Ana Sayfa > Yazarlar > Can Komar Tüm Can Komar Yazıları

Hoş Geldin 2014

Tüm okurlarımın yeni yılını kutluyorum. Hepinize sağlık, mutluluk ve bol kazanç getiren işler diliyorum.

Gerçi diliyorum ama işin ekonomik tarafında bir göz atmakta da fayda görüyorum. Gelin birlikte bakalım yılın neler getireceğine dair ipuçlarına.

Önce, bizi de kaçınılmaz olarak etkileyen küresel pazarlara bir bakalım. Amerika Birleşik Devletleri, 2008 krizinden çok yavaş bir şekilde fakat istikrarlı biçimde çıkıyor. İşsizlik oranları hala tam istenilen kıvamda değil. İyileşme sürecinin bir iki yıl daha devam etmesi bekleniyor. Tabi bu arada ABD ekonomisini destekleyen Merkez Bankası (FED), piyasaya sürdüğü parayı giderek kısacağı uyarısını yapıyor.

Avrupa ekonomisi ise iyileşmekten çok uzak bir durumda. Ekonominin zafiyeti her durumda göze çarpıyor. İtalya, İspanya, Portekiz, İrlanda’nın bir kaç yıl daha çabalaması gerekiyor.

Çin ekonomisi çift haneli büyümeleri artık terk etti. Bir zamanlar %20’ler civarında yıllık büyüme kaydeden Çin, şimdi %7’lere gerilemiş durumda. Bu seviye, Çin’in krize girme sınırı olarak kabul ediliyor. Buna rağmen, özellikle demir çelik sektörü söz konusu olduğunda Çin, Güneydoğu Asya’yı hakimiyeti altına almış durumda.

Arap baharının yaşandığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ekonomik zorluklarla baş edecekleri bir yıla giriyorlar. Ama Sahra altı ülkeleri açısından durum daha iyi görünüyor. Afrika Kalkınma Bankası verilerine göre tarım ve madencilik alanında faaliyet gösteren Afrika ülkeleri bu yıl %5,3 oranında büyüyecek. Küresel ekonominin %3’ler civarında büyüdüğü düşünüldüğünde, bu oran iyi bir seviyedir.

Gelelim şimdi, Türkiye’nin 2014 yılı tahminlerine.

Trading Economics adındaki Amerikan kuruluşu, 192 ülkenin ekonomisini takip etmekte ve bizim gibi yorum yapan kişilere veri sunmaktadır. Tabi, maazallah faiz lobisi, uluslararası çete filan gibi bir ketenpere olmaması için verileri başka yerlerden de kontrol edeceğiz.

Trading Economics diyor ki,

1 USD = 2,26 olacak (şimdi 2,18’i gördü).
Devlet tahvilleri faizi = %12,85 olacak (şimdi %10,64)
İşsizlik oranı = %9,80 (şimdi %9,90)
Enflasyon oranı = %7,62 (2013’te %7,40 oldu)
Dış Borç = 358 milyar dolar (şimdi 372 milyar dolar)
Cari Açık = 86 milyar dolar (şimdi 71 milyar dolar)
Sanayi kapasite kullanım oranı = %75 (şimdi %76)

Öbür taraftan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, USD’nin 1,80’e ineceğini söylemiş. Bakın ben buna inanmıyorum. Geçenlerde de aynı lafı etmişti, 1 saat sonra dolar 2,00 TL olmuştu. Erdem Bey işi biraz hafife alıyor gibi. Geçmişe baktığımızda enflasyon hedefi son 3 yıldır hiç tutturulamamış. Gerçekleşen enflasyon hep hedefin üstünde kalmış. Ne oldu da son 3 yıldır tutturulamıyor diye baktığımda gördüm ki, 3 yıl önce (Nisan 2011’de) Erdem Başçı Merkez Bankası başkanı olmuş.

Ali Babacan, ihracatın %61’ini KOBİ’ler yapıyor diyor. Ama KOBİ’leri desteklemesi beklenilen KOSGEB bütçe yokluğu nedeni ile geri çevriliyor. KOSGEB’in bağlı bulunduğu bakanın oğlunun evinden ise para sayma makineleri çıkıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, son günlerde gelişen olaylar ve dövizin patlaması nedeni ile bir açıklama yaptı ve “ihracatçılar için kurda önemli olan istikrar ve rekabetçi seviyedir. Ani yükselişler ve düşüşler en başta ihracatçılara zarar vermektedir. Cumhuriyetimizin 90. Yıllık birikimi, demokrasimizin ulaşmış olduğu seviye siyasi ve hukuki sorunları aşacak olgunluktadır” dedi. Kurun oynaklığının verdiği zarar konusunda hem fikiriz ama açıklamasının ikinci kısmını Büyükekşi’nin umudu olarak görüyorum. Demokrasimizin ulaştığı seviye hakkında ona katılmıyorum. Bu konuda ciddi endişelerim var.

İhracatçılarımız arasında yapılan ankete göre Türk sanayicisinin en rekabetçi olabileceği kur seviyeleri USD’de 1,95, Euro’da ise 2,57 olarak belirlenmiş.

2012 ihracatımız 151 milyar USD idi
2013 ihracatımız da 151 milyar USD oldu,
2014 hedefimiz 166,5 milyar USD’dir. Umuyorum ki gerçekleşir.

Gelin şimdi de ihracatın lokomotif sektörlerine bir bakalım.

Otomotiv, maliye bakanlığı tarafından ÖTV artışı ile cezalandırıldı. Yani, otomotivin iç piyasa satışlarında 2014’de azalma bekliyoruz. İhracatta ise, kurdaki oynamalar nedeni ile maliyetler allak bullak oldu. Şimdi tüm otomotivciler hesap makinelerini almış, değişik senaryoları hesaplayıp duruyorlar.

Demir Çelik sektörüne ise çok iyi haberlerim maalesef yok. 2014’de çelik fiyatlarında düşüş bekleniyor.

Hammadde’de de düşüşler olacak. O nedenle iki yaka bir araya gelecek ama işte o kadar. Klasik ihracat pazarları hakkında yukarıda belirttiğim yorumlar dikkate alınmalıdır.

Şimdi size Türkiye’nin bazı ekonomik verilerini göstereceğim. Bunlar, gelecek hakkında çok önemli ipuçları verir. Ama önce bir düşüncemi ifade etmek istiyorum. Türkiye, son 6 ay içinde ciddi sosyal ve hukuki sınav geçirdi. Bir tanesi GEZİ OLAYLARI, diğeri ise YOLSUZLUKLAR. Başbakan, bu krizleri iyi yönetemedi. Başbakanın ve hükümetin “kriz yönetimi” konularında çok ciddi sorunları var.

Çelikçiler çok iyi bilecektir. Çelik hem serttir, hem de esnektir. Demir’e olan avantajı işte bu esnekliğidir. Demir ise sertleştikçe kırılgan olur. Siz istediğiniz kadar sert olun, esnek olmadığınız takdirde bir gün biri gelir size kırıverir.

Bakın kurlar son yıl içinde nasıl bir seyir izlemiş.
Uzun süredir istikrarlı seyreden kurlar, Gezi olayları ertesinde çıkışa geçmiştir. Yolsuzlukların ortaya çıkması ile kurlar bir kez daha çıkışa geçmiştir. Bunun sorumlusu olarak “çeteler”, “yabancı ülkeler” suçlanmıştır. Ama, parayı hamudu ile götürenler korunmaya çalışılmaktadır.

Gelin bir de devletin borçlanma faizlerine bakalım. Malum şeriata göre faiz haram olduğu için, faizleri düşürmekle övünen hükümet son 6 aydaki tutumu ile faizleri patlatmıştır. Suçlanılan kökü dışarıda kötü adamlar bir yana, yüzlerce milyar doları ahlaksızca aklayıp paklayanların hiç mi rolü yok bu tabloda?

Peki borsa nasıl bir tepki vermiş bu olan olaylara?
Belli bir istikrarda giderken önce Gezi Olayları ile düşüşe geçmiş. Sonra toparlamaya çalışırken bu kez yolsuzlukların patlak vermesi ile dip yapmıştır. Merkez bankası, hem dövizin hem de faizlerin artmasını çok ciddi tehdit olarak görmektedir.

Önümüzde yerel seçimler var. Ondan sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri, daha sonra ise genel seçimler olacaktır. Ülke siyaseti ısınmaya devam edecek. Hükümet de demir gibi sert durmaya devam edecektir.

2014 hoş geldin…

Can Komar
Steeltürk - Neksport Danışmanlık
cskomar@googlemail.com;komar@neksport.com

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş