Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

GENEL GÖRÜNÜM

Değerli Meslektaşlarım,

Biz satınalma ve tedarik yöneticilerini oldukça zorlayan bir yılın sonuna geldik. 2018 yılı içinde dünya ticaret savaşlarının etkisi ile görülen güçlü fiyat dalgalanmalarının yanında, ülkemizdeki kur dalgalanmalarının zorluklarını birlikte yaşadık ve mesleki paylaşım gruplarımız ile yine birlikte çözümler üretmeye çalıştık. Diğer yandan, 2018 yılında Satınalma ve Tedarik Yönetiminin Meslek Odası olması yolunda çalışmalara başladık. Eskişehir, İzmir, Trakya ve Antalya’daki meslektaşlarımız ile buluştuk.

 

Şimdi kafamızdaki yeni sorularda 2019 yılına girmeye hazırlanıyoruz. 2019 yılının ilk sayısında mümkün olduğu kadar 2018 analizlerine ve 2019 tahminlerine yer vermeye çalıştık. Türkiye için seçim beklentilerinin , dünya için küresel yavaşlama sinyallerinin altında 2019 yılı için bazı kurumların tahminleri şu şekilde gerçekleşti : Fortune Türkiye’ye göre, Ticaret savaşları ve daralan likidite koşullarının dünya ekonomilerinde büyüme oranlarını yavaşlattığı görülüyor. 2019 yılında da ekonomilerdeki yüksek borçluluk oranları, ticaret savaşlarının etkisiyle özellikle Uzakdoğu ülkelerindeki yavaşlama sinyalleri gündemdeki yerini koruyacağa benziyor. Bu anlamda, önümüzdeki yılın özellikle global üreticiler için yeni fiyat ve vergi oranlarında kendilerini yeniden yapılandıracakları bir yıl olacak. Diğer yandan, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz oranlarını artırmaya devam edecek olması da özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından risklerin devam edeceğini gösteriyor. Ancak, FED’in büyüme kaygıları nedeniyle faizleri beklendiği kadar hızlı bir faiz artışı yapmayabileceği de beklentiler dahilinde. Analistlere göre bu durumda, 2019 yılı büyümenin azaldığı ancak, finansmanında sıkıntı çekilmediği bir yıl olabilir. Varlık alım programını sonlandırmaya hazırlanan Avrupa Merkez Bankası için de işlerin zor olacağı açık. Avrupa ekonomileri de büyüme sorunlarıyla savaşırken İtalya ekonomisinin borç sorunu ve Brexit masada ciddi bir sorun olarak duruyor. Bu nedenle önümüzdeki yıl İtalyan ve Brexit nedeniyle İngiliz ekonomisindeki sorunlar Avrupa Merkez Bankası’nın bilanço daraltmada acele etmeyeceği bir yıl olabilir. İtalya’nın borcunun GSYH’ya oranı %130’a ulaşmış durumda. Bu borç sorunu İtalya’nın yanı sıra Avrupa’nın geneli için de bir sorun oluşturuyor. 2019 yılında İtalya’nın Avrupa için yeni bir Yunanistan olup olmayacağı soruları soruluyor. Bu arada analistlere göre, FED’in faiz artırımları konusunda acele etmeyeceği iyice belli ederse gelişmekte olan ülkelere fon akımının artabileceğini düşünmek gerekiyor. Yine fırsatları gelişen ekonomilerde arayacak uluslararası sermaye, riskleri Avrupa ekonomilerinde görebilir ki bu da fon akımlarını gelişmekte olan ülkelere yönlendirebilir.

 

Ayrıca, FED’in faiz artırımlarını yavaşlatması doların diğer para birimleri karşısında eskisi kadar güçlü işlem görmemesi anlamına geliyor. Global ekonomilerin 2018 yılındaki sorunlarını 2019 yılına da taşıyacağı ve bunlara yönelik adımları gündemdeki yerini koruyacak. Peki Türkiye bu ortamdan nasıl etkilenecek? Bilindiği gibi şu anda ekonominin en önemli gündem maddesi enflasyon. Hükümet, eylül ayında yıllık %24.52’ye çıkan enflasyonun aşağı çekilmesi için bir dizi önlem aldı. Bunun etkilerinin kasım ve aralık enflasyonunda görülmesi bekleniyor. Ancak, 2019 yılının ilk aylarında enflasyonun tekrar yukarı hareketlenmesi öngörülüyor. Öte yandan, enflasyonda tek haneli seviyelerin ancak 2020 yılında görülebileceğine yönelik değerlendirmeler de bulunuyor. 2019 Türkiye ekonomisinde enflasyon ve faizleri aşağıya çekip büyümesini sağlayacak finansman kaynakları arayışının devam edeceği bir yıl olacak. Bilindiği gibi önümüzdeki yıl mart ayında yerel seçimler bulunuyor. Bu nedenle ekonomik gelişmeleri yerel seçimlere kadar ve seçimlerden sonra diye ikiye ayırmak gerekebilir. Seçimlere kadar büyüme odaklı politikalar izlenmesi öngörülürken, seçimlerden sonra tasarruf ve yeniden reform odaklı politikalara ağırlık verilmesi bekleniyor.

 

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

 

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

Purchasing Turkey – Satınalma Türkiye

CEO

 

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Aralık ayında %3.56 düşüş göstererek 6.015 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %4.52 oranında azalış gösterdi. Buna göre Bakır 2018 yılını %15.95 oranında düşüş ile kapatmış oldu. Düşüşün nedeni olarak Çin'in kredi büyümesinin hayal kırıklığı yaratması ve ABD-Çin arasındaki ticari gerilimin yarattığı endişeler gösteriliyor. İki ülke arasındaki görüşmelerde Çin hükümetinin uzlaşmacı bir tavır göstereceği beklentisi ile fiyatlara yukarı yönlü baskı yaratıyor. Ancak Wood Mackenzie analistlerine göre Buenos Aires’teki G20 zirvesinde ticari savaşların çözüleceğine dair bir işaret görülmedi ve bu belirsizlik 2019’da devam edecek. Çin’de bakır talebi klima, otomobiller ve altyapı yatırımlarından gelirken, 2019’da Çin’in bakır talebine en büyük katkıyı altyapı yatırımları sağlayacak. Scotiabank ise Aralık ayı raporunda 2019 bakır fiyatını ortalama 3 USD/lb olarak tahmin etti.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Aralık ayında %2.82 azalış göstererek 1.880 USD/ton olurken, alüminyum stokları %20.40 oranında arttı. Buna göre Alüminyum 2018 yılını %16.11 oranında düşüş ile kapatmış oldu. LME Alüminyum prim değerleri, Kasım ayı sonunda ABD için 440$/ton, Batı Avrupa için 80$/ton, Doğu Asya için 95$/ton ve Güneydoğu Asya için 15 $/ton seviyesinde işlem gördü. Japon alıcılarının prim rakamları 2018’in son çeyreğinde 103 USD/ton seviyesinden işlem görürken, 2019 ilk çeyrek anlaşmalarının 85 USD/ton seviyelerinde olacağı belirtildi. FocusEconomics’e göre, Çin’in metal talebini destekleyici teşvik planları, alüminyum fiyatlarını yükseltecek. Ancak yüksek arz nedeniyle bu yükseliş sınırlı kalacak ve 2019’Q4’te 2.146 USD/ton seviyesinde olacak. Scotiabank, Aralık raporuna göre 2019 yılında Alüminyum fiyatları ortalama 1.00 USD/lb seviyesinde olacak.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Aralık ayında %3.13 azalış göstererek 10.665 USD/ton olurken, nikel stokları da %2.64 oranında azaldı. Buna göre Nikel 2018 yılını %12.94 oranında düşüş ile kapatmış oldu. Outokumpu Ocak 2019 prim fiyatlarını 430 Kalite için 29 €/ton, 304 Kalite için 91 €/ton ve 316 Kalite için 112 €/ton düşüşle açıkladı. Dünyanın en büyük nikel üreticisi Brezilya'nın maden şirketi Vale, elektrikli araçlar için nikel üretimini destekleyeceğini açıklamasına rağmen, lityum bataryanın ana bileşenlerinden olan nikel için 2019 üretim hedefini düşürdü.  FocusEconomics’re göre ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşında çözüme gidilirse Nikel fiyatlarında büyük bir sıçrama olacak ve fiyatlar 8 USD/lb (17.640 USD/ton) seviyene gelecek. Arz ve talep dengesine her ne kadar tüm analistler 2019’da fiyatlarda yükseliş beklese de, fiyatların en son 2014 yılında görülen bu seviyeye ulaşması oldukça zor.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Çinko fiyatları Aralık ayında %3.29 azalış göstererek 2.542 USD/ton olurken, çinko stokları %10.76 oranında arttı. Buna göre Çinko 2018 yılını ticaret savaşlarının etkisinden kurtulamayarak %23.27 oranında düşüş ile kapatmış oldu. Uzmanlara göre son dönemlerde yükselen Nikel fiyatlarının aşağıda yönlü hareketi beklenen bir durum idi. Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışmaları Grubu (ILZSG)’nda göre küresel çinko piyasası 2018 Ocak-Ekim aylarında 301.000 ton açık verdi.  CRU’ya göre çinko fiyatları üretimin yeniden yükselmesine kadar kritik seviyelerde kalacak stok miktarının etkisi ile 2019 başında kısa vadeli yükselecek. Wood Mackenzie analistlerine göre de fiyatların Şubat 2018 seviyelerine yükselmesi ve aşması olası olarak görünüyor. Scotiabank Aralık raporuna göre, Çinko fiyatlarının 2019 yılı ortalaması 1.30 USD/lb seviyelerinde olacak.

 

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Kurşun fiyatları Aralık ayında %3.89 artış göstererek 2.032 USD/ton olurken, kurşun stokları da %2.16 oranında arttı. Aynı dönem için Kalay fiyatları ise %4.86 artış göstererek 19.400 USD/ton olurken, kalay stokları  %27.33 oranında azaldı. Buna göre Kurşun 2018 yılını %18.54 oranında düşüş ile kapatırken, Kalay da yılı %2.27 oranında düşüş ile kapatmış oldu. FocusEconomics’e göre kurşun fiyatları 2019 yılında LME’de Bakır başta olmak üzere, tüm metallerin hareketinden etkilenerek 2019 yılı başlarında düşüş yönlü bir seyir izleyecek. Ancak, kış aylarında arz ve talep dinamikleri ile kurşun akülere hali hazırda olan yüksek talebin devam etmesi fiyatlara yukarı yönlü baskı yapmaya devam edecek. Analistlere göre, kurşun fiyatları 2019 yılının son çeyreğinde 2.251 USD/ton ve 2020 yılının son çeyreğinde 2.237 USD/ton seviyelerinde olacak.

 

Demir cevheri fiyatları Aralık ayında %8.3 oranında artış göstererek 78 dolar seviyesinden ayı kapattı. Demir fiyatları diğer ana metallerdeki düşüşten fazla etkilenmeyerek, dar bir aralıkta hareket ederek yılı %3.7’lik düşüş ile kapattı. Aralık ayındaki uzlaşma tahminlerinde, FocusEconomics'ten analistler Kasım ayında düşen demir fiyatlarının “yavaşlayan Çin ekonomisi ve küresel ticaret gerginliği üzerindeki dalgalanmalar nedeniyle olduğunu söylerken; Çin hükümetinin, kirlenmeyle mücadele için «%62'den fazla demir içeriğine sahip olan yüksek dereceli konsantrelere dair» üretim kesintilerini şart koşması ile çelik üretiminde bu kış kısıtlanma beklediklerini belirttiler. Wood Mackenzie analistleri; 2019’da 65 - 70 USD’lik bir fiyat aralığının makul bir denge olduğunu belirtirken; FocusEconomics’in analistlerine göre demir cevheri fiyatlarının gelecek yıl ve 2020’de dalgalı olmaya devam edecek. Çin’deki yükselen arz ve zayıflayan inşaat talebinin ilk çeyrekte fiyatları aşağı çekeceğini belirten analistler, 2019 yılı son çeyreğinde fiyatların 58 USD olmasını bekliyor. Scotiabank ise Aralık raporunda 2019 yılı ortalama demir cevheri fiyatını 65 USD/ton olarak tahmin etti.

 

 

 

Plastik ve Kauçuk:

Aralık ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %1.63’lük azalış görülürken, en yüksek azalış %2.74 ile ABS’te görüldü. Bunu %2.20 ile PS ve %1.26 ile PP izledi. PA66 fiyatlarındaki yükseliş beklentileri kısa vadede son bulmayacak görünüyor. Bu sebeple üreticilerin 2021 yılına kadar sürmesi beklenen bu darboğazı geliştirilmiş PA6 ürünleri ile aşmaya çalışması bekleniyor. Chemorbis haberlerine göre; Türk lirasının dolar ve euro karşısında yaşadığı değer kaybı nedeniyle 2018 boyunca oldukça zor dönemlerden geçti. Önde gelen dünya ekonomileri arasında yükselen siyasi tansiyon da global ticaretin dengesini yerinden oynattı. İthal YYPE film fiyatları Kasım sonuna dek mütemadiyen Çin’in altında kalırken; AYPE sadece Kasım’da Çin’in üzerine çıkabildi ve kısa bir süre sonra da primini kaybetti. Türkiye’nin LAYPE piyasası 2018’in 2. yarısı boyunca Çin’deki seviyelerin altından işlem gördü. Avrupa’daki oyuncular, Aralık ayı faaliyetlerini Noel tatilleri nedeniyle her zamankinden daha erken kapattı. Şu ana dek PP işlemleri Kasım’a kıyasla 40-70€/tonluk düşüşlerle yapıldı. Bölgede Aralık ayı propilen kontratları 100€/ton düşüşle yapıldıysa da, Avrupa’daki poliolefin üreticileri marjlarını iyileştirmek adına daha mütevazı düşüşler uygulamakta kararlı davrandı. Çin’in PE kapasitesinin, faaliyete geçirilmesi planlanan yaklaşık otuz yeni üretim tesisi ile birlikte, önümüzdeki dört yıl içerisinde iki katına çıkması bekleniyor. Şirketlere yakın kaynaklara göre, Çin’de 2019 yılının sonuna kadar 4,3 milyon ton/yıl ve 2022 yılına kadar toplam yaklaşık 14 milyon ton/yıl yeni PE kapasitesi faaliyete geçecek. Türkiye’de, son dönemde çeşitli firmalar yeni petrokimya tesisleri inşa etmek amacıyla planlarını açıkladı. Yeni kapasitelerin gelecek beş yıl zarfında faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin dünyanın en büyük ikinci PP ithalatçısı olduğu göz önüne alındığında bu yatırımlar üreticiler için büyük önem taşıyor.

 

Çeşitli Ürünler:

Sunsirs fiyat endeksine göre Aralık ayında fiyat en çok artan ürünler :  Kuru Koza %16.30, Ham İpek %11.08, Cam %7.01, Soda Külü %6.93, Demir Cevheri %6.20, Çinko (külçe) %4.81, Proplen Oksit %4.69, Çelik Putreller %4.46, Doğal Kauçuk %3.80, Gümüş %3.34, Oluklu Kağıt %2.94, Sıcak Haddelenmiş Rulo %2.68, Soğuk Haddelenmiş Levha %1.35 olurken; fiyatı en çok azalan ürünler : Kloroform %26.78, Asetik Asit %17.83, Glikol %12.64, Sülfirik Asit %10.91, Oktanol %9.92, Titanyum Dioksit %6.83, Kobalt %6.31, PA6 %6.29, Nikel(külçe) %6.26, Kostik Soda %6.06, Melamin %5.88, Polisilikon %3.86, Akrilik Asit %3.75, PA66 %3.22, Bakır %3.11, Kağıt Hamuru %2.94, Renk Kaplı Levha %2.89, Hidroklorik asit %2.70, Galvanizli Sac %2.47, Stiren %2.22, PET %1.81, Pamuk İpliği %1.70, Fosfor %1.60, Paslanmaz Çelik Levha %1.08  şeklinde oldu.

  

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatlarında, TL bazında Aralık ayında düşen döviz kuru ve hurda fiyatlarının etkisi ile düşüşler görüldü.  OMÜD’e göre; 2019 "zorlu bir yıl" olacak. «Sürdürülebilir büyüme için» yerli üretimin desteklenmesi çağrısı yapan OMÜD, oluklu mukavva sektörünün 2018 yılının ilk yarısında yüksek büyüme oranları elde ettiğine işaret etti. Üçüncü çeyrekte sektörde  büyümenin azaldığı ve son çeyrekte bir miktar küçülme görüldüğü de belirtildi. Oluklu mukavva sektörünün ihtiyacı olan kağıtların %75-80’inin geri dönüşümden elde edildiğini belirten OMÜD, sektörün gündeminde olan sorunları şöyle belirtti : “Geri kalan %20-25’i ise kraft kağıt olarak tabir edilen birincil elyaf kraft-liner kağıtlardan oluşmaktadır. Ülkemizde kraft kağıt üreticisi tek bir işletme olup, ülkemizin ihtiyacının ancak %13-15’ini karşılayabilmektedir. Geri kalan yüzde 85-87’si ise ithal ediliyor. Ne yazık ki, ABD’den ithal edilen kraftliner kağıtlarda %12.24 ile %19.96 arasında; Finlandiya, Polonya, Rusya, Brezilya’dan ithal edilen kraft kağıtlara da %5 ile % 11.34 anti damping vergisi uygulanmaktadır. Bu vergilerin yanı sıra ABD’den ithal edilen kağıtlara Ağustos 2018 tarihinden itibaren %20 oranında ek vergi konulmuştur. Sektör ihtiyacını yerli üretimle karşılayamadığı için zorunlu olarak ithalata başvuruyor. Bu sebeple anti-damping önlemleri ve ek vergiler sektörün dışa bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi azaltmayı dahi sağlamamaktadır. Getirilen vergiler yabancı firmaları cezalandırmaktan uzak. Ancak her getirilen ek mali yükümlülük enflasyonist etki yarattığı için maalesef tüketiciler cezalandırılıyor.»

 

Enerji ve Petrol:

Aralık ayında doğalgaz fiyatlarında bir değişim görülmezken, Ocak 2019 fiyatlarında «Serbest Olmayan Tüketici», «Kademe-1» ve «Kademe-2» için fiyat indirimine gidildi. Buna rağmen doğalgaz fiyatları 2018 yılını %91.94’lük artış ile kapadı. Düşen kurun ve spot piyasadaki düşüşlerin etkisi ile piyasalar fiyat indirimleri bekliyor. Elektrik ve doğalgazdaki indirimin gelecek yılki döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki projeksiyonlara göre oluştuğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, “6 ay sonra bu fiyatlar böyle giderse doğalgaz fiyatlarına indirim yönünde yansıyabilir diyebiliriz. Burada gazın kendi cinsinden fiyatını konuşuyoruz, ama elektrikte ve doğalgaz tarafında ayrıca dağıtım giderleri, diğer yatırımlar ve işletme giderleri var” dedi.

 

EIA'nın "Aralık 2018 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporunda", gelecek yıl Brent tipi ham petrolün ortalama varil fiyatının 61 dolar, ABD'nin Batı Teksas (WTI) türü ham petrolünün ortalama varil fiyatının da 54 dolar olmasının öngörüldüğü belirtildi. EIA'nın Kasım ayı raporunda, gelecek sene Brent petrolün varil fiyatının 72 dolar, WTI petrolün de 65 dolar olacağı tahmin edilmişti. Böylece, her iki ham petrol cinsinin gelecek yıla dair varil fiyatı, bir ay önceki rapora kıyasla 11 dolar aşağı çekilmiş oldu.

 

Raporda, revizyonla ilgili olarak, dünyanın en büyük petrol üreticileri olan ABD, Rusya ve Suudi Arabistan'ın ham petrol üretimlerinin geçen ay rekor seviyelere ulaştığına işaret edildi. ABD'nin, İran'ın ham petrol ihracatına yönelik 5 Kasım'da yürürlüğe giren yaptırımlar kapsamında 8 ülkeye 6 ay süreyle İran petrolü satın alma muafiyeti tanındığının hatırlatıldığı raporda, gelecek aylar için küresel ekonomik büyüme ve petrol talebindeki artış hızıyla ilgili endişelerin devam ettiği vurgulandı.

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 5.64 TL iken, bu anket döneminde 5.44 TL oldu. Yılsonu kapanışı ile DSK için 5.2905 TL olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 6.37 TL ve 6.25 TL olarak gerçekleşmiştir. Deutsche Bank, "Gelişmekte Olan Piyasalar Görünüm 2019" raporunda Türk Lirası'nın 2019 başlarında değer kazanacağı beklentisini koruduklarını açıkladı. Kurum, 5,30 seviyesinin altında USD/TRY'nin kriz öncesi seviyelere geri döndüğüne işaret ettiğini belirtti. Banka, 2019 yılında cari işlemler hesabının yeniden kötüleşmesini bu nedenle kısa vadede yapıcı görüşlerini koruduklarını, ancak Türk varlıkları için 2019'un ikinci yarısına yönelik daha ihtiyatlı bir duruşa ilerlediklerini vurguladı. Fitch 2019 ve 2020 yılsonu döviz kuru beklentisini ise sırasıyla 5.90 ve 6.00 olarak açıkladı.

 

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri:

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %2,22 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre %33,64, bir önceki yılın aynı ayına göre %33,64 ve on iki aylık ortalamalara göre %27,01 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %2,46, imalat sanayi sektöründe %1,56, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektöründe %8,47 ve su sektöründe %0,13 düşüş olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla düşüş; %22,56 ile ham petrol ve doğal gaz, %13,14 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %8,47 ile elektrik, gaz üretim ve dağıtımı olarak gerçekleşti. Buna karşılık tütün ürünleri %1,99, içecekler %1,74, diğer ulaşım araçları %1,59 ile bir önceki aya göre endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Aralık ayında aylık en fazla düşüş %8,91 ile enerji sektöründe gerçekleşti.

 

Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2018 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre %8,44 düşüş, bir önceki yılın Aralık ayına göre %35,23, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,21 ve on iki aylık ortalamalara göre %34,68 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %8,30, imalat sanayi sektöründe ise %8,44 düşüş olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla düşüş; %22,90 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %9,98 ile bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler, %9,38 ile motorlu kara taşıtları, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) sektöründe gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Kasım ayında en fazla aylık düşüş %22,90 ile enerji mallarında gerçekleşti.

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş