresel büyümeye ilişkin risklerin aşağı yönlü olduğu belirtilirken, Çin ekonomisinin beklenenden daha sert yavaşlaması ihtimalinin ve bunun olası küresel yansımalarının, ABD-Çin arasındaki ticaret gerilimlerinin daha da artmasının ve piyasalarda finansman koşullarının sıkılaşmasının olası temel riskler arasında görüldüğü kaydedildi. ABD ekonomisinin 2019 yılında %2.5, 2020 yılında ise %1.7 seviyesinde büyüme kaydedeceği tahminine yer verilen rapora göre, Avro Bölgesi'nde ise bu yılın sonunda ekonomik büyümenin %1.6, gelecek yıl ise %1.5 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

 

Rapora göre, Almanya'da 2019 yılının sonunda ekonomik büyümenin %1.5, 2020 yılının sonunda ise %1.3 seviyesinde, Çin'de ise 2019 ve 2020 yıllarında %6.0 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Moody's raporunda ayrıca Arjantin ekonomisinde bu yılın sonunda %1.5 daralma, gelecek yılın sonunda ise %1.5 büyüme beklentisine yer verildi. Raporun Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin aldığı bölümünde ise cari açık tarafında kaydedilen gelişmenin ağırlıklı olarak ithalattaki azalışın ve düşük petrol fiyatlarının yansıması olduğu belirtildi. Türkiye'de geçen yılın ekim ayından bu yana enflasyonun gerileme eğiliminde olmasının pozitif bir gelişme olduğu belirtilen raporda, toplam talebin azalmasıyla enflasyonda da gerileme beklendiği kaydedildi. Raporda, Türkiye'de enflasyonun yakın vadede politika gevşemesine izin verecek derece hızlı bir şekilde azalmasının beklenmediği tahminine yer verilirken, Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda %2.0 seviyesinde daralmasının, 2020 yılı sonunda ise %3 büyümesinin öngörüldüğü kaydedildi. Commerzbank’a göre, 2019 boyunca ABD'deki mali teşvik zayıflayacak ve FED'in geçmiş faiz artırımları giderek artan ekonomik büyümeyi yavaşlatacak. Çin'deki büyüme, resmi verilere yansıtıldığından daha fazla yavaşlıyor. Bununla birlikte, hükümetin önlemleri ile bu yavaşmalama engellemeli ve ekonomiyi yavaş yavaş canlandırmalıdır. Euro bölgesinde, zayıf küresel talep, özellikle Almanya'da, büyümeyi yavaşlattı. Ancak, iç talep Avrupa Merkez Bankası'nın gevşek para politikası ile desteklenmektedir. İhracatın yılın geri kalanında bir miktar artması bekleniyor. Küreselleşme ve dijitalleşme enflasyonu azaltacak sadece euro bölgesinde biraz artacak.

 

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

Purchasing Turkey – Satınalma Türkiye

CEO

 

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Şubat ayında %6.33 oranında artış göstererek 6.535 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %13.89 oranında artış gösterdi. Şili Madencilik Bakanı 2019 yılı için bakır fiyat tahminini 3,05 dolar/pound (yaklaşık  6777 USD/ton) olarak korudu. Santiago'da konuşan Madencilik Bakanı, ABD-Çin ticaret görüşmeleri için iyimserlik nedeniyle tahminini koruduğunu belirtti. Morgan Stanley’in bakır fiyatlarındaki yükseliş beklentisine Citibank ve Goldman Sachs'a da katıldı. Morgan Stanley’e göre, genişleyen bir arz açığına ve ABD-Çin ticaret hacmine yönelik bir çözümleme olasılığına dayanarak 2019'da bakır için %14'lük bir artış öngördü. Orta vadede bakır arz açığının 2022 yılında, daha önceki 2004 yılındaki en büyük açığa yaklaşacağını öngören DBS Bank, 2019 yılı sonunda bakır fiyatlarının 7.000 USD/ton’a yaklaşacağını tahmin ediyor. DBS Bank’ın 2022 Bakır fiyat tahmini ise bakır fiyatlarının 7.000 – 7.100 USD/ton arasında yer alıyor.  

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Şubat ayında %0.66 oranında artış gösterip 1.893 USD/ton seviyesinde olurken, alüminyum stokları %5.26 oranında arttı. LME Alüminyum prim değerleri, Şubat ayı sonunda ABD için 425$/ton, Batı Avrupa için 75$/ton, Doğu Asya için 85$/ton ve Güneydoğu Asya için 15 $/ton seviyesinde işlem gördü. Derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Çin yönetiminin arz yanlı reformları ve birçok dökümhanenini kapatılmasına rağmen bazı küresel alüminyum üreticilerinin Çin'in aşırı alüminyum kapasitesi konusunda endişelerinin arttığını belirtti. Fitch, ABD-Çin ticaret görüşmeleri geciktikçe alüminyum tedarik korkusunun artacağına işaret etti. Fitch'e göre Çin'de aşırı arza neden olan üretim artışının alüminyum fiyatlarına baskı yaptığını ve bunun da sektör esaslarını tehlikeye sokabileceğini ifade etti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Şubat ayında %6.30 oranında artış göstererek 13.155 USD/ton olurken, nikel stokları da %2.60 oranında azaldı. Outokumpu Mart 2019 prim fiyatlarını 430 Kalite için 21 €/ton, 304 Kalite için 123 €/ton ve 316 Kalite için 148 €/ton artışla açıkladı. Nikel fiyatları, büyük ölçüde, dünyanın önde gelen nikel üreticilerinden biri olan Brezilyalı madenci Vale'nin bazı demir cevheri sözleşmeleriyle ilgili mücbir sebep ilanının şirketin piyasadaki nikel arzını azaltacağı korkusuyla büyük ölçüde yükseldi.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Çinko fiyatları Şubat ayında %2.72 artış göstererek 2.793 USD/ton olurken, çinko stokları %42.61 oranında azaldı.  Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu (ILZSG) global çinko üretiminin, 2017 yılına göre %2 oranında arttarken; Avustralya’da önemli artışlar olduğunu, Avrupa’da ise artışın %5.9 seviyelerinde gerçekleştiğini raporladı. Rapora göre, Polonya ve İsveç’te üretim düşüşü olurken; Finlandiya, Yunanistan, Makedonya, Rusya, Bolivya, Brezilya, Küba, Eritre, Kazakistan, Güney Afrika, Türkiye ve Amerika’da üretim artışı oldu.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Kurşun fiyatları Şubat ayında %3.04 artış göstererek 2.153 USD/ton olurken, kurşun stokları %2.12 oranında arttı. Aynı dönem için Kalay fiyatları ise %4.07 artış göstererek 21.750 USD/ton olurken, kalay stokları da %26.83 oranında azaldı. Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu (ILZSG) ‘e göre, Kurşun madeni üretimi, 2018 yılında, bir önceki yıla göre% 3.2 düştü. Üretim Kazakistan, Peru, Meksika ve ABD'de düştü, ancak Avrupa, Avustralya, Küba, Hindistan ve Türkiye'de yükseldi. Rafine kurşun metal kullanımı, Hindistan'da bir önceki yıla %8,3 artarken, Çin’in kullanımı yıllık bazda% 0,8 arttı. Çin’de 2018 yılında rafine kurşun metal ithalatı da %56,4 artış gösterdi.

 

Demir cevheri fiyatları Şubat ayında %1.1 oranında azalış göstererek 90 dolar seviyesinden ayı kapattı. Şubat ayının ilk haftasında Brezilyalı maden şirketi Vale SA, Brucutu madeninde üretimin askıya alınması nedeniyle demir cevheri ve pelet satış kontratlarında mücbir sebep ilan etti. Şirketin borsaya gönderdiği yazıda ne kadar kontratın etkileneceği ayrıntılandırılmadı ve madende üretimin durdurulması ile ilgili mahkemeye başvuracaklarını bildirildi. Brezilya hükümetinin bu firmaya ait birçok tesiste üretimlerin durdurulması nedeniyle dünya çapında demir cevheri arzı konusunda sıkıntıların baş göstereceği beklentileriyle demir cevheri fiyatlarını yükseltti. Demir cevheri fiyatlarının artışı hurda piyasasını da yukarı doğru çekti. HSBC, fiyatlarda dalgalanmanın devam etmesini beklemiyor, gösterge fiyatının ton başına 2019 yılında ortalama 67 USD/ton seviyesine düşeceğini tahmin ediyor. Banka, demir cevheri pelet fiyatlarının Brezilya'daki arz kesintilerinden etkilenme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. HSBC’e göre 10 USD/ton civarında artan primlerin, demir cevheri fiyatlarından daha sürdürülebilir olarak görüyor. Commonwealth Bank’a ise demir cevheri fiyat tahminini 2019 yılı için 82USD/ton, 2020 yılı için 71 USD/ton olarak revize etti. Uzmanlar spekülatif etmenler ile fiyatların 100 USD/ton’a çıkabileceğini konusunda uyarılarda bulundu.

 

Plastik ve Kauçuk:

Şubat ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %2.52’lik artış görülürken, en yüksek artış %3.51 ile PS fiyatlarında görüldü. Bunu %3.17 ile PVC, %2.90 ile ABS, %2.65 ile PP ve %2.55 ile PE izledi. PA66 fiyatlarındaki yatay hareket devam ederken, piyasalar da halen yükseliş beklentileri devam ediyor. PA6 fiyatlarında ise aşağı yönlü hareketler görüldü. Chemorbis haberlerine göre; Orta Doğu piyasalarında yeni PP teklifleri, bölgedeki planlı veya beklenmedik bakım duruşları nedeniyle, bir önceki aya kıyasla değişmedi veya artış gördü. Şubat ayında, zaman zaman bazı zam girişimleri görülse de, söz konusu girişimler bölge piyasalarının tamamı için geçerli olmamıştı. Afrika PP piyasalarında da Mart ayı teklifleri, son bir yıldır ilk defa beklentilere paralel olarak stabil veya artış yönlü açıklandı. Avrupa’da, Mart ayında PE fiyatlarının artacağına yönelik beklentileri, zayıf dinamiklere rağmen etilen kontratları destekledi. Oyuncular, şimdilerde yeni Mart tekliflerini artışlarla almayı bekliyor. Avrupa’da Mart ayı etilen kontratı, spot etilen fiyatları ve enerji kompleksindeki artışlar nedeniyle Şubat ayına kıyasla 30€/ton artışla yapıldı. Çin’de, PE oyuncuları Orta Doğu’dan Mart tekliflerini hafif yükseliş eğilimine paralel olarak son iki haftadır artışlarla alıyor. Ancak, tüccarlar Çin Yeni Yılı tatili öncesinde yeterli miktarda mal stoklayan çoğu alıcının yeni alım yapmak için acele etmediğini bildiriyor. Önde gelen bir Suudi üretici Mart ayı için Çin piyasasına artışlarla yaklaştı ve yeni tekliflerini Şubat’a kıyasla YYPE film için 10$/ton, LAYPE film için 30$/ton ve AYPE film için 40$/ton artırdı. Vietnam’ın yurtiçi homo PP piyasası, Tet tatilinin ardından alım faaliyetlerinin sınırlı kalmasına rağmen tedarikçilerin güçlü duruşlarını korumasıyla birlikte artış kaydetmeye devam etti. Avrupa’da, Şubat ayının başında dört yılın en düşük seviyesinden toparlanan PS fiyatlarının Mart’ta yeni bir dizi artış kaydetmesi bekleniyor. Oyuncuların ilave zam beklentileri çoğunlukla sıkışık arza ve güçlü ham madde maliyetlerine dayanıyor. Şubat ayı PS işlemleri geçen hafta Ocak’a kıyasla yaklaşık 20-40€/tonluk artışlarla çoğunlukla tamamlandı. Artış eğiliminin Mart ayında hız kazanabileceği yönünde yaygınlaşan beklentiler nedeniyle satıcılar Şubat malları için gördükleri talepten memnun olduklarını belirttiler. Avrupa ve Asya’daki spot nafta fiyatları, son ayların en düşük seviyelerine geriledikleri çalkantılı bir dönemin ardından toparlandı ve bu yılın başından beri yaklaşık %20 arttı. Her iki kıtada, 2018 yılının son çeyreğinde 500$/tonun altına gerileyen spot nafta fiyatları, şimdilerde geçen yılın Kasım ayından bu yana kaydedilen en yüksek seviyelerinde yer alıyor. Ocak ayının ortası itibarıyla PP piyasasında yükseliş eğilimine elyaf öncülük etti. Her ne kadar çok geçmeden rafya da artışlara sahne olsa da, elyaf piyasası artan arz endişeleri neticesinde daha sağlam bir performans sergiledi. Petkim Haziran 2018’den bu yana ilk kez fiyat artışı uyguladı ve liste fiyatlarını rafya için 20$/ton, elyaf ve enjeksiyon için de 40$/ton yükseltti.

 

Çeşitli Ürünler:

Sunsirs fiyat endeksine göre Şubat ayında fiyat en çok artan ürünler :  Dizel yakıt %12.14, Anilin %10.98, Metanol %10.25, Doğal Kauçuk %8.46, Hidroklorik Asit %5.26, Aseton %5.12, Kağıt Hamuru %4.82, Bakır %4.59, PA6 %4.32, Galvanizli Sac %4.18, Nikel %4.18, Soğuk Haddelenmiş Levha %3.42, Naylon FDY %3.37, Ksilen %2.69, Paslanmaz Çelik Levha %2.63, Fosfor %2.61, Sıcak Haddelenmiş Rulo %2.50, Titanyum Dioksit %2.48, Bütadien Kauçuk %2.27, Cam %1.92, Karpit %1.86, Kalay %1.73, Alüminyum %1.57, Vidalı Çelik %1.55, Oluklu Kağıt %1.39, Çelik Putreller %1.32, Aktif Kömür %1.04 şeklinde olurken; fiyatı en çok azalan ürünler : Kükürt %15.56, Kobalt %8.97, Oktanol %8.11, Sülfirik Asit %5.64, Soda Külü %5.45,  Kloroform %5.17, Çimento %5.15, LLDPE %3.33, PP %2.73, Çinko %2.32, Poliester POY %2.20, Poliester TGY %2.00, Kurşun %1.57, Gümüş %1.55, Polisilikon %1.42, PET %1.16 şeklinde oldu.

 

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatlarında Şubat ayında TL bazında, Aralık ayına göre %30 seviyelerinde ilave düşüşler görüldü. Kağıt üretiminde önde gelen şirketlerden olan Finlandiya'da selüloz üretiminde rekor kırıldığı açıklandı. Hürriyet’in haberine göre Finlandiya'da kağıt hamuru sanayi son on yılda büyüme kaydetti. Fiyatlar, üretim miktarları ve ihracat, istikrarlı bir artış yaşadı. 1999 ve 2008 yılları arasında kağıt hamuru pazarında düşüş ve artışlar yaşandı. Söz konusu dönemde, Finlandiya'daki üretim üç kere net artış ve düşüş yaşadı. En derin düşüş, 2009 yılında yaşanan küresel durgunlukta görüldü ve sektörü aşağı doğru sürükledi. Bu istikrarlı büyümenin on yılık sürecinde , geleneksel olarak ekonomik dalgalanmalara karşı duyarlı bir sektör olan kâğıt endüstrisinde daha az kağıt hamuru kullanılarak sağlandığı belirtildi. Selüloz, tüketici ambalajlarında, endüstriyel ambalajlarda ve biyo-temelli ekonomideki yeni ürünlerde giderek artan bir şekilde kullanılmaya başladı. Sayılan kullanım alanlarının hiçbiri ekonomideki büyük değişikliklere duyarlı değildi. Günümüzde, kağıt hamuru kullanımı, kağıt, karton ve ambalaj malzemeleri üretmek için de giderek daha fazla kullanılıyor. Bu ürünlere olan talep küresel mega trendler tarafından artırılıyor. Söz konusu mega trendler arasında nüfus artışı, Asya'da artan orta sınıf ve ayrıca artmakta olan online satışlar sebebiyle ambalaj paketlerine olan talepte yaşanan artışlar ön plana çıkıyor. Diğer yandan plastik ambalajların fiber bazlı materyallerle yer değiştirmesinin de kağıt hamuru için bir büyüme faktörü olduğu belirtiliyor.

 

AğaçPlatformu haberine göre, Türkiye’de yıllar içinde gelişim gösteren levha endüstrisi, zamanla gerek Avrupa’da gerekse dünya liginde üst sıralara çıktı. Türkiye bugün, ahşap esaslı levha sektöründe dünyanın 5. ve Avrupa’nın 2. en büyük üreticisi özelliğine sahip durumda. Türkiye, MDF/HDF levha üretiminde Avrupa’da 1. dünyada 2. sırada yer alırken, yonga levha üretiminde Avrupa’da 3. ve dünyada 5., laminat parke üretiminde ise Avrupa’da 2. dünyada 3. sırada yer alıyor. Sektörün ekonomide işgal ettiği önemli konum göz önüne alındığında, gerekli yapısal değişikliklerini tamamlayamadığı görülüyor. Günümüzde levha sanayi koordinasyon eksikliği, hammadde sorunları, yetersiz sermaye birikimi, işgücü gibi sorunlarla karşı karşıya durumda. Bu nedenle ülkemizde odun kökenli levha sanayi sektörünün gelişimi için genel sanayileşme politikaları içerisinde ele alınması önem taşıyor. Sektördeki en önemli sorunlarının başında ise, sektörün hammaddesini oluşturan odunun yetersizliği ve fiyatının yüksek oluşu geliyor. Orman Genel Müdürlüğü’nün sektörün ihtiyacını karşılayabilmek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen sektör temsilcileri, buna rağmen sektörün ihtiyacı olan odunun iç kaynaklardan tedarik miktarının yeterli olmadığına dikkat çekiyorlar. Doğal ormanlara sahip olan Türkiye’de, Finlandiya’da olduğu gibi plantasyon ormancılığının yapılamadığını, engebeli ve rakımı yüksek ormanlarda çalışmanın kış mevsiminde üretimi gerçekleştirmenin oldukça zor olduğunu vurgulayan yetkililer, “Orman Genel Müdürlüğü’nün üretim kalitesini artırması, standardizasyon çalışmalarını tamamlaması, orman yollarını tüm yıl kesintisiz açık tutabilmek için gerekli araç gereç ekipmanın yenilenmesi ve orman yollarının yapılması gerekiyor. Keza kış şartlarında çoğu bölgede üretim ve nakliye sorunları yaşanıyor” diyor.

 

 

Enerji ve Petrol:

Şubat ayında yurtiçi sanayi elektrik ve doğalgaz fiyatlarında bir artışa gidilmezken; Habertürk’e göre düşen petrol fiyatları, Türkiye’nin doğalgaz faturasını hafifletecek. Habere göre; 300 dolar olan fiyat, 1 Nisan’da 285 dolara kadar gerileyecek. Türkiye, yılda 50 milyar metreküp doğalgaz ithal ediyor. Doğalgazın tamamına yakın bölümü başta Rusya olmak üzere İran ve Azerbaycan’dan ithal ediliyor. Bir miktar da Cezayir ve Katar’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) satın alınıyor. LNG’nin spot piyasa fiyatının 360-370 dolar dolayında olduğu belirtiliyor. Diğer yandan BOTAŞ, Rus Gazprom’la üç kritik konuyla ilgili müzakere sürecini başlattı. Haberde öne çıkan üç kritik konu ise doğalgaz fiyatının indirilmesi, “Al yada Öde” sınırı, 2021 yılında sona erecek sözleşmenin uzaltılması olarak karşımıza çıkıyor. Buna göre; Türkiye, halen her 1000 metreküpü 300-305 dolar düzeyinde olan doğalgazın fiyatının düşürülmesini, Azeri gazının fiyatına yakın bir düzeye çekilmesini istiyor. Türkiye’nin gaz tüketimi ekonomideki durgunlaşmaya bağlı olarak azalıyor. Gerek sanayi, gerek elektrik üretiminde daha az gaz kullanılıyor. Bu nedenle 2019’da Rusya’dan daha az gaz alınması gündeme gelecek. BOTAŞ, Rusya’dan anlaşmada öngörülen miktarın altında gaz çekeceği için “al ya da öde” yaptırımına maruz kalabilir. Şirket, almadığı gazın parasını ödememek için “al ya da öde” sınırının düşürülmesini istiyor. Rusya’dan, Batı Hattı’ndan ithal edilen gazın 8 milyar metreküplük bölümü için 2021 yılında anlaşma süresi dolacak. BOTAŞ, bu sürenin uzatılmasını istiyor. Rusya’nın da uzatma talebine olumlu yaklaştığı belirtiliyor.

 

Yurtiçi pompa fiyatları; Şubat ayında Motorin için %4.62, Benzin için %6.69 oranında artış gösterdi. Global petrol piyasalarına baktığımızda; ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Enerji Bilgi Yönetimi (EIA), 2019 yılı için ortalama Brent petrol fiyat tahminini varil başına 61 dolar olarak açıkladı. EIA’nın Kısa Dönem Enerji Görünümü raporunda, Ocak ayında ortalama petrol fiyatının bir önceki aya göre 2 dolar artışla 59 dolar/varil olduğu, ancak fiyatın hala geçen yılın aynı döneminin 10 dolar gerisinde bulunduğu anımsatıldı. EIA raporunda, 2020 için de varil başına ortalama fiyatı 62 dolar olarak belirlendi. EIA aynı raporda, 2019 yılı için küresel petrol talebi büyüme tahminini 40 bin varil/gün düşürerek 1.49 milyon varil/güne indirdi. EIA, 2020 yılı için de talepte büyüme tahminini günde 50 bin varil indirerek, günde 1.48 milyon varile çekti. OPEC görüşmeleri, Venezuela krizi ve İran yaptırımlarının gündemde olduğu ortamda petrol fiyatlarının nasıl etkilendiğini yorumlayan BP CEO’su, 2019 yılı için “Petrol fiyatlarını tahmin etmek zor ama BP'yi 50 ila 65 $ arasında planlıyoruz” dedi. OPEC ve Rusya dahil müttefik üreticileri, küresel bir arz artışını önlemek için Ocak ayının başından itibaren üretim kesintisi yapma konusunda anlaşmışlardı. Ortadoğu’da  egemen olan grup, petrol fiyatlarında cezai bir düşüşün sona ermesi için Ocak 2017'de Rusya ve diğer bazı ülkelerle ortak olarak arzın kapatılmasına başladı. Bunlara istinaden BP CEO’su “Bütün bu belirsizlik, sahip olduğumuz bilinen birkaç olaya dayanıyor, İran ve Venezuela yaptırımlarından, ayrıca OPEC artı kesintilerinden..."dedi. Goldman Sachs'ın Şubat sonu yayınlanan araştırma notunda, 2019 yılının Haziran ayı sonunda petrol fiyatları yukarı yönlü hareket edecek. Goldman Sachs, öngörüsüne rağmen, Brent petrol fiyatlarının 70 dolar düzeyine yükselmesini geçici olacağını, ABD'nin petrol ihracatı ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üretim ksııtlamalarının yılın ikinci yarısında yukarı yönlü hareketi limitleyeceği belirtildi. Goldman Sachs'ın notunda, "Petrol piyasaları Mart ve Nisan aylarında büyük ölçüde sıkılaşacak" denildi ve OPEC'in üretim kısıtlamalarının ve Venezuela'nın tedarik sıkıntılarının artması durumunda petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda yükseleceği belirtildi. Goldman Sachs analistlerine göre, petrol fiyatları 70 – 75 dolar aralığına kadar yükselebilir ancak bu yükselişin geçici olacağını öngören analistler yıl sonu için varil başına Brent petrol fiyatı öngörülerini 60 dolarda tuttular. Brent petrolü için 2019 yılı ortalama fiyat tahminini 68,00 dolar/varil olarak duyuran BNP, Batı Teksas petrolü için ortalama fiyatı ise 61 dolar/varil olarak tahmin etti. Petrol fiyatlarının 2019'un ilk yarısında sıkılaşan arz şartlarının etkisi ile yükseleceğini tahmin eden BNP Paribas, yılın ikinci yarısında ise ABD'ni artan petrol ihracatının ve zayıflayan ekonomik akktivitenin etkisi ile fiyaktların düşeceğinini öngördü.

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat tarihli Beklenti Anketine göre 2019 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket anket döneminde 6.18 TL iken, bu anket döneminde 5,99 TL’ye gerilemiştir. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 6,30 TL ve 6,17 TL olarak gerçekleşmiştir. 

 

JPMorgan dördüncü çeyrek için güncellenmiş kur tahminlerinde Dolar/TL tahminini 7 seviyesinden 6.3'e indirdi. Gobal piyasalarda dolar kurunun yönünü belirleyecek en önemli iki faktör, ticaret savaşları ve Brexit süreci olarak görülürken enflasyon ve işsizlik rakamları da dikkate alınacaktır. Commerbank, 2019 yıl sonu dolar kuru için daha yaptıkları tahminin 5.75 TL olduğunu ancak şu anda dolar kurunun bu rakamında altında 5.50 TL civarında olabileceğini belirtti.  Diğer yandan IMF halen yıl sonu dolar tahminini 10.21 TL olarak koruyor. Amerikan Merkez Bankasının faiz arttırımını yakından takip eden EUR/USD paritesini Citibank, 3 aylık dönemde 1.14, 6-12 dönemde 1.18 ve uzun dönemde 1.30 olarak tahmin ederken; Commerzbank Şubat ayı raporunda 2019 yılı Q2, Q3,Q4 ve 2020 yılı Q1 tahminini sırasıyla 1.18, 1.20, 1.24 ve 1.26 olarak açıkladı.

 

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri:

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2019 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,09, bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,55, bir önceki yılın aynı ayına göre %29,59 ve on iki aylık ortalamalara göre %29,97 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,89, imalat sanayi sektöründe %0,60 artış, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektöründe %7,43 ve su sektöründe %1,02 düşüş olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %7,37 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları, %5,50 ile basım ve kayıt hizmetleri, %4,84 ile kok ve rafine petrol ürünleri olarak gerçekleşti. Buna karşılık elektrik, gaz üretim ve dağıtımı %7,43, kağıt ve kağıt ürünleri %1,68, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler %1,66 ile bir önceki aya göre endekslerin en fazla azaldığı alt sektörler oldu. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2019 yılı Şubat ayında aylık en fazla artış dayanıksız tüketim malında ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti.

 

 

Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %1,83, bir önceki yılın Aralık ayına göre %1,83, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,35 ve on iki aylık ortalamalara göre %37,57 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,15, imalat sanayi sektöründe ise %1,85 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %14,95 ile temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları, %5,80 ile içecekler, %4,35 ile deri ve ilgili ürünler sektöründe gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2019 yılı Ocak ayında en fazla aylık artış enerji mallarında ve   en fazla yıllık artış dayanıklı tüketim mallarında gerçekleşti.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş