Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

GENEL GÖRÜNÜM – Gürkan Hüryılmaz

Değerli Meslektaşlarım,

Bu yılın neredeyse her ayında olduğu gibi Eylül ayında da satınalma departmanları nöbete devam etti. 13 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Türk Parası Kıymetini Korumu Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile birlikte döviz bazlı sözleşmelerin akibeti konusunda bekleyişimiz başladı. Nihayetinde 6 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2018-32/51) ile de, Kararda Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmiş olunan istisna halleri belirleme yetkisi kullanılmak suretiyle, bir yandan düzenlemenin müphem noktaları hakkında açıklamalar yapılmış diğer yandan ise sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebileceği istisna halleri düzenlendi. Özellikle 13 Eylül 2018 tarihinden önceki anlaşmaların genelinde bir değişiklik yapılmasına gerek kalmazken, istisnaların geniş kapsamına baktığımızda, TL bazlı sözleşmelere geçiş sürecinin özellikle Imalat sanayi için beklenenden daha kolay olacağı görülüyor.

Diğer yandan petrol fiyatları için tekrar 100 dolar seviyelerine yükseliş beklentileri gündeme geliyor. BBC haberine göre, petrol fiyatlarının tekrar 100 dolar seviyesine çıkması dünya ekonomisi için şu anlama geliyor : Yükselen petrol fiyatları, hanehalkı gelirini ve tüketim harcamalarını vurabilir. Özellikle Avrupa'daki birçok ülkenin petrol ithalatçısı olduğu düşünülürse bu bölgenin kırılgan olduğunu söyleyenebilir. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'de de enflasyon yukarı doğru gidebilir. Kuzey yarıkürede kış mevsiminin başlamasıyla beraber tüketiciler enerji kaynaklarını masraflarını düşük tutmak amacıyla biyoyakıt ya da doğalgaza çevirebilir. Ancak ekonomistler, küresel ekonominin zarar görmesi için petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması gerektiğini söylüyor. Diğer yandan doların sürekli değer kazanması, petrol fiyatlarının dolarla ödenmesi yüzünden çok da yardımcı olmuyor. Bloomberg'in araştırmalarına göre her ne kadar petrol fiyatlarının yükselmesi küresel ekonomik büyümeye zarar verse de bunun etkilerinin 2011 yılındaki kadar ağır olması beklenmiyor. Ekonomist Jamie Murray ve meslektaşlarının araştırmasına göre kaya gazı devrimi, enerji yoğunluğunun azalması ve halihazırdaki yüksek fiyat seviyeleri bunda rol oynuyor. Petrol gelirlerinin artması, petrol üretici ülkelerin bütçe ve cari açıklarını toparlamalarını, hükümetlerin harcamalarını artırmasını sağlarken; Hindistan, Çin, Tayvan, Şili, Türkiye, Mısır ve Ukrayna en büyük darbeyi alacak ülkeler olacak. Petrol için daha çok para ödemek zorunda kalmaları, bu ülkelerin cari açıklarını büyüteceği gibi Amerikan Merkez Bankası'nın faiz artırımları karşısında daha kırılgan bir yapıya bürünmelerine yol açacak. Petrol fiyatlarındaki önemli bir artış, eğer hesaplamalara ulaşım ve kamu hizmetleri kaleminden girerse genel olarak enflasyonda daha uzun süreye yayılan bir artışa işaret ederken; merkez bankalarının gevşek para politikalarını yürütmesi için gerekli sebepleri ortadan kaldıracak.

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

Selamlarım ve Saygılarımla,

Gürkan Hüryılmaz

Purchasing Turkey – Satınalma Türkiye

CEO

 

Metal-Demir-Çelik:

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Eylül ayında %2.68 artış göstererek 6.179 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %23.60 oranında azalış gösterdi. Ticaret savaşlarının etkisi ve Çin’deki yavaşlayan büyüme tüm metallerde olduğu gibi bakır fiyatlarına da aşağı yönlü baskı kurmaya devam ediyor. Bunun yanında arzdaki artışlar da fiyatları dizginliyor. Örneğin, Şili'nin devlete ait madeni olan Codelco'daki bakır üretimi 2018'in ilk altı ayında %2 artışla 813.000 tona çıktı. Diğer yandan Şili’deki Escondida madenindeki işçiler yeni bir iş sözleşmesi imzalayarak çalışmaya başladılar. Global tahminlere baktığımızda, Goldman Sachs, yıl sonu bakır fiyatı tahminini $6.500/ton’da sabit tutarken; Barclays, ortalama bakır fiyatlarının 2018 için $6.603/ton, 2019 için ise $6.263/ton olacağını tahmin ediyor.

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Eylül ayında %4.76 azalış göstererek 2.011 USD/ton olurken, alüminyum stokları %7.49 oranında azaldı. LME Alüminyum prim değerleri, Eylül ayında ABD için 455$/ton, Batı Avrupa ve Doğu Asya için 105 $/ton, Güneydoğu Asya için 15 $/ton seviyesinde işlem gördü. Uzmanlara göre, daha büyük düşüşlerin beklendiği Alüminyum fiyatları, Alümina fiyatlarının yükseliş baskısı ile hareket ediyor. Bir ton birincil alüminyum üretmek için ortalama iki ton alumina gerektiğini belirten uzmanlara göre, 370 dolar/ton seviyelerindeki Alümina fiyatların Avustralya’da 625 dolar/tondan işlem görmesi fiyatların düşüşünü büyük ölçüde engelledi. Rusal ve Çinli üreticilerin alumina ile ilgili tedarik kaygıları, Goldman Sachs'ın 3 aylık, 6 aylık ve 12 aylık dönemler boyunca ortalama 2.300 $, 2.200 $ ve 2.000 $ olduğunu tahmin etmesine neden oldu. Foreks haberlerine göre; temeli 95 yıl önce atılan Burak Alüminyum ile Türkiye’nin ilk alüminyum levha üreticisi olarak 1960’lı yıllarda kurulan Teknik Alüminyum için tedbir kararları verildi ve konkordato komiserleri heyeti atandı. Rus alüminyum üreticisi Rusal'ın Eylül 2018'de alüminyum ihracatının bir önceki aya göre %8,6 düştü. Tass haber ajansının Rus Demiryolları verilerini baz alarak geçtiği habere göre Eylül'de Rusal'ın ihracatı 264.000 ton oldu. Aynı verilere göre ABD'nin Nisan'dan beri yaptırım uyguladığı Rusal'ın Ocak-Eylül arasında alüminyum ihracatı geçen yıla göre %0,6 düşerek 2,1 milyon ton oldu.

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Eylül ayında %4.00 azalış göstererek 12.470 USD/ton olurken, nikel stokları da %4.28 oranında azaldı. Foreks haberine göre, İngiliz şirket Consolidated Nickel Mines (CNM), Zambiya'daki Munali nikel madenini gelecek yıl ilk çeyrekte açmayı planladığını açıkladı. Munali madeni 2011 yılında düşük nikel fiyatları ve zayıf operasyonel performans nedeniyle bakım ve onarıma almıştı. Trading Economics’in Nikel fiyatları için 2018/Q4, 2019/Q1, Q2 ve Q3 tahminleri sırasıyla, 13.256, 12.243, 11.309 ve 10.445 dolar/ton olarak belirlendi.

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Çinko fiyatları Eylül ayında %2.76 artış göstererek 2.573 USD/ton olurken, çinko stokları %15.77 oranında azaldı. Foreks’e göre; Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışmaları Grubu (ILZSG), 2018'de rafine kurşun için talebin arzı 123.000 ton aşçasını, 2019'da 50.000 ton arz fazlası vermesini tahmin ettiklerini açıkladı. ILZSG'ye göre bu yıl rafine çinko için talebin arzı 322.000 ton geçecek, 2019'da açık 72.000 tona gerileyecek. Trading Economics’in Çinko fiyatları için 2018/Q4, 2019/Q1, Q2 ve Q3 tahminleri sırasıyla, 2.701, 2.565, 2.435 ve 2.312 dolar/ton olarak belirlendi. Diğer yandan, lityum-iyon pillere alternative olarak yeni geliştirilen çinko hava pillerinin önümüzdeki dönemlerde talep görmesi halinde fiyatların yükselebileceği belirtiliyor.

Londra Metal Borsası (LME) aysonu kapanış verilerine göre Kurşun fiyatları Eylül ayında %2.91 azalış göstererek 2.002 USD/ton olurken, kurşun stokları da %7.99 oranında azaldı. Aynı dönem için Kalay fiyatları ise %0.53 azalış göstererek 18.900 USD/ton olurken, kalay stokları da %2.55 oranında azaldı. Foreks’e göre; Rafine kurşun için talep tahmini bu yıl %0,2 artışla 11,71 milyon ton, 2019 için %0,7 artışla 11,79 milyon ton çinko için bu yıl % 0,4 artışla 13,74 milyon ton, 2019'da %1,1 artışla 13,88 milyon ton olacak.

Demir cevheri fiyatları Eylül ayında %2.6 oranında artış göstererek 79 dolara seviyesinden ayı kapattı. Hürriyet haberine göre; Ticaret Bakanlığınca, bazı demir çelik ürünlerinin ithalatında geçici koruma önlemleri alındı. Ticaret Bakanlığının, "İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ"i Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Buna göre, "yassı mamuller", "çubuklar, teller ve profiller", "demiryolu ve tramvay hattı malzemeleri", "boru ve içi boş profiller" ile "paslanmaz çelikler"de 200 gün süreyle geçici korunma önlemi olarak yüzde 25 oranında ek mali yükümlülük uygulanması kararlaştırıldı. Söz konusu ürünlerde, ek mali yükümlülükten muafiyet sağlamak üzere tarife kontenjanı açılmasına, Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet tanınmasına da karar verildi. Tebliğle açılacak tarife kontenjanları, yasası mamuller için 3 milyon 117 bin 670 ton, çubuklar, teller ve profiller için 558 bin 534 ton, boru ve içi boş profiller için 273 bin 901 ton, paslanmaz çelikler için 139 bin 934 ton ve demiryolu ve tramvay hattı malzemeleri için 27 bin 44 ton olarak belirlendi. Trading Economics’in Demir Cevheri fiyatları için 2018/Q4, 2019/Q1, Q2 ve Q3 tahminleri sırasıyla, 62.26, 57.85, 53.75 ve 49.95 dolar/ton olarak belirlendi.      

Plastik ve Kauçuk:

Eylül ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %1.02’lik artış görülürken, en yüksek artış %6.41 ile ABS’te görüldü. Bunu %1.69 ile PS, %1.59 ile PP tarip ederken, PVC fiyatlarında %3.05’lik düşüşler görüldü. PE ve PA6 fiyatları ise yatay bir seyir izledi. PA66 fiyatları geçen ay olduğu gibi bu ayda yükselişe devam etti. Uzmanlara göre, fiyat artışlarının engelleyebilecek bir durum yılsonuna kadar görünmüyor. Chemorbis haberlerine göre; Hindistan ve Güneydoğu Asya’daki PVC tedarikçileri, geçen hafta kendi yurtiçi piyasalarına kayda değer düşüşlerle yaklaştı. Zira talep yetersiz kalmaya devam etti. Değer kaybeden yerel para birimlerinin alıcıları yurtiçinden alım yapmaya itmesine rağmen ortaya çıkan bu durum, dikkat çekti. Afrika ve Orta Doğu’da PE fiyatları Ekim ayında da stabil seviyelerden veya düşüşlerle açıklandı. Ekim, bu piyasalarda benzer bir eğilimin görüldüğü peş peşe yedinci aya işaret ediyor. Yıl sonu yaklaşırken durağan seyreden talep ve rahat arz, tedarikçiler üzerinde baskı kuruyor. Orta Doğu’da, iki Suudi üretici yurtiçi piyasalarına PE fiyatlarını değiştirmedi veya 150SAR/tonu (40$/ton) bulan düşüşlerle açıkladı. Avrupa PP piyasası, beklentilere paralel olarak Ekim ayına stabil veya hafif artış eğilimli bir giriş yaptı. Buna göre, PP tedarikçileri Ekim için ilk tekliflerini ve satış hedeflerini propilen kontratlarının 20€/ton artışla yapılmasının ardından çoğunlukla artışlarla açıkladı. Bu arada, distribütör piyasasında değişmeyen seviyelerden teklif veren satıcılar da oldu. Batı Avrupalı bir üretici, Ekim ortasına kadar sürecek olan planlı bakım duruşu nedeniyle 30€/tonluk zam hedefliyor. Bölgedeki diğer üreticilerse, propilendeki artışa paralel 20€/tonluk artışlarla teklif vermeye başladı. Güneydoğu Asya’nın ithal PE piyasasındaki hava geçen hafta kısıtlı talep yüzünden Çin’deki hafif toparlanmaya tepkisiz kaldı. Bu arada, rekabetçi seviyelerden teklif edilen Amerikan malları piyasaya gelmeye devam ederken, Orta Doğulu ve Güneydoğu Asyalı üreticiler ilk Ekim ayı fiyatlarını bölgeye mütevazı düşüşlerle açıkladılar. Uzak Doğu Asya bazındaki spot etilen fiyatları düşüş eğilimini sürdürdü ve bir yıldan uzun bir süredir görülen en düşük seviyelerine geriledi. Bu durum, azalan talep ve rahat tedarikten kaynaklandı. Çin’de, 1 Ekim’de başlayan ve bir hafta sürecek olan Ulusal Gün tatili ile çakışan düşüşler, artan ham petrol fiyatlarına da kayıtsız kaldı. Piyasaya Ekim ayında yoğun bir şekilde giriş yapması beklenen ithal mallar da haftalık düşüşte rol oynadı. Asya’da, ABS piyasaları petrol fiyatlarındaki artışa kayıtsız kalarak geçen hafta stabil seyretti veya hafif düşüşler kaydetti. Zira ABD’nin 200 milyar dolar değerindeki Çin malı üzerinde uyguladığı son vergiler ile gerileyen bütadien fiyatları piyasadaki havayı zayıf tuttu. Doğal kauçuk fiyatlarında Eylül ayında yatay bir hareket gözlemlenirken; sentetik kauçuk fiyatlarında yükseliş eğilimi devam ediyor.

Çeşitli Ürünler:

Sunsirs fiyat endeksine göre Eylül ayında fiyat en çok artan ürünler : Hidrollik Asit %41.09, PTFE %18.75, Asetik Asit %14.68, Sülfürik Asit %12.57, Asfalt %11.19, Kükürt %11.14, Oktanol %10.53, Brom %8.69, Metanol %8.19, PP %6.69, Demir Cevheri %6.08, Çimento %4.67, Naylon FDY %3.48, Bakır %3.38, Fosfor %2.81, Çinko %2.80, PA6 %2.71, Vidalı Çelik %.2.63, Soda Külü %2.60, Metal Silikon %1.87, PA66 %1.74, Renk Kaplı Levha %1.50, Paslanmaz Çelik Levha %1.23 olurken; fiyatı en çok azalan ürünler : PET %10.12, Poliester POY %8.26, Kloroform %7.94, PC %7.86, Polisilikon %4.63, Oluklu Kağıt %4.60, Alüminyum %3.44, PVC %3.11, Kağıt Hamuru %2.58, Kurşun %2.58, Sıcak Haddelenmiş Rulo %2.35, Titanyum Dioksit %2.27, Nikel %1.75, Fenol %1.34 şekilnde oldu.

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatları, TL  bazında Eyül ayında beyaz kağıtlarda ortalama %9.2 oranında artış gösterirken, gri kağıtlar fiyatlarındaki artış ortalama %7.7 seviyelerinde oldu. Habertürk’e göre, oluklu mukavva sektöründe faaliyet gösteren Olmuksan International Paper Genel Müdürü, kağıt fiyatlarında sene başından bu yana %70 artış yaşandığını; bu durumun çeşitli sektörlerde plastik, metal gibi alternatif paketleme malzemelerine yönelme seçeneğini gündeme getirdiğini söyledi. Euronews haberine göre; Türkiye'deki kağıt sektörünün dışa bağımlı olması sebebiyle Euro ve Doların artması sonucu özellikle yayınevleri ve kağıdın kullanıldığı diğer sektörler krizle karşı karşıya. Ülkede faaliyet gösteren bazı gazeteler, zam yapmak durumunda kalırken kitap fiyatları da arttı. Bazı gazeteler kağıt bulunamadığı için birkaç gün basılmadı. 1991 senesinde yayın hayatına başlayan mizah dergisi Leman'ın son sayısını boyutunu küçülterek basması yaşanan bu krizin sosyal medyada en çok konuşulan konusu oldu. Gündemde olan diğer bir kriz de süpermarketlerde tuvalet kağıdının fiyatının yaklaşık 3 katı artması oldu. İnternet üzerinde birçok kişi daha önceden 20 Lira civarında olan tuvalet kağıtlarının 40,50 hatta 60 Lira gibi fiyatlara satıldığına ilişkin yüzlerce görsel paylaşmaya başladı. Uzmanlara göre dünya piyasalarında kağıda olan talebin artması bu krizi tetikleyen etkenlerin başında geliyor. Bunun yanında Çin'in kağıt ihracatçısı pozisyonundan kağıt ithalatçısı konumuna geçmesi sebebiyle kağıt fiyatları bu yıl Yuen değil Dolar cinsinden belirlenmeye başlandı. Türkiye'de son dönemde Lira'nın Dolar karşısında %40'ları aşan değer kaybı yaşaması kağıt giderlerindeki artışın daha da büyümesine yol açtı. Tüm bu gelişmelerin paralelinde; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Kağıt ve Kağıt Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı , beyaz kağıt sektörünün yurt dışından selüloz alımına bağımlı olduğunu belirterek, "Dünyadaki selüloz fiyatları da zaten bizim elimizde olmuyor. Her sene kartellerin istediği şekilde artıp iniyor. Selülozun yerli olarak üretilmesi için buna uygun üretim modeline geçilmesi ve endüstriyel orman alanlarının belirlenmesi gerekiyor." dedi.

Ahşap Global haberine göre; fiyat bazında değerlendirildiğinde; ihale yoluyla açık arttırmalı dikili satış fiyatı ortalama 177 TL/m3 olurken 2017 yılı aynı döneminde fiyat 115 TL/m3 olarak gerçekleşmişti. Orman Genel Müdürlüğü'nden alınan veriler çerçevesinde; Tomruk ihalelerinde Ağustos ayında toplam 225,837 m3 3.Sınıf tomruk satılmış olup Türkiye ortalama fiyatı 401,64 TL /m3 olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlara göre Ağustos ayında miktarsal olarak 2017 yılı Ağustos ayında gerçekleşen 270,947 m3 karşılaştırmasında yaklaşık %17'lik bir düşüş gerçekleşmiştir. Fiyat bazında karşılaştırıldığında; 2017 Ağustos ayında 343,03 TL/m3 iken 2018 Ağustos ayında 401,64 TL /m3 olarak % 17'lik bir artış görülmüştür. İthal kalemlerde ilk üç sırayı incelediğimizde; büyük çoğunluğu Fransa ve ardından ABD'den tedarik edilen Ceviz, şimşir, dişbudak ve zeytin; boya, kreozot tomruk ithalatı toplamda 1971 m3 olarak gerçekleşmiştir. Ortalama fiyatı 636,53 USD/m3 seviyesindedir. Üçüncü sırayı 1427 m3 ile büyük çoğunluğu Bulgaristan'dan Çam tomruk ithalatı almış olup ortalama ithalat fiyatı 108,50 USD/m3 seviyesinde gerçekleşmiştir. İkinci sırada 1624 m3 ile hemen hemen tamamı Gürcistan'dan tedarik edilen Kayın tomruk ithalatı almış olup ortalama ithalat fiyatı 138,83 USD/m3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yerli Kereste fiyatları iç piyasada bölgesel olarak değişkenlik göstermekle birlikte Marmara Bölgesi’nde 850 – 950 TL/m3, Ege Bölgesi’nde 900 –980 TL/m3, Akdeniz Bölgesi’nde 800 –840 TL, Batı ve Orta Karadeniz Bölgesi’nde 800 – 850 TL/m3, Doğu Karadeniz’de 770 – 820 TL/m3, İç Anadolu Bölgesi’nde 800-850 TL/m3, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 770 – 840 TL/m3 bandında ve G.Doğu Anadolu Bölgesi’nde 750 – 780 TL/m3 bandında işlem gördü. Miktarsal olarak bakıldığında Çam kereste (inşaatlık-ambalaj) Türkiye giriş miktarı-büyük oranda Ukrayna'dan olmak kaydıyla (24387 m3) ancak çok geniş ülkesel dağılımla- toplamda 43,349 m3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Çam kerestenin Türkiye ithalat fiyatı ortalama olarak 196,26 USD/m3 seviyesindedir. Göknar (inşaatlık-ambalaj) kereste ithalat miktarı 8866 m3/ay olmuştur. Büyük çoğunluğu sırasıyla Rusya, Ukrayna, Romanya'dan tedarik edilen ürünlerin ortalama ithalat fiyatı 196,46 USD/m3 olarak gerçekleşmiştir. İthal Kereste (inşaatlık) piyasa satış fiyatları ay genelinde 890-1150 TL/m3 bandında gerçekleşmiştir.

Enerji ve Petrol:

Habertürk’e göre; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik tarifesini 1 Ekim’den geçerli olmak üzere elektriğe konutlarda %9; ticarethane ve sanayi tesislerinde %18.4 oranında zam yapıldı. Elektriğe ağustos ve eylül ayında da konutlarda %9, sanayi tesislerinde %14 zam yapılmıştı. BOTAŞ da doğalgaza bugünden geçerli olmak üzere konutta %9, sanayide %18.5 zam yaptı. BOTAŞ, ağustos ve eylül aylarında da konutta %9, sanayide %14 zam yapmıştı. Doğalgaz ve elektrik fiyatlarına üç aydır art arda yapılan zamlarla mesken için elektrik ve doğalgaz fiyatı Temmuz sonuna kıyasla toplam %30, sanayi için %48 yükselmiş oldu. Elektriğin enflasyon sepetinde %2.39, doğalgazın %1.44 ağırlığı bulunuyor. Elektriğe yapılan %9 zammın tüketici enflasyonuna doğrudan etkisinin %0.22'yi bulacağı, doğalgazdaki %9 zammın ise 0.13 puanlık doğrudan etki yapacağı hesaplanıyor. Bu zamlarla birlikte 1 Ocak 2018 yılından bu yana  elektrik fiyatları TL bazında %63,54, sanayi doğalgaz fiyatları da TL bazında %68.94 oranında artmış oldu. Bu şekilde yerli üreticilerin döviz kuru bazlı avantajı da ortadan kalkmış oldu. Diğer yandan, Habertürk’ün aktardığına göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik dağıtım şirketleri ile temasa geçerek kademeli tarife için teknik çalışmanın yapılmasını istedi. Şirketler, faturalama sistemlerini düzenleyecek. EPDK, henüz kademeye konu tüketim miktarını belirlemedi ancak aylık 150-160 kilovatsaat olması bekleniyor. Bu miktar ve altında elektrik tüketimi olanlar olası zamlardan daha az etkilenecek, düşük fiyattan elektrik alacak. Bu miktarı aşanlar, daha yüksek bir fiyattan elektrik tüketecek. Yöntemle tasarrufun özendirilmesi ve dar gelirlilerin korunması hedefleniyor. Uzmanlar, 100 metrekare bir konutta yaşayan 4 kişilik bir ailenin ortalama aylık elektrik tüketiminin 150 ile 170 kilovatsaat arasında olduğunu belirtti.

BBC haberine göre, Petrol fiyatlarındaki yükseliş, 2015'ten sonra ilk defa 100 dolar seviyelerinin görülebileceğine işaret ediyor. Ham petrolün varil fiyatı, üçüncü çeyrekte %4,1 yükselerek 82,72 dolara ulaştı. Bu son dört yılın en yüksek seviyesi demek. Ham petrolün varil fiyatı yılın başından beri %24 yükselmiş durumda. ABD tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise yılın başından beri %21 yükselerek 73 dolar seviyesine kadar ulaştı. ABD'nin İran'a uygulama kararı aldığı yeni yaptırımların devreye girmesi için son tarih 4 Kasım. Böylece İran'ın petrol arzında ciddi düşüşler yaşanabilir. O yüzden petrol fiyatlarının bu tarihten sonra daha çok yükselmesi bekleniyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) üretimi aynı tutma kararı alması yatırımcıların petrol fiyatlarının yükseleceğini tahmin etmesine yol açıyor. Venezuela'da da petrol üretiminin sekteye uğraması yakın zamanda petrol arzında azalmaların yaşanmasına yol açabilir. Her ne kadar Suudi Arabistan, İran'ın petrol piyasasında yaratacağı düşüşü kapatabileceğini söylese de bazı analistler son zamanlarda halihazırda İran tarafında arzın azaldığına ve büyük tedarikçilerin üretimi artırdığına işaret ediyor; bu yüzden petrol yedek kapasitesinin düştüğünü söylüyor. Tüm bu sebeplerle petrol fiyatlarının Ocak ayında 100 doları bulacağına dair analist tahminleri güçlenmiş vaziyette. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, İran'a yönelik yaptırımların uygulamaya girmesinin Brent petrolünde fiyatı 82.5 dolar düzeyine çıkarabileceğini, ancak fiyatların bu düzeyin üzerine anlamlı bir yükseliş göstermesi için arzda beklentinin üzerinde bir düşüş olması gerektiğine dikkat çekti. Yaptırımlara bağlı olarak İran'ın petrol ihracatında düşüşün günde 1.4 milyon varil olmasını beklendiğine dikkat çekilen Goldman Sachs piyasa raporunda, bu arz kaybının diğer Petrol İhraçc Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyeleri ile ve Rusya tarafından telafi edileceği temel senaryosunun da sürdüğü vurgulandı. Yıl sonunda petrol fiyatının 70-80 dolar/varil aralığında istikrar kazanacağının öngörüldüğü belirtilen Goldman Sachs raporunda, jeopolitik gerilimler, güçlü petrol talep görünümü nedeniyle fiyatlar için riskin yukarı yönlü olduğuna da işaret edildi.

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 5,97 TL iken, bu anket döneminde 6,59 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 6,29 TL iken, bu anket döneminde 7,08 TL oldu. Citibank’ın EUR/USD parite tahmini 3 aylık dönemde 1.18 ve 6-12 aylık dönemde 1.12 olarak açıklandı. Buna sebeple olarak Amerikan Merkez Bankası’nın, Avrupa Merkez Bankası’na göre piyasaları daha fazla etkileyecek hamleler yapması. Commerzbank’a göre ise EUR/USD parite tahmini 2018/Q4, 2019/Q1, Q2, Q3 ve Q4 için sırasıyla, 1.16, 1.18, 1.20, 1.23 ve 1.26 olarak gerçekleşti.

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri :

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %10,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %38,96, bir önceki yılın aynı ayına göre %46,15 ve on iki aylık ortalamalara göre %21,36 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %5,65, imalat sanayi sektöründe %9, elektrik ve gaz sektöründe %40,21 ve su sektöründe %0,65 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %40,21 ile elektrik ve gaz, %16,95 ile ham petrol ve doğal gaz, %13,74 ile kimyasallar ve kimyasal ürünler olarak gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Eylül ayında aylık ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti.

Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %18,16, bir önceki yılın Aralık ayına göre %44,88, bir önceki yılın aynı ayına göre %59,12 ve on iki aylık ortalamalara göre %27,04 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %17,53 artış, imalat sanayi sektöründe ise %18,17 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %22,62 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %19,95 ile tütün ürünleri, %19,62 ile diğer ulaşım araçları sektöründe gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Ağustos ayında en fazla aylık ve en fazla yıllık artış enerji mallarında gerçekleşti.

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş