Ana Sayfa > Yazarlar > Berrak Çekin Tüm Berrak Çekin Yazıları

Barış Bir Mutluluktur

En başarılı işyerlerinde bile her zaman yapacak ve geliştirilecek bir şeyler vardır. Yeter ki bu konuda bilinç ve iyi niyet olsun.

İş barışına dayalı, hakların önünde engel bulunmayan ve sorumlulukların yerine getirildiği bir iş hayatı için işbirliğine dayalı iletişim ve iyi yönetim uygulamaları gereklidir.

İş arkadaşlarıyla ailesinden daha fazla birlikte vakit geçiren bir çalışan için işyerinde geçen sürenin kaliteli ve iyi ilişkiler temelinde yürümesi önemlidir. İşveren ve yöneticiler için de işyerinde işbirliği ve iş barışının sağlanması açısından önemlidir.

Çalışanlar ile yönetimin, birtakım ortak sorunların çözümü için bir araya gelip görüş alışverişinde bulundukları bir ortam sağlanmışsa orada güzel bir işbirliği var demektir. Her iki tarafın da birbirlerinin ihtiyaçlarını, çıkarlarını ve güçlüklerini anlamalarını sağlayan bir mekanizma oluşmuştur.

İşveren ve çalışanlar arasındaki ilişkinin çatışma ve uyumsuzluk ilişkisine dayalı olduğu ortamlarda huzurlu çalışma ortamından ve iş tatmininden bahsetmek mümkün olmadığı gibi verimlilik konusunda da sıkıntılar olacağı açıktır. Çalışan ve işveren arasındaki iyi niyeti ve karşılıklı saygıyı en üst seviyede artırmayı amaçlayan ortak kazanımlar işyerine fayda sağlayacaktır. Eğer ortak faydalar iki taraf için de ön planda değerlendirilip çalışan ile işveren arasındaki ilişkide empati yani birbirini anlama becerileri artırılabilir ve saygı ön plana alınabilirse, çalışan ve işveren birbirini anlamaya daha fazla gayret sarf edecek ve işyerinde problemler, çözüme uyum ve iyi niyetli uygulamaların yaygınlaştığı güvenli ortamlara dönüşecektir.

Çalışma hayatında barışı ve işbirliğini artıracak en temel faktör; hak ve sorumlulukların yerine getirilmesidir. Hak ve sorumluluk sahibi insanlardan oluşan işyerlerinde iyi niyetli yaklaşımlar var ise sorunların çözüme ulaşması daha kolay olmaktadır. İnsana yakışır bir iş ortamı için yapabileceğimiz şeyler; işe karşı iyi niyet, işverene ve çalışma arkadaşlarımıza karşı saygı, güler yüzlü ve pozitif olmak, arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olmak, sorumlulukların bilinciyle çalışmak, iletişim mekanizmalarını iyi kullanmak gerekir.

Önemli olan çözümsüzlüğü baştan kabul etmek yerine neler yapılabileceği konusunda çaba sarf etmektir. İyi niyet temelli tüm çabalar olumlu değerlendirilir, bu sebeple çözüm üretmeye gayret etmek yaklaşımı bile başlı başına takdir edilmeye değer bulunmalıdır.

Bildiğiniz gibi firmalar için değişim ve gelişim zorunluluk haline geldi. Firmaların yenilenebilmelerinin önemli bir bölümü de çalışanların değişime katılmaları ile mümkün olmakta. Ancak birçok yerde çalışanlar yeni sistemlere ya da politikalara ayak uydurmakta zorlanırlar. Bunun temelindeki sebep değişime karşı dirençtir. Bu direncin kırılabilmesi için öncelikle çalışanların bu konudaki kaygılarını ifade etmelerine imkan tanınmalı, hangi alanda değişimi güç ve zor buldukları öğrenilmelidir. Ayrıca, değişimin neden gerekli olduğu konusunda ikna olmaları için süre tanınmalı ve tabi başarılı bir eğitim sürecinin de bu doğrultuda planlanması sağlanmalıdır.

Çalışanlar yönetimin el değiştirmesinden, yeni beceriler öğrenmek zorunda kalmaktan, yeni bir ekibe katılmanın getireceği stresten korkmaktadır. Ama bazen de bu direncin nedenleri daha karmaşık olabilir. Çalışan kendisini kolayca değiştirebilecek beceri ve zekaya sahiptir, şirkete yürekten bağlıdır, değişimi gerçekten desteklemektedir ama tüm bunlara rağmen anlaşılmaz bir şekilde değişim için hiçbir harekette bulunmaz.

Peki değişimi nasıl kabul ettireceğiz? Katılım direnmeyi en az seviyeye indiren en etkili yenilik getirme yöntemlerinden biridir. Değişimden etkilenen kişilerin, değişimin geliştirilmesi, yaratılması, planlanması ve uygulanması aşamalarına katılması direnci azaltacaktır. Katılım sayesinde çalışanlar değişimi sahiplenirler. Katılımı sağlanan insanların kendilerini değişim amaçlarına uydurmaları daha kolaydır. Hatta kararlara katılım sayesinde yapılacak yeniliğin örgüte olduğu kadar çalışanların amaçlarına da nasıl hizmet edeceği öğrenilmekte, böylece örgütsel amaçlarla bireysel amaçların bağdaşması, yönetimle astlar arasında olması muhtemel çelişkilerin çözümlenmesini sağlamaktadır. Böylece çalışanların değişimi kabullenmeleri daha kolay olacaktır.

İşyerinde barışı sağlayabilmek için iletişim mekanizmaları zenginleştirilmelidir. Sürekli bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli, tüm yönetimsel kararların çalışanları doğrudan etkileyeceği dikkate alınarak çalışanların bu kararlara ilişkin görüşleri dinlenmeli ve gelen geribildirimler dikkate alınmalıdır. İletişim yolu ile çalışanlar ve yönetim ortak bir görüş ve anlayışa vararak, şirketin temel hedefine ulaşabilmesi için işbirliği yapmış olurlar. Çalışanların organize oluşu ve iletişimi, güçlerini ortaya çıkaracak oluşumlardır.

Başarılı bir yönetim sistemi, etkin bir iletişim sistemi ile mümkündür. Bireyler ve gruplar birbirlerine içinde bulundukları ruh hallerinden bahsedebildikleri zaman hedeflere ulaşmada daha başarılı olacaklardır. Çalışanların işyerinde içinde bulundukları ruh halleri, kendi davranışları kadar diğer insanları, durumları algılamalarını ve değerlendirmelerini de etkilemektedir. Ruh halinin ve duyguların paylaşılması, kişilerin birbirlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. İnsanlar birbirlerini anlayabildikleri takdirde, birlikte daha iyi performans gösterir ve hedeflerine ulaşabilirler.

Barış içinde mutlu bir yaşam dileğiyle…

Berrak Çekin 
HİDROTAM A.Ş.
Genel Müdür Vekili

b.cekin@hidrotam.com.tr

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Firma Ürün Arama Motoru

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş