Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

Değerli Satınalma Profesyonelleri,

Genel Görünüm – Gürkan Hüryılmaz

Nisan ayında açıklanan dünya ekonomik görünüm raporlarına göre emtialara olan talep artmaya devam edecek. Talep artışlarının, üretim veya kapasite artışları ile aynı oranda karşılanamaması ise doğal olarak fiyat artışlarını beraberinde getirecek. Ayrıca küresel bazda sınırlı sayıda üreticiler tarafından üretilen ürünlerde arz sıkışıklıkları görüldü ve görülmeye devam edecek. Tedarik sürecinin aksamaması için tedarikçilerimiz ile gelecek dönem planlarını (özellikle kapasite artışlarını) en az 3 ay önceden görüşmeye başlamamız gerekiyor. Bu sürecin 6 ay öncesinden bile başlatılması ütopik bir yaklaşımdan çıkmış durumda bu yıl. Ayrıca, bu gibi tedarik aksamaları bizlere bir kez daha yerli tedarikçilerin önemini gösteriyor. TÜSAYDER olarak, yerli üreticilerimizi desteklemeye yönelik etkinliklere Mayıs ayında Antalya ve Trakya’da devam edeceğiz. “Milli Satınalma 4.0 ve Dijital Yenileşim” konseptli TÜSAYDER bölgesel zirveleri ile bir yandan bölgedeki üreticilerin desteklenmesi amaçlanırken, diğer yandan üreticilerin 4.0 sürecini neden yakalamaları gerektiği anlatılıyor. Tüm meslektaşlarımız bölgesel zirvelerimize katılabilir. Emtia fiyatlarını ve satınalma stratejilerini etkileyen global gelişmelere baktığımızda,  Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm (DEG) raporunun Nisan 2018 sayısını "Konjonktürel İyileşme, Yapısal Değişim" başlığıyla yayımladı. AA haberine göre, Türkiye ekonomisinin geçen yıl genişlemeci politik duruşla hızlandığına işaret edilen raporda, 2017 yılına yönelik büyüme tahmini %6.3'ten %7'ye yükseltildi. Türkiye'ye yönelik 2018 büyüme beklentisini %4.4'e çıkaran IMF, 2019 büyüme beklentisini ise %4'e çekti. Söz konusu oranlar, ocak ayında güncellenen DEG raporunda %4.3 olarak açıklanmıştı.

 

Türkiye'ye ilişkin değerlendirmeye yer verilen raporda, "döviz kuru riskine yüksek derecede maruz kalınması" ve "bilançolardaki para birimi uyumsuzlukları" acil öncelikler olarak nitelendirildi. Raporda, "Vade primlerinde yaşanabilecek ani yeniden fiyatlama ve sermaye çıkışları ihtimalleri göz önüne alındığında, borç çevirme riskinin, kısa vadeli borçlanmaya aşırı bağımlılığın önüne geçilmesi suretiyle azaltılması önemli" uyarısına yer verildi. IMF ekonomistlerinin, Türkiye'de enflasyonun Merkez Bankası tarafından belirlenen hedefin üstünde seyrettiğine işaret ettikleri raporda, enflasyon beklentilerinin sabitlenebilmesi için sıkı parasal duruşa ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Diğer yandan, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun "İmalat istihdamı: Verimlilik ve eşitsizliğe etkileri" başlıklı analitik bölümünde ise imalat sektöründeki iş imkanlarının azalmasına değinildi. Hürriyet’in haberine göre; politika yapıcıların, görece düşük eğitimli ve az yetenekli işçiler için iyi maaşlı iş imkanlarının kaynağı olarak görülen imalat sektörünü desteklemeye ilişkin adımlarının sorgulandığı raporda, verilerin, imalat sektörünün verimlilik ve eşit gelir dağılımına katkı sağladığına yönelik görüşleri desteklemediği belirtildi. Raporda, tek bir sektöre odaklanmak yerine tüm sektörleri kapsayıcı politikalar uygulanmasının daha iyi sonuçlar alınmasını sağlayacağı tavsiyesine yer verildi. Her yıl, IMF-Dünya Bankası toplantıları öncesinde olmak üzere iki kez hazırlanan raporda, geçen yıl artan yatırım ve ticaret sayesinde %3,7 genişleyerek 6 yılın en hızlı büyümesini kaydeden küresel ekonominin bu yıl da güçlenmeyi sürdüreceği vurgulandı.  Bu çerçevede, 2018 ve 2019 küresel büyüme beklentilerini %3,9 seviyesinde sabit tutan IMF, destekleyeci finansal koşullar, olumlu piyasa güveni ve ABD'nin genişlemeci mali politikalarını büyümeyi hızlandıran etkenler olarak sıraladı. ABD ekonomisine yönelik beklentiler bu yıl için %2,9 ve gelecek yıl için %2,7'ye çıkarıldı.

 

Bu oranlar, ocak ayında güncellenen raporda sırasıyla %2,7 ve %2,5 olarak öngörülmüştü. Avro Bölgesi'ne ilişkin 2018 büyüme tahminini 0,2 puan artırarak %2,4'e çıkaran IMFş, Almanya, Fransa ve İtalya ve İspanya'nın beklentilerini de yükseltti.  Almanya ekonomisinin bu yıl %2,3 yerine %2,5 büyüyeceğini öngören IMF, ülkeye yönelik 2019 büyüme beklentisi ise %2 ile bir önceki raporda öngörülen seviyesinde sabit bıraktı. Fransa'ya yönelik büyüme beklentilerinin, 2018 için %1,9'dan %2,1'e ve 2019 için %1,9'dan %2'ye çıkarıldığı raporda, İtalya'nın ise bu yıl %1,5 ve gelecek yıl %1,1 büyüyeceği tahminine yer verildi. Raporda, İngiltere'nin bu yılki büyüme tahmini 0,1 puan artışla %1,6'ya çıkarılırken, gelecek yıla yönelik büyüme beklentisi %1,5'te bırakıldı. İspanya'nın bu yılki büyüme beklentisi ise %2,4'ten %2,8'e çıkarılırken, gelecek yılki tahmini de %2,1'den %2,2'ye yükseltildi. IMF, Japonya'ya yönelik 2018 ve 2019 büyüme beklentilerini de değiştirmeyerek sırasıyla %1,2 ve %0,9 seviyesinde tuttu. Kanada ise büyüme beklentileri aşağı çekilen tek gelişmiş ülke oldu. Ülkenin bu yılki büyüme beklentisi %2,3'ten %2,1'e indirildi, gelecek yıl için belirlenen %2'lik tahmin ise korundu. Brezilya'nın büyüme tahminleri 0,4'er puan artırılarak, bu yıl için %2,3 ve gelecek yıl için %2,5'e yükseltildi. Güney Afrika ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri de bu yıl için %0,9'dan %1,5'e, gelecek yıl için de %0,9'dan %1,7'ye çıkarıldı. Rusya'ya ilişkin büyüme tahminleri, bu yıl için %1,7 ve gelecek yıl için %1,5'te sabit bırakıldı. IMF ekonomistleri, Çin'e yönelik 2018 ve 2019 büyüme beklentileri de sırasıyla %6,6 ve %6,4 seviyesinde korudu. Ayrıca, Hindistan'ın bu yılki büyüme beklentisi %7,4 ve 2019 büyüme beklentisi %7,8 olarak teyit edildi.

Selamlarım ve Saygılarımla,

 

Metal-Demir-Çelik:

 

Londra Metal Borsası (LME) Nisan sonu kapanış verilerine göre Bakır fiyatları Nisan ayında %1.47 artış göstererek 6.781 USD/ton seviyesinde olurken, bakır stokları %12.64 oranında azaldı. Uluslararası Bakır Çalışma Kurulu, dünya bakır piyasasının 2018’de 43.000 ton fazla, 2019’da ise 331.000 ton açık vermesini bekliyor. Analistler, Şili’deki Caserones madeninde, sızıntı yapan bir borunun değişimi nedeniyle açıklanan yaklaşık bir ay sürecek duruşun, kısmi olduğunu ve bakır üretimini büyük oranda etkilemeyeceğini belirtiyorlar. Uzmanlara göre Çin’deki hurda bakır fiyatları ile LME bakır fiyatları birbirine paralel olarak hareket ediyor. Hurda bakır fiyatları Çin’de Mart ayında 6.035 USD/ton’a düşmüştü.

 

Londra Metal Borsası (LME) Nisan sonu kapanış verilerine göre Alüminyum fiyatları Nisan ayında %11.34 artış göstererek 2.223 USD/ton olurken, alüminyum stokları %4.28 oranında arttı. Fiyatarın artmasında en büyük etken ise ABD tarafından dünya alümnyum üretiminin %7’sini elinde bulunduran Rusal’a uyguladığı yaptırım oldu. Nisan ayının 3.haftasında 2.587 USd/ton seviyesini gören alüminyum fiyatları, Rusal’dan gelen açıklamalar ile Nisan sonuna kadar düşüş gösterdi. Foreks haberine göre Goldman Sachs, Haziran'a kadar alüminyum fiyatlarının yüksek sürmesini ve dalgalanma yaşanmasını bekliyor. Goldman, bunda asıl nedenin Rus alüminyum şirketi Rusal'a ABD'nin yaptırım uygulaması olduğunu belirtiyor. Commonwealth Bank’a göre alüminyum fiyatlarının 2.250 USD/ton seviyelerinde dengede olması gerekiyor.

 

Londra Metal Borsası (LME) Nisan sonu kapanış verilerine göre Nikel fiyatları Nisan ayında %3.63 artış göstererek 13.720 USD/ton olurken, nikel stokları %4.15 oranında azaldı. Outokumpu Mayıs ayı paslanmaz çelik primlerini, 430 kalite için 23 EUR/ton, 304 kalite için 22 EUR/ton ve 316 kalite için 2 EUR/ton artış ile açıkladı.

 

Demir Cevheri fiyatlarında Nisan ayında yatay bir seyir görülürken; Avustralya Sanayi, İnovasyon ve Bilim Bakanlığı tarafından açıklanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Raporu’nda demir cevheri ve kömüre ilişkin 2018 ve 2019 yılları fiyat tahminleri yükseltildi. Çeyrek dönemler itibarıyla yayınlanan söz konusu rapora göre, demir cevherinin bu yılki ortalama fiyatının 61,8 dolar/ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Söz konusu fiyat düzeyi, 2017 yılı Ekim-Aralık döneminde tahmin edilen seviyeden 10,3 dolar/ton, geçen yılın aynı döneminde tahmin edilen seviyeden ise 11,3 dolar/ton daha yüksek. Raporda, Çin’de çelik üretiminde ve fiyatlarda devam eden güçlü duruşun, demir cevheri fiyatlarının 2018 yılı başında beklenenden daha yüksek seyretmesine neden olduğu belirtiliyor. Diğer taraftan, fiyatların uzun dönemde düşeceği beklentisi halen devam ediyor. 2020 yılında zayıflayan talep ve artan arzın neticesinde demir cevheri fiyatının 49 dolar/ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Kömür fiyatlarının ise, 2018 yılında 200,5 dolar/ton, 2019 yılında ise 152,2 dolar/ton seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Söz konusu fiyat artışına, Avustralya’nın ihracat azalışıyla birlikte piyasanın daralmasının neden olduğu belirtiliyor. 

 

Plastik ve Kauçuk:

 

Nisan ayında yurtiçi plastik piyasasında ortalama olarak %1.26’lık düşüş görülürken, PA66 fiyatlarında yukarı yönlü baskı devam ediyor. Chemorbis haberlerine göre; önde gelen Avrupalı petrokimya üreticileri, yılın ilk üç ayı için mali sonuçlarını açıkladı. Çoğu şirketin ham madde faaliyetlerindeki gelirleri çoğunlukla yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları nedeniyle artarken; birçok üretici ise, ham petrol fiyatlarındaki sıçrama nedeniyle türev faaliyetlerinde marjlarının gerilediğini bildirdi. LyondellBasell, 2018 yılının ilk çeyreğinde net karının %54’lük bir artışla 797 milyon dolardan 1,2 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Total’in net geliri, bir önceki yıla kıyasla %13’lük bir büyüme gösterdi ve 2,9 milyar dolara yükseldi. Şirketin arıtım ve kimyasal segmentlerindeki net işletim karı ise, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %30 düşüşle 720 milyon dolara geriledi. Bu düşüş, çoğunlukla petrol fiyatlarındaki artış ve azalan sezonsal talepten kaynaklandı. 2017 yılının ilk çeyreğine kıyasla, Shell’in net karı, artan ham madde maliyetleri nedeniyle %42’lik bir artış gösterdi ve 5,3 milyar dolara ulaştı. Şirketin türev faaliyetleri ise; düşük alım hacmi ve olumsuz döviz kuru etkilerinin yanı sıra gerileyen rafineri endüstrisi koşullarını yansıttı ve ilk çeyrekte %30 düşüşle 1,8 milyar dolara geriledi. INOVYN Limited, 2018 yılının ilk çeyreğinde, 188 milyon euro ile en yüksek ikinci FVAÖK’ünü kaydetti. Şirket, güçlü mali performansını, artan kostik soda fiyatlarına bağladı. Öte yandan, şirketin tüm ürün grupları için toplam satış hacmi, gerileyen kostik soda hacmi ve PVC marjlarındaki düşüş nedeniyle, 2017 yılının aynı dönemine kıyasla düşüş gördü.

 

Kağıt ve Kereste:

 

Yurtiçi kağıt fiyatları Nisan ayında beyaz kağıtlarda ortalama %9.0 oranında artış gösterirken, gri kağıtlarda yatay hareket izledi. Anitta End. Ambalaja göre son zamanlarda yaşanan Avrupa ve Amerikalı büyük kağıt üreticilerinin Euro ve $  bölgesinde fiyat yükseltme duyuruları, dövizde yaşanan ani yükselmeye eklenince iç piyasada fiyat artışı yeniden gündeme gelmiştir.  Mart – Nisan ayların da geri dönüşümlü kağıtlara yapılan %15 artışın oluklu mukavva koli fiyatlarına yansımasının kullanılan kağıt cinslerine bağlı olarak %9-10 oranında olması muhtemeldir. Ahşap Global haberine göre, Ocak ayında ithal ürün distribütörlerinin kendi insiyatifleri ile fiyatları geri çekmesi sonrasında üreticilerin zam açıklaması Osb Panel fiyatlarında hızlı yükselişe sebep oldu. Talebin tekrar yükselmesi dikkat çekerken fiyat artışının yaşanacağı bilgisi tüm satıcı ve dağıtıcıları stok yapma ihtiyacına yöneltti. Fiyatın artacağı bilgisini alan piyasa oyuncuları ocak fiyatlarından alımlarını gerçekleştirdiler. Bu durum hareketlenmeyi getirdi. Fiyat artışlarını değerlendirdiğimizde, global gelişmelerin etkisini Osb Panel piyasasında da görmek mümkün. Şubat ayı başında kontrol ettiğimiz Amerika Osb Panel fiyatları yaklaşık 360 USD/m3 seviyelerinde iken ay sonuna gelindiğinde yaklaşık %10'luk bir artış ile 405 USD/m3 seviyesine ulaştı. Buna paralel olarak ki grift bir ilişki olması dolayısıyla Avrupa fiyatlarında da yükseliş gözlemlendi. Nisan ayında Avrupa piyasalarında OSB Panel satış fiyatları 300 Euro/m3 seviyesine yaklaşmaya başladı.

 

Enerji ve Petrol:

 

Yurtiçi doğalgaz fiyatlarında Nisan ayındaki artıştan sonra Mayıs ayı için bir değişikliğe gidilmezken, elektrik fiyatları da Nisan ayında görülen %4.59’luk artışı Haziran sonuna kadar koruyacak. Yurtiçi pompa fiyatları artan döviz kuru ve global piyasalardaki petrol trendine paralel olarak Nisan ayında Motorin için %5.86 ve Kurşunsuz benzin için %2.70 oranında artış gösterdi. ABD Enerji Enformasyon Dairesi (EIA)'nın Nisan 2018 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu'na göre, Brent  tipi ham petrolün ortalama varil fiyatının bu yıl ve gelecek yıl ortalama 63  dolar seviyesinde olması bekleniyor. Batı Teksas (WTI) türü ham petrolün ortalama fiyatının da bu yıl ve gelecek yıl 59 dolar seviyesinde olacağı öngörülüyor. Böylece EIA, her iki petrol türü için ortalama varil fiyatını, mart ayındaki tahminlerine kıyasla 1 dolar artırdı. Raporda, fiyat tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonla ilgili olarak, ABD ve dünya genelinde petrol stoklarının düşmeye devam ettiği ve geçen ay küresel petrol arzında yaşanan kesintilerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı kurduğu belirtildi. Venezuela'daki ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın ülkenin ham petrol üretimini olumsuz etkilediğine işaret edilen raporda, ayrıca ABD'nin, İran'a yeniden yaptırım uygulamasının da İran'ın petrol üretim ve ihracatını olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Bazı petrol uzmanı analistler geçtiğimiz haftayı üç yılın zirvesinde kapatan ham petrol fiyatlarının fren yapmadan daha da yükselebileceğini öngörüyor. Petrol konusundaki öngörüleri ile bilinen JP Morgan Anallistleri müşterilerine gönderdikleri notta, “Suriye’deki Batılı güçlerin askeri müdahale kapsamının genişletmesi ile ABD ve Avrupa Birliği’nin İran’a yaptırımları tekrar devreye sokması durumunda Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 80 dolar ve üstünü test edebilir” ifadeleri yer aldı. Goldman ayrıca Ortadoğu'daki gerginlikler nedeniyle petrol fiyatlarının yukarı yönlü olasığığının yüksek olduğunu ifade etti. Banka, emtialar üzerindeki "ağırlığını artır" görüşünü pekiştirdi ve gelecek 12 aylık dönem için yüzde 10'luk bir geri dönüş öngörüsü yaptı. Goldman, Nisan ayı başında ABD'nin Rus şirketlere yaptırımlarının küresel petrol piyasasına doğrudan bir etkisinin olmayacağını ve petrol fiyatının 72 dolar/varile yükselebileceğini belirtti.

 

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Nisan tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 4,10 TL iken, bu anket döneminde 4,22 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,19 TL iken, bu anket döneminde 4,33 TL oldu.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş