Ana Sayfa > Yazarlar > Ahmet Yılmaz Tüm Ahmet Yılmaz Yazıları

Dijital Çağ – Mekanik Mühendislik

Dijital Çağ’ın lideri olmak isteyen ülkeler mühendislik eğitimi,  iş gerçekliğine uygun meslek tanımını yeniden tasarlamakta ve yeni kurgulamalar yapmaktadırlar. Endüstri tarihine bakıldığında; her yeni dönemde yeni hedefler tespit edilmiş ve bu görevleri yerine getiren gözde, lider meslek grupları olmuştur. Yeni, dijital dönemde de bunun olması bekleniyor ve oluyor da. Yeni döneme yönelik tartışmalarda, seminerlerde sürekli olarak gelecekte ortadan kaybolacak meslek grupları üzerine laf edilir. Genel itibari ile bu söylem doğrudur. Kanımca ilginç olan kaybolacaklar üzerine kafa yormak yerine, zirveye çıkacak meslek grupları ve bu meslek gruplarının eğitim-öğretim içeriği konusuna kafa yormaktır.

ABD ’denin meşhur Silikon Vadisi ve burada faaliyet gösteren dünya devi teknolojik şirketlerin istihdam ettiği yeni mühendislerin profiline bakıldığında sürecin ne yöne doğru hareket ettiği az çok görülmektedir. Birincisi Algoritma, kaynak kod kullanım yazıcılar dikkat çekmektedir, ikincisi de değişik meslek grupların bir aradalığı önemli bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Google veya Apple’in tüm yeni uygulamalarının oluştuğu yaratıcı toplantılarına yukarıdan bahsettiğim program yazıcıları ve mekanik mühendislerin yanı sıra biyologlar, sosyologlar, psikologlar da aktif olarak katılmakta veya eşlik etmektedirler. Dijital Çağ bugüne kadar gelişmiş tüm mühendislikleri ayrı ayrı değil toplamda bir araya getirerek sinerji yaratmaktadır (disiplinler arası veya üstü çalışmalar). Bir nevi, dijital çağ, kendinden önceki dönemde gelişmiş tüm yetenekleri, artıları muntazam bir şekilde kullanan, kullanacak olan da bir dönem sanki.

Yakın zamana kadar dünyada “Made in Germany” başarısını sağlayan Alman mühendisliği revaçta iken şimdilerde gözler ABD, Çin ve Hindistan’a çevrilmiş durumda. Gerçekten de Alman mühendisliğinin o bilindik, şapka çıkartılan pozitif imajı son dönemlerde önemli yaralar almış hatta dalga geçilir hale dönüşmüştür. Klasik sanayi döneminin belirleyicisi olan otomobil endüstrisi ya da Almanların en büyük icadı olan “Das Auto” dizel skandalları, gelecek dönem araç tekniklerinin Almanya’dan değil de başka coğrafyalardan çıkması bunun somut göstergesidir.

Almanya bir yandan çağı yakalamak için pragmatik adımlar atarken diğer yandan da yeni nesil mühendislik eğitimi üzerine kafa yormaktadır. Aslında bu ikinci uğraşısındaki başarı derecesi Almanya’nın geleceği belirleyecektir. Mühendislik eğitim-öğretiminde lider üniversiteler olarak nam salmış -Münih, Aachen, Karlsruhe Teknik Üniversiteleri gibi – kurumlar şimdilerde mühendislik eğitim transformasyonu gerçekleştirmek için yeni müfredat oluşturma gayretindeler.

Türkiye’de Öğretim

Türkiye’de meslek eğitimi ve üniversite eğitimi konusunda eleştiriler tartışmalarının varlığından haberdar olmakla birlikte önümüzde önemli bir fırsatın olduğunun altını çizmek isterim. Şayet çağı yakalamak istiyorsak, ilk işimiz üniversitelerin müfredatını gözden geçirmek ve çağa uygun hale dönüştürmek olmalıdır. Türkiye’nin önemli üniversitelerinde hala geçmiş dönem metot ve derslerin ağırlıklı olarak öğretildiği ve dahası üniversitelerden mezun gençlerin başta yetiştirilmelerinden kaynaklı olarak özel sektörde hemen iş bulamadıkları bir gerçek. Zamanla üniversitedeki eğitim ile iş dünyası gerçekliği arasındaki makas açılmaktadır. Ayrıca üniversitelerin sadece iş dünyasının bugünkü talepleri ile değil ülkenin geleceğini inşa edecek yeni dönem nesilleri yetiştirmek gibi bir görevlerinin olduğunu tekrar belirtmeye sanırım gerek yoktur.

Yeni bir müfredat oluşuna dek acilen üniversitelerin teknik bölümlerinde okuyan öğrencileri algoritma, program yazıcılığı gibi kurslardan geçirmeden mezun etmemek gerekiyor. Hatta geçmişe yönelik olarak eski mezunları da kapsayacak kurslar tüm ülke çapında yapılmalıdır. Yoksa yine elimizde birçok üniversite mezunu olacak ve istihdam imkanı olmayacaktır.

Firma Ürün Arama Motoru

ÜCRETSİZ OLARAK FİRMANI HEMEN EKLE

Sektör Rehberi

Üye Firma Giriş