Ana Sayfa > Yazarlar > Ali Rıza Büyükuslu Tüm Ali Rıza Büyükuslu Yazıları

Türkiye’de KOBİ’ler ve Yan Sanayinin Ar-Ge’ye Yatırım, ileri Teknoloji Kullanma ve inovasyon Yapma Kapasitesi

Hiç kuşkusuz ki, Türkiye ekonomisinin en önemli artısı oldukça güçlü KOBi’lere ve büyük sanayi üretimini destekleyen yan sanayiye sahip olmasıdır. 

Bu ölçekteki şirketler ekonominin adeta omurgasıdır. Diğer taraftan, KOBi’lerimizin ve yan sanayimizin toplam üretime, istihdama ve ihracata yaptığı katkılar da inanılmaz boyuttadır. Ülke geneline yayılmış, OSB veya özel endüstri bölgelerinde kümelenmiş bu şirketler son 30 yılın büyüme ve kalkınma rakamlarına da çok önemli etki yapmaktadır.

Ancak, bilim ve teknoloji çağının ortaya çıkardığı global inovasyon ekonomisi içinde rekabet edebilmek için ihtiyaç duyulan Ar-Ge ve teknoloji tabanlı üretim süreçlerine geçme konusunda Türkiye de faaliyette bulunan KOBi ve yan sanayimizin başarılı olamadığını görüyoruz. inovasyon ekonomisi işverenlere ve patronlara yeni bir sermaye birikim modeline geçmelerini adeta dayatmaktadır. Ancak, şirketlerimiz ucuz işgücü ve devlet destekli büyüme modeline dayalı eski pradigman alışkanlıklarından çok kolay vazgeçmek istememeleri ve genelde orta ve uzun vadeli yatırım getirileri yerine kısa vadede getirisi olan yatırım ve rant alanlarına odaklandıkları için geleneksel iş yapma modellerini bir anda bırakıp, çok sabır ve uzun vadede getirisi olan Ar-Ge ve inovasyona dayalı ticareti henüz tam olarak benimseme noktasından çok uzakta görünmektedirler. Bu itibarla, mevcut KOBi ve yan sanayimizin Ar-Ge yatırım, ileri teknoloji kullanımı ve inovasyon yapma kapasitesi henüz arzu edilen düzeyin çok altındadır.

Bu bağlamda, bir taraftan KOBi’lerin inovasyon ve teknoloji tabanlı büyümesi için en çok ihtiyacı olan iki önemli alanda yani finansman ve nitelikli insan gücü bulma ya da erişebilme konusunda temel sorunları devam ederken, diğer taraftan KOBi’lere en çok destek vermesi beklenen üniversitelerin gerek ar-ge gerekse yetişmiş insan kaynağı sağlama konusunda yeterli desteği veremediği gözlemlenmektedir. Bir başka ifade ile üniversite ve endüstri işbirliği hala seminer veya konferansların teorik bir tartışma başlığı olarak yer almaya devam etmekle birlikte uygulamaya bir türlü geçirilememektedir.

KOBi’lerin ve yan sanayinin finansmanı sorununun başında öz sermaye yetersizliği ve kredi faizlerinin yüksek olması gelmektedir. Buna ilaveten, düzensiz kur ve faiz hareketleri bu şirketleri belirsizlik üzerinde mesafe almaya zorlamaktadır. Söz konusu finansal sıkıntıların yaşandığı bir süreç de bu şirketlerin Ar-Ge’ye yatırımı, ileri teknoloji kullanımı veya inovasyon konusunda aksiyon almaları kendileri açısından çok riskli bir tercih olarak görülüyor. Oysa ki, Türkiye’de KOBi’lerin özellikle daha büyük ölçeklilerin cirolarının ortalama %30’u ihracattan gelmektedir. Gerek bu ihracat rakamlarını korumak gerekse daha iyi noktalara taşımak için küresel rekabetin günümüzde olmazsa olmazı olan yeni teknolojilerin adaptasyonu, geliştirilmesi ve yenilikçi ürünler vasıtasıyla rekabet avantajı yakalama hususu adeta yeni dünya düzenin yeni üretim paradigması ve gerçeği haline gelmiştir.

Bu itibarla, ekonomi bakanlığının uzun süredir sağladığı ve çok az sayıda KOBi’nin faydalandığı ihracat desteklerinin yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının verdiği girişimci ve teknoloji desteklerinden de yararlanmak gerekmektedir. KOSGEB ve TUBiTAK gibi kamusal alanın sağladığı teknoloji ve Ar-Ge yatırım desteklerinden faydalanmakla birlikte konuya ilişkin özel sektörün, girişim sermayesi sağlayan bankaların, melek yatırımcıların, diğer risk sermayesi ve fon’larında KOBi’lere ve yan sanayine yönelik çok organize ve etkili bir eko sistemin oluşmasına katkı koyması gerekir.

KOBi ve yan sanayi işletmelerinin en önemli şikayeti üretim maliyetlerinin yüksekliğidir. Yüksek maliyetle rekabet etme konusunda verilen mücadele nedeniyle Ar-Ge, teknoloji ve inovasyona yatırım yapmalarının gerçekçi olmadığını bu şirketlerin yöneticileri her fırsatta ifade etmektedirler. Ancak, söz konusu küçük ölçekteki mikro şirketlerin KOBi’lerin üstlendiği ağır ekonomik ve mali yüklerden dolayı sahip oldukları düşük inovasyon kapasitesine rağmen son yıllarda çıkardıkları yeni ürünlerin %50’ye yakınının küçük çapta da olsa Ar-Ge ve yeni teknoloji kullanmaları neticesinde gerçekleştirdikleri görülmektedir.

Bu firmaların patronları veya yöneticileri ile yaptığımız görüşmelerde ar-ge, teknoloji ve inovasyon üzerine yaptıkları çalışmaların finansmanının yaklaşık %50’sinin KOSGEB ve TUBiTAK desteği almak suretiyle gerçekleştirdiklerini söylemektedirler. Dolayısıyla, eğer KOBi’lerimize ve yan sanayimize Ar-Ge, teknoloji geliştirme ve inovasyon yapmaları için daha fazla finansal destek sağlamamız durumunda ve aynı zamanda bu inovasyon ve Ar-Ge’yi yapacak nitelikli insan gücüne ulaşmalarını sağlar veya mevcut çalışanlarını bu eğitimleri vermek suretiyle yetiştirirsek, ekonomimizin can damarı olan bu şirketlerimiz ülkemizin geleceğinde de önemli hizmetler vermeye devam edeceklerdir.

Sonuç olarak, iki temel sorun yani ‘Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon’ için gerekli olan sermaye ihtiyacının kamusal ve özel sektör kaynakları ile finansmanı ile birlikte Ar-Ge ve inovasyon yapacak insan gücünün üniversitelerden tedariki ve yetiştirilmesi sorunun bir an evvel çözülmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; inovasyon ve teknoloji tabanlı gelişen KOBi’lerimiz ve yan sanayimizin ülkemiz ekonomisindeki varlığının ve öneminin sürdürülebilirliği ve global düzeyde rekabet edebilirliği demek aynı zamanda yeni bir sosyal inovasyon kapasitesinin girişimci, yatırımcı ve çalışanlar (emek) lehine inşası anlamına gelmektedir.

Prof. Dr. Ali Rıza Büyükuslu
arbuyukuslu@yahoo.com.tr

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş