Ana Sayfa > Yazarlar > Ahmet Yılmaz Tüm Ahmet Yılmaz Yazıları

Yapay Zeka – Yapay Akıl

Yeni sanayi döneminde üzerine en çok vurgu yapılan, konuşulan, övülen, imrenilen, geleceğin belirleyicisi teknoloji olarak görülen Yapay Zeka Türkiye’de de gündem konusu. Hatta diğer ülkelere nazaran Türkiye’de Yapay Zeka konusuna sadece pozitif yaklaşım sergilendiği ve göklere çıkartıldığı da bir gerçek. Yapay Zeka’ya yönelik bu öykünme ve buna atfedilen belirleyicilik bazen yapay olmayan zeka’yı bile şaşırtacak seviyede. Belki üslup olarak sert olacak ama aslında laboratuvar ortamlarında oluşturulan geri zeka’ya Yapay Zeka deniyor ve bunu çok fazla anlamlandıran ve merkeze koyan yaklaşıma da ben yapay akıl diyorum.

Yapay Zeka konusu aslında 1956 yılından beri bilhassa ABD’de de hep gündem konusu oldu. Ama adından en fazla Cyc, Watson (bilgi bazlı sistemler) ve son olarak Google Brain ve Microsoft Adam sistemleri (örnekleme analizleri ve örnekleme tanıma sistemleri) nedeniyle fazlaca söz ettirdi.

Yapay Zeka, enformatik biliminin bir parçası; akıllı davranış yöntemlerini bir sistem çerçevesinde otomatikleştirmek (buna mekanikleştirmek de diyebiliriz) ve makinece öğrenmeyi merkezine almıştır. Bu hedef/anlam çerçevesinde zeka’nın nasıl tanımlandığı ise net değildir. Genel olarak ‘insana benzer/yakın karar verme mekanizmalarının bir ortamda sergilenmesi’ yani öyle bir bilgisayar, sistem, program geliştirecekseniz ki, kendi başına bazı problemleri çözecek. Yani, problem çözme yeteneği bugüne kadar insanda görülür iken bunu daha fazla makineye atfetmek. Makineyi öyle bir hale getirmek ki, bir nevi insan gibi düşünsün, hissetsin, hareket etsin!  Bu yaklaşımın hala vizyon aşamasında olduğunu belirtelim. Zira yukarıda belirttiğim Yapay Zeka sistemlerin zeka testi (insanlara uygulanan testin benzeri) yapılmış, sonuç bunların hali hazırda bir hayli ‘geri-zekalı’ olduğunu ortaya çıkarmış!

Günümüz endüstriyel ve bilgi/bilim toplumunda Yapay Zeka konusu tabii ki çok önemlidir. Bu yadsınamaz. Ama burada Yapay Zeka’nın uygulamaları/faydaları konusunda yapılan ayrıma dikkat etmek gerekiyor; güçlü-yapay zeka ve zayıf-yapay zeka!

Zayıf-Yapay Zeka uygulamalarında amaç, somut belirli bir alanda insana destek için insana yakın/benzer düşünüşü aygıtlarda sağlamaktır. Makinece öğrenmek bu yaklaşımın ana motorudur, sonradan bir şeyi/bilgiyi entegre etmek değil! Bir de öğrenmek yeteneğinin yanı sıra olasılıklar (değişik enformasyon girdileri) ve sağlamlılığı, güveni pekiştirmek çok önemli kriterlerdir. Burada oluşturulmak istenen matematik ve enformasyon yardımı ile ‘akıllı davranışlar’ türetmektir. Yani zeka’nın yapay formunu basit düzlemde simüle etmek’!

Güçlü-Yapay Zeka tanımlamasına burada derinlemesine değinmek istemiyorum. İnsanlar için kolay çözüm yöntemleri bu sistemin en fazla zorlandığı alan. Bu alan yukarıda da belirttiğim gibi hala çok vizyoner. Herhangi bir makineyi, aleti bir sistem üzerinden tıpkı insanlar gibi düşünme, hissetme, analiz ve buna karara dönüştürme süreci algoritma ve diğer bilim dalları ile zenginleştirilmiş gelişmiş sistemlerde bile sorunlu. En basitinden bir çocuğun bir kediyi anlaması ve zihninde yer etmesi 1-2 kedi görmesi ile yeterli iken geliştirilmiş sistemlerin milyon kedi ‘görmesi’ ve bunu algılaması gerekiyor. Ama sonunda yine de kediyi başka benzer bir hayvan ile karıştırabiliyor. Dolayısı ile bu alanda çalışma yapanları bile bıktırmış bu durumda daha detaylı tartışmalara değinmek bile istemiyorum, çünkü bu yazının çivisi çıkar.

Makinece Öğrenmek (Machine Learning) ve bunun bir alt bileşeni olan Derinlemesine Öğrenmek  (Deep Learning) klasik sanayi ve bilim-iletişim çağının harmanlaştırılması ile bize optimizasyon konularında oldukça önemli potansiyeller sunmaktadır.

Mekanik bir dünya

Sanayi toplumu olunduğundan beri mekanik yapının belirlediği bir zihniyet dünyasında yaşıyoruz. Dolayısı ile gelişmelere neden olan tüm uygulamalar, çözümler mekanikleştirilmiş bir teknik anlayışı ile sağlanıyor. Şimdilerde değişik bilim dallarının çapraz ve disiplinler arası getirileri ile yenilikler kazanmaya çalışıyoruz. Dünya mekanik olmaya devam ettikçe insanların belli davranışlarını da mekanize etmek daha kolay olacak. Şuan yapılan 250 yıllık sürecin daha ‘akıllı’ hale getirilmesi. Buradaki akıl ise endüstriyel akıldır, insan aklı değildir.

Ahmet Yılmaz

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş