Ana Sayfa > Yazarlar > Berrak Çekin Tüm Berrak Çekin Yazıları

Karar Almak Kolay İş Değil

Şirketlerde yönetim faaliyetlerinin temelini karar verme oluşturmaktadır.

 Ne yapılacak, ne zaman yapılacak, kimler tarafından, hangi kaynaklar kullanılarak yapılacak gibi sorular bir takım kararların verilmesini zorunlu kılmaktadır. Kıt kaynakların yalnızca tek kullanım yeri olsaydı insanlar için bir ekonomik karar verme sorunu olmazdı. Yönetimin odak noktası, amaçlara ulaşabilmek için etkin kararlar vermek ve bu kararların yerine getirilmesini, eyleme dönüşmesini sağlamaktır. Karar verme yöneticinin asli görevidir.

Karar verme birden fazla seçeneğin bulunması durumunda bunlar arasından bir seçim yapılmasıdır. Bir problemin varlığını algılamak, değişik kaynaklardan bilgiler toplayarak problemi tanımlamak, söz konusu problemin değişik çözüm yollarını ortaya koymak, bunları birbirleri ile karşılaştırarak en faydalı olanını seçmek ve böylece bir uygulama planı elde etmektir. Karşılaşılan problemler karmaşık veya basit olabilir. Alternatif hareket tarzlarından şartlara göre en uygununun seçilmesi gerekir. Problem çözme aynı zamanda bir karar verme faaliyeti, karar vermede bir problem çözme faaliyetidir denebilir.

Birçok kişi toplumsal baskıların dışında kalmayı başaramaz. Araştırmalara göre kendisiyle barışık insanlar bile arkadaşlarının ve otoritenin etkisinde kalıyor. Doğru karar verebilmek için seçenekleri sınırlamayı öğrenmek lazım. Seçenek sayısı az oldukça seçim yapmak kolaylaşıyor. Seçenekler arttıkça inceleme, araştırma, analiz etme süreci de uzar. Tercih yaparken insanlar kontrolün kendilerinde olmasını ister. Yine de karar verme eylemi insanlarda doyumsuzluk duygusu yaratır. Bu durumda kontrolü başkasına devretmek daha doğru olur. Uzmanlar, “seçim yaparken tercihin kendilerinde olduğu durumda insanlar mutlu olur” düşüncesinin her zaman doğru olmadığını belirtiyor.
Farklı bakış açısı kullanmayı bilmek gerekir. Bazı durumlarda yaptığınız tercihler, seçeneklerin sunuluş şekillerine bağlıdır. İnsanlar, kazançlı çıkacağı seçenekleri tercih etme eğilimindedir ve kaybının olacağı seçeneklerden uzak durur.

Aldığınız her kararın sonuçlarını düşünün. Aldığınız her karar gelecekle ilgili bazı öngörülerde bulunmanızı gerektirir. Yaptığımız seçimin sonunda neler hissedeceğimizi hayal ederiz; seçimimizin gerçekleştiği zaman sonuçlarını kestirmeye çabalarız. Sonuçta bizi mutlu edecek tercihten yana oyumuzu kullanmaya çalışırız. Alacağımız kararların sonuçlarına ilişkin öngörülerde bulunmak teorik olarak yararlıdır. Ancak insanlar tahmin yürütmekte, o kadar başarılı değildir. Çünkü çoğu zaman kararlarımızın sonuçlarıyla ilgili öngörülerde abartıya kaçarız. Neyle karşılaşırsak karşılaşalım, gelecek düşündüğümüzden daha az acı ve daha az mutluluk verir. Ayrıca insan yapısı gereği en kötü olasılıkla bile başa çıkabilir.

Yönetim, her yeni şarta göre yeni şirket kararları almayı gerektirmektedir. Yöneticiler denetleyemedikleri şartların zaman içindeki değişmelerini tahmin ederek denetleyebildikleri şartları bunlara göre değiştirerek bir sonuca varmak isterler. Karar almanın iki büyük boyutu vardır; tahmin ve planlama. Şirketin elinin altındaki her imkanı değişik ihtimallere yönelik tahminlere göre tasarlayıp planlaması gerekir. Doğru ve sağlıklı kararlar alabilmek için, işletmenin iç ve dış şartlarına ilişkin yeterli bilgilerin toplanması, değerlendirilmesi, söz konusu bilgilere dayanarak tahminlerin yapılması ve tercihlerin geliştirilmesi ön şarttır. Bu ön şart yerine getirildikten sonra, geliştirilen tercihler birbiri ile karşılaştırılır. İşletmenin amacı bakımından en faydalı olan tercih bulunur. İşte söz konusu en iyi tercihin seçilmesi ile karar alınmış olur. Bir sorunun çözümüne ilişkin ne kadar çok tercih geliştirilir ise, alınan karar da o kadar sağlıklı olur. Bir kararın çok kişi tarafından alınması
her zaman tek kişi tarafından alınmasından daha üstündür. Bir sorunun çok sayıda kişi tarafından bütün boyutları ile tartışılması en etkin çözümleri mümkün kılar. Her bireyin üretici, yapıcı gücünden, bilgi ve tecrübeden faydalanılarak en etkin karar alınır. Kararlar mümkün olan en alt düzeyde alınmalı ve otorite alanını genişleterek insanlara sorumluluk verilmelidir. İşletmede çalışanlar yeteneklerini ortaya koydukça onların karar verme yetkileri artırılmalıdır. Pek çok karar yanlış olduğundan değil, onu veren insanın kararına yeterli derecede bağlı olmamasından dolayı başarısızlıkla sonuçlanır.

Duyguların, karar alma mekanizmasının işleyişini engellediği inancı yaygındır. Duygular, kararların ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanların en temel duyguları, hayatımızı tehdit eden koşullarda hızlı ve kendiliğinden kararlar almamızı sağlayacak şekilde oluşmuştur. Kaldı ki karar verirken duyguların rolü sanıldığından daha derinlere iner. Karar verince beynin duygularla ilgili kısmı faaliyete geçer. Bir üniversite, beyinlerinin sadece duygusal bölgeleri zarar görmüş insanları incelemiş ve bu kişilerin en basit konularda bile karar veremediğini keşfetmiştir. Öfke altındayken alınan kararlar daha bencil, daha aceleci ve daha risklidir.

İçgüdülerinize güvenin. İyi bir karar vermek için seçeneklerin artı ve eksilerini tartarken uzun zamana ihtiyacınız olduğunu düşünürsünüz. Oysa bazı koşullarda ani kararlar veya içgüdüsel seçimler, enine boyuna düşünülerek alınan kararlardan daha iyi sonuçlar verebilir. Yapılan bir araştırmaya göre, karşılaştığımız bir insan ile ilgili ilk izlenimi, o kişinin yüzünü gördüğümüz 100 milisaniye içinde edinirmişiz. Bir insan hakkında rasyonel bir değerlendirme yapmak ve ilk izlenimleri düzeltmek için insanları daha uzun süre tanımak gerektiği inancı yaygındır. Aşırı bilgi bilinçli kararı olumsuz etkileyebilir. İçgüdülerinize güvenmekten vazgeçmeyin.

Berrak Çekin 
HİDROTAM A.Ş.
Genel Müdür Vekili

b.cekin@hidrotam.com.tr

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş