Ana Sayfa > Yazarlar > Gürkan Hüryılmaz Tüm Gürkan Hüryılmaz Yazıları

Değerli Satınalma Profesyonelleri,

TÜSAYDER olarak “Milli Satınalma 4.0” mottosu ile ülkemiz için yeni bir oluşumu başlattık ve bu çalışmalara devam ediyoruz. “Milli Satınalma 4.0” ile bir yandan milli tedarikçilerin, diğer yandan satınalma ve tedarik yönetimindeki dijital dönüşümün gerekliliğinin bilincini arttırmayı hedefliyoruz. 2017 yılının Aralık ayında İstanbul’da yapmış olduğumuz zirveden sonra özellikle “Satınalma 4.0” kavramını sahiplenen bir çok kurum ortaya çıktı. Türkiye’de “Satınalma 4.0” ve “Milli Satınalma 4.0” kavramını ilk kez kullanan TÜSAYDER, bu çalışmalarına 2018 yılında da devam ediyor. Bu kapsamda Nisan ayında TOBB ve TÜSAYDER işbirliği ile Ankara’da aynı konsepti içeren bir zirve düzenleyeceğiz. Tüm satınalma profesyonellerini bu değişime sahip çıkmak için Ankara’ya davet ediyoruz. Zirve ile ilgili detaylara TÜSAYDER web sayfasından ulaşabilirsiniz.

Emtia fiyatlarını ve satınalma stratejilerini etkileyen global gelişmelere baktığımızda, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Mart ayı raporunda küresel ekonomik büyümenin güçlü seyrettiğini, merkez bankalarının ise önceye kıyasla artık daha az temkinli duruş sergilediğini bildirdi. Raporda ABD, Euro Bölgesi ve Çin’de bu yıl ekonomik büyümenin genel trendin üzerinde seyretmesinin beklendiği, küresel ekonomik büyümenin ise bu yıl %3 seviyesinin üzerinde seyretmesinin öngörüldüğü belirtildi. Gelişmiş ekonomilerdeki büyümenin artan yatırım ivmesinden olumlu yönde etkilendiği, iş dünyası algısının iyileştiği ve dış talebin ise arttığı vurgulandı. ABD’deki vergi reformunun yatırımların artmasına neden olabileceğine dikkat çekilen raporda, Euro Bölgesi’nde bankaların kredilerindeki artışın küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemeye devam ettiği değerlendirilmesi yer aldı. Raporda, gelişen ekonomilerde sıkılaşan istihdam piyasasının tüketici harcamalarında görülen artışı desteklediği, küresel parasal duruşunun ve kredi koşullarının halen elverişli olduğu kaydedilirken, gelişmiş ekonomilerde enflasyon riskinin artırdığına dikkat çekilmesine rağmen halen enflasyonda sert bir yükseliş görülmesinin olası olmadığı vurgulandı. ABD’nin bu yıl için ekonomik büyüme tahminin %2,5’tan %2,7’ye, gelecek yıl için ise %2,2’den %2,5’e yükseltildiği raporda, Euro Bölgesi için bu yıla ilişkin büyüme tahmininin %2,2’den %2,5’a, gelecek yıl için de %1,7’den %1,8’e revize edildiği bildirildi. Geçen yıl %6,9’luk ekonomik büyüme kaydeden Çin’in bu yılın sonunda yaklaşık %6,5 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği ifade edildi. OECD ise Mart ayı raporunda, bir önceki raporuna göre Türkiye'nin büyüme tahmini, 2018 için %4,9'dan %5,3'e, 2019 için de %4,7'den %5,1'e yükseltirken, iç talepteki güçlü artışın gelecek dönemde Türkiye'de büyümeyi destekleyeceği belirtildi. Kurdaki değişimlerin ve emtia fiyatlarında yaşanabilecek dalgalanmaların Türkiye, Meksika ve Arjantin'de enflasyon baskılarını artırabileceği vurgulanan raporda, küresel ekonomik büyümenin Avro Bölgesi, Çin, Türkiye ve Brezilya'nın olumlu katkısıyla 2017'de %3,7 oranında gerçekleştiği kaydedildi. Dünyanın 2018 ve 2019'da %3,9 büyüyeceği, Euro Bölgesi'nin 2018'de %2,3 ve 2019'da %2,1, ABD'nin 2018'de %2,9 ve 2019'da %2,8 büyüyeceği tahminine yer verilen raporda, en hızlı büyümenin Hindistan'da yaşanacağına işaret edildi. Hindistan'ın 2018'de %7,2 ve 2019'da %7,5, Çin'in 2018'de %6,7 ve 2019'da %6,4 büyüyeceği belirtildi. Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye’ye yönelik 2018 ve 2019 büyüme tahminlerini %4,3’e yükselttiğini açıkladı. IMF'nin “Küresel Beklentiler ve Politika Zorlukları” raporunda yer verdiği “Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Artışı” tablosunda, Türkiye’ye ilişkin büyüme beklentilerinin yukarı yönlü revize edildiği görüldü.

Selamlarım ve Saygılarımla,

 

Metal-Demir-Çelik:

ABD’nin teknoloji ve ticaret sırlarını çaldığı gerekçesiyle Çin'e milyarlarca dolarlık ek gümrük vergisi ve yatırım kısıtlamaları getireceği haberleri Mart ayı sonuna doğru piyasaları düşüş yönlü etkiledi. Haberlere göre söz konusu yatırım kısıtlamalarla, ABD'nin yapay zeka ve mobil teknoloji alanlarının korunmasının hedeflendiği belirtiliyor. Bazı yetkililere göre, Çin'den ithal edilen elektronik cihazlardan ayakkabıya kadar birçok ürünün tabi tutulacağı gümrük tarifelerinin toplam tutarının en az 50 milyar dolara kadar ulaşabilir. Uluslararası ticaret uzmanları ise ABD’nin çelik ve alüminyuma getirdiği ek gümrük tarifelerine yönelik tartışmalar henüz dinmeden, Çin'i hedef alan yeni tedbirler açıklamasının "ticaret savaşı" endişelerini yükseltebileceğine işaret ediyor. ABD, 9 Mart'ta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla %25 ve %10 gümrük tarifesi uygulanacağını açıklamıştı. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD'yi çelik ve alüminyuma yönelik gümrük vergileri nedeniyle uluslararası ticaret sistemine zarar vermekle itham ederken, bu karara gereken cevabı vereceklerini bildirmişti. Küresel piyasalarda "ticaret savaşı" endişeleriyle birkaç gün boyunca süren sert kayıplar yaşandı. Mart ayı sonuna doğru ise ABD ve Çin arasındaki ticari gerginliğin yumuşayabileceğine dair işaretlerle talebe ilişkin olumsuz beklentinin azalmasıyla ile emtia fiyatlarında yukarı yönlü hareketler görüldü.

Bu gelişmeler altında LME’de 27 Mart 2018 itibariyle ana metal fiyatları şu şekilde oluştu: Bakır 6.689 dolar/ton, Alüminyum 2.056 dolar/ton, Nikel 13.050 dolar/ton, Çinko 3.307 dolar/ton, Kurşun 2.397 dolar/ton, Kalay 20.965 dolar/ton. Victorem Capital’e göre, bakır fiyatları, First  Quantum’un Cobre Panama, Norilsk’in Bystrinsky ve Glencore’nin Afrika yatırımlarından gelecek arz artışına rağmen, Şili ve Peru madenlerindeki arz azalması ve güçlü talebin etkisi ile yükseliş beklentisini koruyor. “BMI Research” tarafından yayımlanan bir araştırmada, küresel bakır üretiminin gelecek on yılda zirve yapacağı öngörüsünde bulunuldu. Artışa geçen fiyatlar ve elektrikli araçlara yönelik artan talebin de tetiklemesi beklenen üretimin  2018-2027 yılları arasında yıllık ortalama %3.6 artarak, 20.4 Milyon Tondan  2027 yılı itibarıyla 28 Milyon Tona erişeceği kaydedildi. BMI  analistleri, dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili için,  yaptıkları analizde ise, 2017 yılında özellikle grevler  nedeniyle yaklaşık %4 oranında düşen bakır üretiminin  2018 yılındaki tahmini 5.4 Milyon Ton seviyesinden, 2027 yılında, yıllık ortalama %2.3’lük artışla,  6.6 Milyon Tona ulaşacağını öngörüyor. Airbus, bakır kullanımının güç kablosu, otomotiv ve emaye tel endüstrilerinde artacağını öngörüyor. Scotiabank’ın Mart ayı tahmin raporuna göre Bakır fiyatlarının 2018 ve 2019 yıllarında ortalama olarak sırasıyla 3.05 USD/lb ve 3.25 USD/lb olması bekleniyor.

Çin’in Kuzey eyaleti Shanxi yönetimi, döküm kapasitesini bölgeye taşıyan büyük alüminyum işletmelerine, boksit kaynaklarına erişmede ayrıcalık vereceğini açıkladı. Antaike, Çin’in alüminyum üretim tahminini 2017 için 36.66 milyon, 2018 içinse 38 milyon ton olarak açıkladı. Daha önceki raporda 2017 tahmini 37.8 milyon ton idi. Moodys ‘e göre Alüminyum fiyatları Çin’deki standartlara uymayan kapasite kesintileri ile birlikte bir miktar düşebilir. AME’ye göre Çin’in kapasite kontrolünü aktif olarak devam ettirmesi ile 2018 ve 2019 yıllarında fiyatlar yatay çizgide hareket edecek. Alümina fiyatlarının ise 2017 yılı Aralık ayındaki yükselişten sonra Çin’deki rafinelerin üretim artışları ile düşüş yönlü olacak belirtiliyor. Scotiabank’ın Mart ayı tahmin raporuna göre Alüminyum fiyatlarının 2018 ve 2019 yıllarında ortalama olarak sırasıyla 0.95 USD/lb ve 1.00 USD/lb olması bekleniyor.

Victorem Capital’e göre Nikel fiyatları 2018 yılında dengeli hareket edecek. Çin’deki çevresel önlemlere istinaden kısıtlanan paslanmaz çelik üretimlerin yavaş yavaş artacağı öngörülürken, bu artan talebi Endonezdaki nikel üreticilerinin artan üretimlerinin dengeleyeceği belirtiliyor. 2017 yılında Nikel fiyatları elektrikli araçlardaki batarya sistemlerindeki nikel ihtiyacı artış beklentisi ile %20’e varan oranda artış göstermişti. Uzmanlara göre, şu anda bu talep nikel ihtiyacının sadece %3’ünü oluşturuyor. Bu sebeple, 2018 yılındaki uzun vadeli nikel tüketim beklentisi geçen yıl kadar güçlü olmayacak. Ancak, Çin hükümetinin nikel sülfat üzerindeki İthalat vergilerini %3.5 azaltarak, elektrikli araç üretim artış politikasına devam etmesi talebi fiyatlara yükseliş baskısı yaratıyor. Scotiabank’ın Mart ayı tahmin raporuna göre Nikel fiyatlarının 2018 ve 2019 yıllarında ortalama olarak sırasıyla 6.00 USD/lb ve 6.50 USD/lb olması bekleniyor. Paslanmaz çelik Mart ayı prim fiyatları 430 kalite için 14 EUR/ton düşüşle açıklanırken, 304 kalite için 38 EUR/ton ve 316 kalite için 112 EUR’ton artış ile açıklandı.   

AME’ye göre Çinko fiyatları Haziran’dan sonra madenlerin üretim artışı ile birlikte 3.çeyrekte düşüş gösterecek. Arz-talep dengesinin 2019 yılında dengeye oturması beklentileri ile çinko fiyatlarının Temmuz ayından başlayarak, yıl sonuna kadar aşağı yönlü hareket etmesi bekleniyor. Victorem Capital’e göre ise MMG ve Vedanta’nın 600-700 bin tonluk üretim arttırma kapasitesine sahip olmasına ragmen, çinko fiyatları 2018 yılının büyük bir kısmında yükseliş eğilimli olacak. Firma, Çinko fiyatlarının 2018 yılı ortalarında 4.000 dolar/tonu görebileceğini de belirtiyor. Bir diğer yüksek Çinko fiyat tahmini de Mackenzie’den geldi. Mackenzie’ye göre üretim azaltışları ve yüksel talebin etkisi ile düşüş gösteren stok seviyelerinin etkisi ile Çinko fiyatları 2019 yılında 4.300 dolar/tonu görecek. Scotiabank’ın Mart ayı tahmin raporuna göre Çinko fiyatlarının 2018 ve 2019 yıllarında ortalama olarak sırasıyla 1.60 USD/lb ve 1.60 USD/lb olması bekleniyor.

AA haberine göre, ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına gümrük vergisi kararı, Türkiye'den yeni siparişleri yavaşlatırken, iç piyasada hurda sıkıntısı, kur baskısı ve üretimin ağırlıklı dış piyasaya gitmesi fiyatları tırmandırdı. 2017 yılı başında bu yana yaklaşık %60 artan demir fiyatları Mart ayında 1.820 liradan 2.920 liraya yükseldi. Öte yandan FED'in faiz toplantısı öncesindeki dalgalanmaların da fiyatlara zam olarak yansıması bekleniyor. Bu durum demir-çelik ürünlerinin ağırlıklı müşterisi olan inşaat ve otomotiv sektöründe maliyetleri etkileyeceği öngörülüyor. Ancak hafif ticari araç satışları, yılın ilk iki ayında %11, konut talebi de aralıkta %6.8 daraldı. Maliyetlerin sürekli arttığı, satışların da azaldığı ortamda fiyat artışlarını ürün ve projelerine yansıtamamaktan şikayet eden üreticiler hükümetten çözüm bekliyor. Diğer taraftan üretimlerinin %30'unu iç piyasaya, %70'ini dış pazarlara satan demir-çelik ihracatçıları, ABD'nin vergi kararı sonrasında şimdiden yeni pazarlar aramaya başladı. Bu ülkeye yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat yaptıklarını açıklayan sektör temsilcileri, ADB’nin vergi kararı sonrasında mevcut siparişlerin iptal edilmediğini, ancak yeni siparişlerin olumsuz etkilendiğini, bu pazardaki kaybın da başka ülkelerle telafi edileceğini vurguladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) demir-çelikte fiyatların rekabet edebilir seviyede olduğunu söylerken, ABD’nin demir-çelik ürünlerine yönelik vergi kararının kısa dönemde etkisi olacağını ifade etti. Türkiye’deki üreticilerin yeni pazarlara yönelerek bu kaybı telafi edebileceğini belirten TİM, özellikle inşaat demiri talebinde Türkiye’nin de güçlü olduğunu vurguladı. TİM’e göre dolar ve euro yükselirse demir fiyatlarındaki artış devam edecek. Scotiabank’ın Mart ayı tahmin raporuna göre Demir Cevheri fiyatlarının 2018 ve 2019 yıllarında ortalama olarak sırasıyla 60 USD/ton ve 60 USD/ton olması bekleniyor. AME’ye göre de düşük maliyetli demir cevheri arzındaki artışlar ise 2018 ve 2019 yıllarında demir cevheri fiyatları yatat bir çizgide hareket edecek.

Plastik ve Kauçuk:

Mart ayında yurtiçi plastik piyasasında PVC ve PE fiyatlarında yatay bir seyir görülürken, PP, HIPS ve ABS fiyatlarında 100 puanlık artışlar görüldü. PA66 fiyatlarında ise yukarı yönlü hareket devam ediyor. Chemorbis haberlerine göre; Avrupa’da, birçok PP satıcısı ilk Mart tekliflerini propilen kontratlarındaki 23€/tonluk düşüşe rağmen değişmeyen seviyelerden açıkladı. Satıcıların izlediği fiyat politikasının ardında bölgede süregelen tedarik kesintileri yatıyordu. Ancak, Mart başından bu yana maliyet ve talep cephesinden destek gelmemesi, satıcıların fiyatlarını stabil seviyelerde tutma çabasını boşa çıkardı. Buna göre, alıcılar Mart ayı PP işlemlerinde 20-30€/tona varan indirimler elde edebildi. Fransa’daki bir distribütör, “Spot propilen fiyatları, Şubat sonundan bu yana pek değişmezken; talepse beklentileri karşılamadı. Bu sebeple, 30€/tona varan indirimlere razı geldik. İlk etapta, kısıtlı kotamız nedeniyle değişmeyen seviyelerden veya 10€/tonluk daha ufak düşüşlerle teklif veriyorduk,” dedi. İtalya’daki bir kompound üreticisi, “Nisan kısa bir ay olacak ve talep genellikle normale kıyasla %20 azalır. Bu nedenle, 10€/tonluk ufak düşüşler görmeyi bekliyoruz,” dedi. Ancak, Nisan-Mayıs aylarında tesis duruşları nedeniyle tedarikin kısıtlı kalması bekleniyor. Bunun yanında, birçok oyuncu Nisan ayı propilen kontratlarının Mart seviyelerinden yenilenebileceği konusunda birleşiyor. Spot propilen fiyatları, Şubat sonundan bu yana çoğunlukla stabil veya hafif artış eğilimli bir seyir izledi. Mart ayı PE işlemlerini tedarikin sıkışık olması neticesinde stabil seviyelerden veya artışlarla tamamlayan Orta Doğu ve Afrikalı oyuncular, Nisan ayında fiyatların stabil veya düşüş eğilimli seyredeceği yönündeki beklentilerini paylaşmaya başladı. PE piyasasında değişen hava, Çin piyasasındaki düşüş eğilimine ve her iki bölgede de durgun seyrini sürdüren talebe bağlandı. Mısır’da, yurtiçi PE fiyatları, SIDPEC’in Mart ayı ortasında PE tesisini iki hafta sürecek planlı bir bakım çalışması için durdurmasının ardından Mart’ın üçüncü haftasında stabil veya yukarı yönlü bir eğilim izlerken, Nisan ayı tekliflerinin yavaş talep ve global PE piyasalarındaki gerileme nedeniyle stabil seviyelerden veya düşüşlerle alınması bekleniyor.

Kağıt ve Kereste:

Yurtiçi kağıt fiyatları Mart ayında beyaz kağıtlarda ortalama %7.4 oranında artış gösterirken, gri kağıtlarda yatay hareket izledi. OMÜD tarafından yapılan açıklamada Türkiye’de oluklu mukavva sektörünün 2017 yılında 2.2 milyon ton satış ve 164 bin ton ihracat gerçekleştirdiği belirtilirken, toplam cironun ise 6,2 milyar lira olduğunu dile getirildi. Global piyasalara baktığımızda; Avrupa’nın önde gelen selüloz üreticilerinden olan Södra Cell, 1 Nisan 2018 tarihinden geçerli olmak üzere NBSK selüloz fiyatını Avrupa pazarında 1170 USD/ton seviyesine çıkaracağını bildirdi. Finlandiya merkezli Metsa Fibre , NBSK selüloz fiyatını Avrupa pazarında 1130 USD/ton seviyesine çıkaracaklarını bildirdi. Dünyanın 100% geri dönüşümlü kağıt ve ambalaj konusundaki en büyük özel sektör firması olan Pratt, geri dönüşümlü ambalaj kağıdı fiyatlarında +$50/ton artışa gitmeyi planlıyor. Yurtiçi kereste fiyatları, 2017 yılında görülen artışlardan sonra 2018 yılının ilk çeyreğine aşağıda yönlü olarak hareket etti. Orman Genel Müdürlüğü ihalelerinin 2018 yılında erken açılması fiyatlarda düşüş beklentisi oluşturdu. Orman Genel Müdürlüğü'nden alınan veriler çerçevesinde; fiyat bazında karşılaştırıldığında; 2017 ocak ayında 262,46 TL/m3 olan tomruk ihalelerinin, 2018 ocak ayında 387,26 TL/m3 olarak % 48'lik bir artışla sonuçlandığı görüldü.

Enerji ve Petrol:

Yurtiçi elektrik ve doğalgaz fiyatlarında Mart ayında da değişikliğe gidilmezken, pompa fiyatları artan döviz kuru etkisi ile TL bazında yükseliyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), bu yıla ilişkin petrol fiyatı tahminlerini sabit tuttu. EIA'nın Mart 2018 Kısa Dönem Enerji Görünümü raporunda, Brent tipi ham petrolün ortalama varil fiyatının bu yıl ortalama 62 dolar seviyesinde olmasının beklendiği belirtildi. Raporda, ABD'nin Batı Teksas (WTI) türü ham petrolünün de ortalama fiyatının bu sene 58 dolar seviyesinde olmasının öngörüldüğü kaydedildi. EIA'nın Şubat ayı Kısa Dönem Enerji Görünümü raporunda da her iki petrol türü için aynı fiyat tahminlerinde bulunulmuştu. EIA ayrıca, ABD'nin 2018 ve 2019'a dair ham petrol üretim öngörülerinin yukarı çekildiğini duyurdu. Raporda, ülkenin bu yılki ham petrol üretiminin günlük ortalama 10,7 milyon varil, gelecek yılki ham petrol üretiminin günlük ortalama 11,3 milyon varil olmasının beklendiği kaydedildi. EIA'nın şubat ayı raporunda, ABD'nin ham petrol üretiminin bu yıl günlük ortalama 10,6 milyon varil, gelecek yıl günlük ortalama 11,2 olması tahmininde bulunulmuştu. Buna göre, ABD'nin bu yıl ve 2019'a dair ham petrol üretim öngörüsü günlük ortalama 100 bin varil yukarı çekildi. Petrol fiyatlarının Mart ayında 64 doların altına düşmesi için uzmanlar, ABD'nin petrol üretim ve stoklarındaki artışın fiyatlarını düşürdüğünü belirterek, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve Rusya'nın üretimi kısma kararındaki kararlılığının aşağı yönlü eğilimi kısmen engellediğini kaydetti. BP CEO'su, "Petrol fiyatlarının gelecek iki yıl boyunca varil başına 50 ila 65 dolar arasında seyretmesini tahmin ediyorum" derken, petrol şirketlerinin varil başına 100 dolar yerine artık 60 dolara üretim yapabildiğine dikkati çekerek, "Firmalar artık daha fit ve daha iyi dengeye kavuşmuş durumda." yorumunu yaptı. Fitch Ratings’e göre ise ABD'nin hızla artan kaya petrolü üretimine işaret edildi ve küresel petrol üretiminin bu sene talebin üstüne çıkarak, fiyatların 60 doların altına düşmesine neden olacağı belirtildi. Raporda, ABD kaya petrolünün küresel talepteki artışın önemli bölümünü gelecek yıllarda karşılayacak olmasından dolayı uzun dönemde fiyatları 50-60 dolar arasında tutacağı vurgulandı. ABD'nin petrol endüstrisinde artan sondaj kulesi sayısı ve sektörde devam eden verimliliğe dikkatin çekildiği raporda, ABD'nin ham petrol üretiminin bu yıl günlük ortalama 1,5 ila 1,7 milyon varil arasında artmasının tahmin edildiğine yer verildi. Öte yandan, Fitch Ratings, bu seneye dair ham petrol fiyatları öngörüsünü varil başına 5 dolar, gelecek yıla dair fiyat tahminini de 2,5 dolar yukarı çekti. Raporda, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile kartel dışındaki bazı üretici ülkelerin üretim kesintisi anlaşmasına işaret edilerek, bunun küresel piyasadaki ham petrol stoklarını azalttığı ifade edildi. Ancak uzun dönemde OPEC'in üretim ve fiyatları kontrol edebilme gücünün "kuşkulu" olduğu bilgisine yer verilen raporda, bunun, anlaşmaya katılan ülkelerin Amerikalı kaya petrolü üreticileri karşısında piyasa payını kaybetmek istememesinden kaynaklandığı aktarıldı. Fitch, dünya genelinde en yaygın olarak kullanılan Londra Brent türü ham petrolün varilinin bu yıl dahil olmak üzere uzun dönemde ortalama 57,5 dolar olmasını tahmin ediyor. ABD'nin Batı Teksas (WTI) tipi ham petrolün varilinin de 2018 dahil olmak üzere uzun dönemde ortalama 55 dolar olması bekleniyor.

Döviz Kurları:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart tarihli Beklenti Anketine göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 4,10 TL iken, bu anket döneminde  değişmeyerek 4,10 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,18 TL iken, bu anket döneminde 4,19 TL oldu. Global tahminlere baktığımızda, Scotiabank’a göre EUR/USD paritesi 2018 Q2, Q3, Q4 ve 2019 Q1, Q2, Q3 ve  Q4 için sırasıyla 1.18, 1.20, 1.20, 1.24, 1.24, 1.28 ve 1.28 olacak. Banka’ya göre Dolar karşısında Avro ve Yuan değer kazanmaya devam edecek. Banka’nın aynı dönemler için USD/CNY beklentisi ise sırasıyla 6.40, 6.30, 6.30, 6.30, 6.20, 6.20, 6.10 ve 6.10 olarak açıklandı. Citibank’a göre de EUR/USD paritesi 1.2555 seviyelerine kadar çıkacak.  Commerzbank’a göre ise, Brexit’teki belirsizlik sebebiyle 2018 Q2, Q3 , Q4 ve 2019 Q1 , Q2 için EUR/USD paritesi sırasıyla 1.21, 1.19, 1.18 , 1.20 ve 1.22 olarak tahmin edilirken, aynı dönemler için USD/CNY paritesi sırasıyla 6.45, 6.53, 6.60, 6.55 ve 6.50 olarak tahmin edildi.

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri:

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,68, bir önceki yılın Aralık ayına göre %3,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %13,71 ve on iki aylık ortalamalara göre %15,50 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,82, imalat sanayi sektöründe %1,49, elektrik ve gaz sektöründe %21,10, su sektöründe %0,42 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %21,10 ile elektrik ve gaz, %7,57 ile ham petrol ve doğal gaz, %5,71 ile ağaç ve mantar ürünlerinde (mobilya hariç) gerçekleşti. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri ise bir önceki aya göre %1,11 düşüş gösterdi. Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2018 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %1,70, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,10, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,07 ve on iki aylık ortalamalara göre %21,89 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe %1,43 artış, imalat sanayi sektöründe ise %1,70 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; %4,20 ile deri ve ilgili ürünler, %3,11 ile ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç), %3,10 ile içeceklerde gerçekleşti. Buna karşılık bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler %0,14 ile bir önceki aya göre endeksin düştüğü tek alt sektör oldu.

 

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş